Gençlerimizin Eğitimine, İstihdamına

Gençlerimizin Eğitimine, İstihdamına
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.

“Gençlerimizin Eğitimine, İstihdamına ve geleceğine desteğimizi artırarak sürdüreceğiz”


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Gençleri şahsi ikballerine alet etmeye çalışanlara inat, biz gençlerimizin eğitimine, istihdamına ve geleceğine desteğimizi artırarak sürdüreceğiz. Gençlerimizi ne marjinal yapıların ne terör örgütlerinin ne de kariyerist siyasetçilerin ihtiraslarına terk etmeyeceğiz” dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.

Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Aziz milletim, değerli basın mensupları; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.

MANİSA AKHİSAR’DA MEYDANA GELEN TRAFİK KAZASI

Sözlerimin hemen başında dün Manisa Akhisar’da meydana gelen elim trafik kazasında hayatını kaybeden 11 vatandaşımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. Yaralanan 26 vatandaşımızdan 13’ü taburcu edilmiş, 2’si yoğun bakımda olmak üzere 13 kardeşimizin tedavisi hâlen devam ediyor. Kendilerine acil şifalar diliyor, Rabbim milletimize böylesi acıları bir daha yaşatmasın diyorum.

Aziz vatandaşlarım; Kabinemizin 73. toplantısını az önce tamamlamış bulunuyoruz. Bugünkü Kabine Toplantımızda ülkemizin ve milletimizin gündeminde yer alan önemli konuları istişare ettik. Bölgemizde yaşanan ve bizleri de etkileyen gelişmeler hakkında kapsamlı değerlendirmeler yaptık. Çalışma hayatı, sosyal politikalar ve son günlerde ülke gündemini meşgul eden fon meselesiyle ilgili güncel durum kabinemizin ana konularıydı. Kabinemizde alınan kararlara geçmeden önce son iki haftada milletimize hizmet yolunda neler yaptığımızı şöyle kısaca bir hatırlatmak istiyorum.

Değerli kardeşlerim; 1 Ekim’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’mizin 28. Dönem 5. Yasama Yılı’nın açılışına katılarak Genel Kurula hitap ettik. Yeni yasama yılının ülkemiz, milletimiz, demokrasimiz ve siyasi partilerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Meclisimizin çatısı altında yürütülecek yasama faaliyetlerinin ilk gün şahit olduğumuz çiğliklere tevessül edilmeden demokratik bir olgunluk içinde sürdürülmesini ümit ediyorum.

“TEKNOFEST GÜNEYDOĞU’DA GENÇLERİMİZİN HEYECANINA ORTAK OLDUK”

3 Ekim’de Şanlıurfalı kardeşlerimizin misafiriydik. Hem bu yıl rekor bir katılımla düzenlenen TEKNOFEST Güneydoğu’da gençlerimizin heyecanına ortak olduk, hem de yapımı tamamlanan Şanlıurfa Şehir Hastanemizin açılışını gerçekleştirdik. Orada bir kere daha gördük ki Türkiye’nin istikbali düşünen, araştıran, üreten, kendi teknolojisini geliştiren gençlerimizin ellerinde yükseliyor. Ödül alan ve dereceye giren gençlerimizi tebrik ediyor, bu büyük teknoloji şöleninin Şanlıurfa’da başarıyla tertiplenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Aynı gün 39 milyar lira yatırım değerine sahip Şanlıurfa Şehir Hastanesi ile bağlantı yollarını hizmete açtık. 500 bin metrekare kapalı alanı, 2 bin yatak kapasitesi, 451 poliklinik odası, 6 ameliyathanesi ve diğer birimleriyle Şanlıurfalılara birinci sınıf sağlık hizmeti sunacak modern bir sağlık tesisini şehrimize kazandırmış olduk. Şanlıurfa Şehir Hastanemizin ve diğer yatırımlarımızın da hayırlı olmasını diliyor, bütün kurumlarımıza tebriklerimi iletiyorum.

“UZAYDA DAHA GÜÇLÜ BİR VARLIK GÖSTERMEK İÇİN YOĞUN ÇABA SARF EDİYORUZ”

Aziz milletim; 7 Ekim’de Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yaptığı 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nin açılışına iştirak ettik. Antalya’mızda düzenlenen kongrede 111 ülkeden alanında uzman isimlerle bir araya geldik. Türkiye olarak uzayda daha güçlü bir varlık göstermek, kendi teknolojimizi geliştirmek için yoğun çaba sarf ediyoruz. Ay Araştırma Programı kapsamında geliştirdiğimiz aracın üretim, montaj ve entegrasyon aşamaları tamamlandı. 3,5 ton ağırlığındaki ve yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranına sahip aracımızın sistem seviyesi çevresel testleri devam ediyor.

