ABD – İran Savaşı Kapıda mı?
ABD – İran Savaşı Kapıda mı?
Dünya yeniden bir büyük gerilimin eşiğinde. ABD ile İran arasındaki tansiyon her geçen gün yükseliyor. Orta Doğu’da taşlar yerinden oynarken, asıl sorulması gereken soru şu: Türkiye bu tabloda nerede duruyor?
Bugün dünya genelinde 31 ülkede aktif olarak çalışan 416 nükleer reaktör var. 15 ülkede ise 62 reaktörün inşası sürüyor.
Nükleer enerji artık bir tercih değil; enerji bağımsızlığının ve stratejik gücün temel unsuru haline gelmiş durumda.
Dünyada yalnızca elektrik üretimi amacıyla kurulan ilk tam ölçekli nükleer santral, 18 Aralık 1957’de ABD’nin Pensilvanya eyaletinde devreye giren Shippingport Atom Enerjisi Santrali oldu. O günden bugüne nükleer teknoloji, devletlerin güç göstergelerinden biri haline geldi.
Bugün ABD’de yaklaşık 90’ın üzerinde aktif reaktör bulunuyor. Japonya’da 30’dan fazla, Avrupa’da ise Fransa’dan Finlandiya’ya kadar birçok ülke 1960’lardan itibaren nükleer enerji yatırımlarını tamamladı.
Türkiye’nin İlk Nükleer Adımı: Akkuyu
Türkiye’de ise Mersin’de, Rusya iş birliğiyle inşa edilen Akkuyu Nükleer Güç Santrali devam ediyor. Tamamlandığında ülkemizin ilk nükleer santrali olacak. 1957 de ABD Türkiye de 2026 ilk santral Bismillah 1 diyoruz.
Bir dönem bu projeye karşı çıkanları hatırlayalım. Bir ağaç kesildi diyerek Türkiye yakıp yıkanlar ne diyordu ? “3. Köprü yapılmasın”, “İstanbul Havalimanı yapılmasın”, “Nükleer santral durdurulsun” diyen batının sözcüleri vardı. ikide bir Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Gezi Parkı eylemcilerini serbest bırakın diyor ya !
Bugün geriye dönüp baktığımızda şu soruyu sormak zorundayız:
Türkiye’nin stratejik yatırımlarına neden sistematik şekilde karşı çıkıldı? Altın çıkaranlara hayır, enerji santralına hayır , Savunma Sanayine hayır, Balıklar rahatsız oluyor !..
İran 1975’te Başladı, Biz Neden Geciktik?
Müjdeyi vereyim : Selçuk Bayraktar 4 adet Nükleer Santral yapacağım diyor yapar ben inanıyorum.
İran, 1975 yılında nükleer enerji çalışmalarına başladı. Almanya ile başlayan süreç, daha sonra Rusya’nın desteğiyle tamamlandı. Bugün İran’ın aktif nükleer enerji tesisi olan Buşehr Nükleer Enerji Santrali Basra Körfezi kıyısında faaliyet gösteriyor.
Biz ise 2020’li yıllarda ilk santralimizi devreye almaya hazırlanıyorduk ama kışkırtıcılar inşaatı engelleyerek 2026 geldiğimizde halen bitiremedik bu sene bir umut inşallah.
Eğer bu ülkenin kaynakları son 150 yıldır doğru ve kararlı bir şekilde yönetilmiş olsaydı, bugün Türkiye çok daha farklı bir noktada olurdu.
Savunma Sanayii: Yeniden Diriliş
Savunma sanayii bir ülkenin bağımsızlık sigortasıdır.
Bir zamanlar kendi uçağını yapan ama sonra engellenen bir Türkiye vardı. yerli uçağını, füzesini, otomobilini yapan Türkiye 'nin başına sarılan çoraplar saymakla bitmez.
Vecihi Hürkuş
Nuri Demirağ
Nuri Killigil
Necmettin Erbakan
Özdemir Bayraktar
Bu isimler, yerli ve milli sanayinin öncüleri olarak tarihe geçti. Çoğu engellendi, yalnız bırakıldı, sistem dışına itildi. Ama bugün savunma sanayiinde atılan adımlar, o yarım kalmış hayallerin yeniden dirilişidir. Bu arada Aselsan mühendislerini ilk cep telefonu yapanları da unutmadık.
Türkiye artık savunma alanında kendi İHA’sını, SİHA’sını, gemisini, füzesini üretebilen bir ülke konumunda. Bu, sıradan bir gelişme değil; jeopolitik bir kırılmadır.
Meselenin Özü
Bazı sloganlar vardır. “Tayyip gitsin” demek kolaydır. Tayyip giderse Türkiye eski günlerine döner umudu var.. Çocukları köpek gibi havlatanlar " Allah " denmesinden rahatsız oldukları gibi.
Ama asıl soru şudur:
Bu söylem kimin çıkarına hizmet ediyor?
Bir söz vardır:
“Ben avcının söylediğine değil, çantasına bakarım.”
Türkiye enerji bağımsızlığını sağlamak, savunma sanayiinde tam bağımsız olmak ve küresel güç dengelerinde söz sahibi olmak istiyorsa:
Nükleer santral sayısını artırmalı,
Enerjide dışa bağımlılığı azaltmalı,
Savunma sanayiinde yüzde yüz yerli üretim hedefine yürümelidir.
Güçlü devlet; güçlü enerji, güçlü ekonomi ve güçlü savunma ile olur.
Şehidimize Rahmet
Balıkesir 9. Ana Jet Üs Komutanlığı’nda düşen F-16 uçağımız ve şehit olan pilotumuz için Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânı cennet olsun. Bu topraklar, bedel ödenerek korunuyor.
Son Söz
Türkiye İran olmak istemiyorsa; enerji ve savunma alanında kararlı olmak zorundadır. ABD , batıyı da yanına alarak İran vuracak gibi yığına yapıyor Savaş kapıda , bu savaştan en çok zararı Türkiye görür gibi geliyor bana !
Bağımsızlık lafla değil, üretimle ve teknolojiyle kazanılır. iHA ve SİHA yerli üretim uçağın , hava savunma sistemin yoksa bağımsız olamazsın, uçaklara sapan taşımı atacaksın ?
Gençlerimizi sloganlarla değil, bilimle ve teknolojiyle büyütmeliyiz.
Bu ülkenin çocukları başkalarının ajandasıyla değil, kendi milli hedefleriyle yürümelidir. Beyin göçü tersine dönmeli ilim adamları Türkiye dönmelidir.
Savunma Sanayiinde Güçlü Türkiye.
Yerli ve Milli Türkiye. diyorum dua edelim ABD İran işgale kalkmasın en büyük göç dalgası bize gelir dostlar.
Hayırlı Ramazanlar diliyorum.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.