6 Ekim’de 2026-2027 akademik yılının açılışını Külliyemizde düzenlenen törenle gerçekleştirdik. Aynı programda Yükseköğretim Kurulu 2026 Üstün Başarı Ödüllerini sahiplerine takdim ettik. Yeni akademik yılın öğrencilerimiz, akademisyenlerimiz ve yükseköğretim camiamız için hayırlı olmasını diliyor, ödül alan isimleri tebrik ediyorum.

“HUKUKUN DIŞINA ÇIKAN HİÇ KİMSE DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE RAHAT VE HUZURLU OLMAMALIDIR”

9 Ekim’de İstanbul’da adaletin zirvesi, insanlık için ortak sorumluluk temasıyla düzenlenen Uluslararası Adalet Zirvesi’ne katıldık. Şurası bir gerçek ki, bugün suç coğrafyası artık tek bir ülkenin hudutlarıyla sınırlı olmaktan çıkmıştır. İster adil suçlu ister belediye vurguncusu ister uyuşturucu tüccarı, isterse terör örgütü mensubu olsun, hukukun dışına çıkan hiç kimse dünyanın hiçbir yerinde rahat ve huzurlu olmamalıdır. Devletimizin nefesi adaletten kaçacakların veya kendilerini böyle zannedenlerin ensesindedir. Bu kapsamda 2026’nın ilk 9 ayında 294 kişinin ülkemize iadesini sağladık. Aynı dönemde farklı aramalar çerçevesinde 736 kişiyi ülkemize getirdik. Nerede saklanırsa saklansınlar, milletin malına ve canına kastedenlerin tepesine binmeye devam edeceğiz.

Cuma günü Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı’mızın Çerkezköy-Kapıkule kesiminin açılışını yapmak üzere Babaeski’deydik. Toplam 229 kilometre uzunluğundaki hızlı tren hattımızın en uzun etabı olan 153 kilometrelik Çerkezköy-Kapıkule kesimini tamamladık. Projenin tüm etapları tamamlandığında Halkalı-Kapıkule arası seyahat süresi 4 saatten 30 dakikaya inecek. Yük taşıma süresi ise 8,5 saatten 3,5 saate düşecek. Yıllık yolcu kapasitemiz 600 binden 3 milyona, yük kapasitemiz ise 1,5 milyon tondan 9,5 milyon tona yükselecek. Emeği geçenleri tebrik ediyor, açılışını yaptığımız Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Çerkezköy-Kapıkule kesiminin hayırlı olmasını diliyorum.

10 Ekim’de ise bu sene kuruluşunun 75. yılını kutlayan İlim Yayma Cemiyetimizin güzide mensuplarıyla bir araya geldik. Üç çeyrek asırdır eğitim ve sivil toplum alanlarında ülkemize önemli katkılar sunan cemiyetimizin çalışmalarını takdirle karşılıyoruz. Köklerine bağlı, değerlerini bilen, çağın bilgisini kuşanan ve ülkesine karşı sorumluluk taşıyan gençler yetiştirmek büyük bir emek ve fedakârlık işidir. İlim Yayma ailesini bu samimi gayretlerinden ötürü yürekten tebrik ediyor, çalışmalarında Rabbimden muvaffakiyetler niyaz ediyorum.

“İSTANBUL’DA DEPREM GERÇEĞİNİ GÜNLÜK SİYASİ ÇEKİŞMELERE KURBAN ETMEK İSTANBUL’A İHANET ETMEK OLUR”

Aziz milletim; 4 gün önce İstanbul Maltepe’de çöken binada 5 vatandaşımız hayatını kaybetti. Vefat eden kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, ailelerine sabır, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Maltepe’de yaşanan bu acı olay, İstanbul’un kentsel dönüşüm meselesinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha göstermiştir. İstanbul’da deprem gerçeğini ertelemek, görmezden gelmek veya günlük siyasi çekişmelere kurban etmek İstanbul’a ihanet etmek olur. Şunu bir defa açık açık söylemek durumundayım: Biz her kentsel dönüşüm dediğimizde birilerinin çıkıp rantsal dönüşüm diyerek feveran etmesinden artık bıktık, usandık. Kimsenin ideolojik ezberleri dolayısıyla insanımızın hayatıyla oynamaya hakkı yoktur ve olamaz.

“KENTSEL DÖNÜŞÜM SEFERBERLİĞİMİZİ HIZLANDIRMAKTA KARARLIYIZ”

Bakıyorsunuz, kendileri villalarda, lüks ve güvenli sitelerde yaşıyor ama söz konusu İstanbul’un yapı stokunun yenilenmesi olunca en fazla bunlar bağırıyor, en çok bunların sesi çıkıyor, en fazla gürültüyü bunlar yapıyor. Bu riyakarlığa artık dur demenin vakti gelmiştir. Hükûmet olarak mahalli idareler seviyesinde sergilenen umursamazlığa rağmen kentsel dönüşüm seferberliğimizi hızlandırmakta kararlıyız.

Fatih’in emaneti İstanbul’umuzu bu kentsel dönüşüm seferberliğinin adeta başkenti olarak görüyoruz. Türkiye’de her iki kentsel dönüşümden birini İstanbul’da yaptık. 2012 yılından beri İstanbul’da 1 milyon 298 bin bağımsız bölümü dönüşüm kapsamına aldık. 1 milyon 7 bin bağımsız bölümün dönüşümünü tamamladık. 291 bin bağımsız bölümün dönüşümü ise hâlen devam ediyor. 5 milyona yakın vatandaşımızı güvenli yuvalarına kavuşturduk. Vatandaşımızı kentsel dönüşüme teşvik etmek için de her adımı attık. İstanbul’umuza özel yarısı bizden kampanyamızı başlattık. Yarısı bizden ile bugüne kadar 544.564 bağımsız bölümü dönüşüm kapsamına aldık. Daha fazla vatandaşımız bu imkândan yararlanabilsin diye kampanyanın süresini 31 Aralık 2027’ye kadar uzattık. Mevcut destek programımızda her bir konut için 875 bin lira hibe, 875 bin lira kredi ve 125 bin lira taşınma desteği sağlıyoruz. İşyeri sahiplerimize 437 bin 500 lira hibe, 437 bin 500 lira kredi ve 125 bin lira taşınma desteği veriyoruz. Yani insanımızı çatısı altında gönül huzuruyla oturacağı güvenli konutlara kavuşturmak için devlet olarak üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz.

“KENTSEL DÖNÜŞÜM KONUSUNDA ATILACAK ADIMLARI ERTELEMEYİN”

Buradan İstanbul’daki kardeşlerime bir kez daha sesleniyorum. Lütfen kentsel dönüşüm konusunda atılacak adımları ertelemeyin. Komşularınızla uzlaşmak, gerekli işlemleri başlatmak, güvenli bir yuvaya kavuşmak için bugünden harekete geçin.

Şunun da altını çizmek istiyorum: Hükûmetimiz tüm imkânlarıyla İstanbul’un dönüşümü için gövdesini taşın altına koymuşken siyasi parti ayırt etmeksizin tüm belediyelerimizden de aynı anlayışı, aynı çabayı, aynı hassasiyeti göstermelerini bekliyoruz. Şehrini, ilçesini gerçekten seven sorumluluk sahibi belediye başkanlarını kentsel dönüşüm projelerine ağırlık vermeye çağırıyorum.

“TÜRKİYE HUKUK VE İNSANLIK DIŞI SALDIRILAR KARŞISINDA SUUDİ ARABİSTAN’IN VE SUUDİ KARDEŞLERİNİN YANINDADIR”

Kıymetli vatandaşlarım; bölgemizdeki çatışma alanlarına maalesef her gün yenileri ekleniyor. Lübnan’dan Yemen’e ve İran’a uzanan hatta gerilim tırmanmakta, özellikle vekil güçler aracılığıyla farklı hesaplar görüşülmeye çalışılmaktadır. Türkiye bir süredir etrafını çevreleyen kriz kuşağına rağmen istikrar adası, güven ve huzur adası konumunu her geçen gün perçinlemektedir. Bölgesel sahiplenme anlayışıyla anlaşmazlıkların harp sahasında değil, müzakere masasında diyalog ve diplomasiyle çözümünü savunuyoruz. Egemenliğe ve toprak bütünlüğüne karşılıklı saygı temel ilkemizdir. Bize göre bölünme ve parçalanma sadece bölgemizi kan gölüne çevirmek isteyen şer odaklarının çıkarlarına hizmet edecektir. Bu minvalde Husiler tarafından 10 Ekim’de Riyad Kral Halit Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan ve 12 kişinin hayatını kaybettiği, 309 kişinin yaralandığı saldırıları en güçlü biçimde lanetliyoruz. Aralarında umre ziyareti yapanların da olduğu vefat eden kardeşlerimize yüce Allah’tan rahmet, yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz. Türkiye hukuk ve insanlık dışı saldırılar karşısında Suudi Arabistan’ın ve Suudi kardeşlerinin yanındadır.

Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum: Pakistan ve Suudi Arabistan’la birlikte 7 Ağustos’ta imzaladığımız ortak savunma anlaşmasının kurumsal altyapısını oluşturma çalışmalarımız devam ediyor. Savunma iş birliğimizi iki temel kulvarda ilerletiyoruz. İlk olarak kolektif savunma ve bölgesel iş birliği hedefleri doğrultusunda çalışıyoruz. İkinci olarak bu iş birliğinin kalıcı ve işleyen bir kurumsal yapıya kavuşması için gerekli adımları atıyoruz.

“BÖLGEMİZİN TAMAMINDAN BARIŞIN VE İSTİKRARIN HÂKİM OLMASINI İSTİYORUZ”

Bilinmesini isterim ki NATO’da olduğu gibi ortak savunma anlaşması kapsamındaki faaliyetler de ulusal mevzuatımız temelinde yürütülecektir. Türkiye’yi farklı bir yerde resmetmeye çalışan ve kime hizmet ettiği aşikâr olan söylemlerin hiçbir geçerliliği yoktur. Anlaşmanın iç onay işlemlerinin tamamlanması için, önümüzdeki günlerde Gazi Meclisimize sevkine yönelik çalışmalarımız sürüyor. Türkiye’nin duruşu, hassasiyetleri ve savunduğu ilkeler bellidir. Biz hadiselere etnik ve mezhebi bir mercekten asla bakmıyoruz. Biz bölgemizin tamamından barışın ve istikrarın hâkim olmasını istiyoruz. Bundan sonra da bölgesel sahiplenme temelinde barışı savunmaya, barış için gayret göstermeye devam edeceğiz.

“İŞKUR GENÇLİK PROGRAMI, 2026-2027 DÖNEMİ KONTENJANINI 150 BİNE YÜKSELTİYORUZ”

Değerli arkadaşlar; bugün kabinemizde ele aldığımız konulardan biri de geçtiğimiz yıl hayata geçirdiğimiz İŞKUR Gençlik Programı’ydı. Gençlerimizin eğitimlerini sürdürürken, çalışma hayatını tanımalarına, tecrübe kazanıp, geleceğe daha iyi hazırlanmasına büyük önem veriyoruz. Bu amaçla başlattığımız İŞKUR Gençlik Programı’na gençlerimiz de çok yoğun ilgi gösteriyor. Bugüne kadar programdan istifade eden genç sayısı 220 bine yaklaştı. Bu genç arkadaşlarımız hem deneyim sahibi oldular hem de belli miktarda gelir elde ettiler. Biz de gençlerimizin bu ilgisini karşılıksız bırakmıyoruz. Şimdi yeni bir adım daha atıyoruz. 2026-2027 dönemi kontenjanını 150 bine yükseltiyoruz. Program kapsamında gençlerimize günlük 1.375 lira ödeme yapılacak. Ayda 14 gün katılan öğrencilerimiz ise 19 bin 250 liraya kadar destek alabilecek. Ayrıca gençlerimizin sigorta primlerini devletimiz karşılayacak.

İlaveten belirli şartlarda 1.250 liralık promosyon ve çeşitli harcamalarda özel indirim imkânları sunulacak. Gençliğin Üretim Çağı, yani GÜÇ hamlemizle 3 yılda 3 milyon gencimize ulaşmayı hedefliyoruz. İŞKUR Gençlik Programı’nda ise 2028 yılı sonuna kadar 1 milyon üniversite öğrencimizin yararlanmasını amaçlıyoruz. Gençleri şahsi ikballerine alet etmeye çalışanlara inat, biz gençlerimizin eğitimine, istihdamına ve geleceğine desteğimizi artırarak sürdüreceğiz. Gençlerimizi ne marjinal yapıların ne terör örgütlerinin ne de kariyerist siyasetçilerin ihtiraslarına terk etmeyeceğiz. Bu güzel haberimizin bütün gençlerimize, ailelerine ve üniversitelerimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.

“FON MESELESİNİN SÜRATLE ÇÖZÜLMESİ AMACIYLA YOĞUN BİR GAYRET İÇİNDEYİZ”

Aziz milletim; son olarak fon meselesinin süratle çözülmesi amacıyla yoğun bir gayret içindeyiz. Önceki kabine toplantımızdan bu yana Devlet Denetleme Kurulumuzun görevlendirilmesinden Fon Koordinasyon Kurulumuzun teşkiline, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bilgilendirilmesinden kanuni düzenleme gerektiren hususlarda yasa teklifinin Meclisimizin takdirine sunulmasına, Katılımevim, Birevim ve İktisat Katılım Bankası’nın Emlak Katılım’a katılıma devrinin başlamasından merkezi kayıt kuruluşu işlemleri tamamlanan fonların ödemelerinin başlamasına kadar pek çok müspet adım atıldı. Meselenin yargı tarafında soruşturmalar titizlikle ve derinleştirilerek devam ediyor. Fon şirketlerinin yönetim kurulu üyelerinin de içinde bulunduğu 282 kişi hakkında hukuki işlem yapıldı. Bunlardan 84’ü tutuklanırken 27 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkartıldı. 99 kişi hakkında da adli kontrol tedbiri uygulandı. Kanun teklifinin meclisimizden geçmesiyle birlikte Ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar ana para ödemelerine başlanacak. Olağan ve olağanüstü tasfiyelerin Ekim ayı içinde yapılmasını müteakip, yatırımcıların kayda değer bir bölümü ara ödemelerini almış olacak. Fon Koordinasyon Kurulumuz kamuoyumuzu detaylı ve düzenli bir şekilde bilgilendirecek.

“MİLLETİMİZİN HAK VE HUKUKUNUN KORUNMASI BİZİM KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR”

Değerli arkadaşlar; bizim şu anda birinci önceliğimiz siyasette tek sermayesi polemik olanlara laf yetiştirmek değil, kamu kaynakları kullanılmadan bu sürecin şeffaf, adil, hızlı biçimde yönetilmesidir. Bir kere daha şunu herkesin bilmesini, herkesin anlamasını isterim: Milletimizin hak ve hukukunun korunması bizim kırmızı çizgimizdir. Fahiş getirilen elde etmiş, spekülasyon ve manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağlamış her kim varsa bunun bedelini mutlaka ödeyecektir. Başkaları soygunculara, milletin malına el uzatanlara, harama tevessül edenlere sırf siyasi parti aidiyetleri sebebiyle sahip çıkabilir, onlara kol kanat gerebilir, onlar için şehir şehir gezip miting düzenleyebilir. Biz onlara benzemeyiz. Bizim ne siyaset tarzımızda ne de devlet yönetim anlayışımızda asla böyle bir durum olamaz.

Hukukun meşru sınırları dışına çıkan kim olursa olsun hesabını sorarız ve soruyoruz. Yine bu dönemde ülkemizi benzer bir sıkıntıyla karşı karşıya bırakmamak için gereken ne ise hayata geçirmekte kararlıyız. Ek düzenlemelerle sermaye piyasalarımızın bünyesini bu tür mikroplara karşı güçlendirecek, işleyişini inşallah çok daha sağlıklı hâle getireceğiz. Elbette bu adımları atarken boğazlarına kadar çamura batmış olanların tamamen çamur at izi kalsın mantığıyla, tamamen nefret siyasetiyle kadrolarımıza karşı, kabine üyelerimize karşı haysiyet cellatlığı yapmasına da müsaade etmeyeceğiz.

“ELEŞTİRİ HAKKI, YALAN VE ÇARPITMAYLA MUHATABINI KARALAMA HAKKI DEĞİLDİR”

Bakın Türkiye’de şahsım dahil hiç kimse eleştirilemez değildir. Ama hiç kimsenin unvanı, mesleği, konumu ona FETÖ yöntemleriyle bir başkasına karşı itibar suikastı düzenleme hakkı vermez. Eleştiri hakkı, yalan ve çarpıtmayla muhatabını karalama hakkı değildir. Aynı şekilde ifade özgürlüğü önüne gelene iftira atma serbestisi değildir. Kamu adına hesap sorduğunu iddia eden herkes görevini sorumluluk bilinciyle yapmalı, insanların onuruyla, haysiyetiyle oynamamalıdır.

Bu düşüncelerle kabine toplantımızda aldığımız kararların tüm Türkiye için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi daim eylesin diyor, tekrar görüşünceye kadar hepinizi Allah’a emanet ediyorum. Kalın sağlıcakla.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.