Yaşadıklarımıza afet diyebilir miyiz? « Kahramanmaraş Gazetesi

SON DAKİKA

Yaşadıklarımıza afet diyebilir miyiz?

Bu haber 15 Eylül 2020 - 10:23 'de eklendi ve 207 kez görüntülendi.

Son aylarda Dünyanın her köşesinde olduğu gibi ülkemizde de alışık olmadığımız ‘Doğal Afetler’ yaşanıyor. Yaşanılan bu akıl almaz olayların sebebi ise kimilerine göre ‘kıyametin yaklaşması’ kimilerine göre ise ‘doğanın intikam alması’ olarak yorumlanıyor.

Dünya’yı bilmem ama ülkemiz için yaşanılan bu üzücü olayların sayısının artarak devam edeceğini söyleyebilirim. Çünkü yaşanan bu olaylardan ders çıkartan yok. Bu üzücü olaylara karşı tedbir alan bir yetkili de maalesef yok. Hal böyle olunca maalesef canlar ve mallar telef olmaya devam edecek.

Uzunca bir süredir Konya da yaşanan ‘obruk’ vakaları, Ağustos ayının son haftası Giresun da yaşanan ‘sel’ felaketi, Geçen hafta Ankara da yaşanan ‘kum fırtınası’ yaşanılan felaketlerin sadece bir kaçı:

Giresun’da Sel

Giresun’a ‘1 aylık yağışın bir buçuk katı kadar yağış 1 günde düşmüş’ yaşanılan felaketin sebebi güya buymuş! Nehre dönen Dereli ilçesinde araçlar, sel sularına kapılarak sürüklenmiş. 17 bina yıkılmış, 361 bina hasar görmüş. Tirebolu-Doğankent yolunda, menfez bile çökmüş. Yaşamını yitirenlerin sayısı, 10’u bulmuş. Bu felakete neden olanlar bence kabak gibi ortada. Dereli köyünü kısa bir süre içerisinde Dereli ilçesi haline getiren yetkililer kimse, bu afetin müsebbipleri onlar…

Ankara’da Yel

Birkaç gün önce Ankara’nın Polatlı ilçesinde meydana gelen ani kum fırtınası, ilçeyi bir anda cehenneme çevirerek karanlığa bürüyor. Polatlı halkı bu tür bir kum fırtınasını ilk defa yaşadıklarını söylüyorlar. Görüntülere bakıldığında ancak korku filmlerinde görülebilecek türden bir olay yaşandığı anlaşılıyor. Ankara Valisi Vasip Şahin; ‘İlk tespitlere göre havada uçuşan cisimlerden kaynaklı 6 vatandaşımız hafif yaralanmış olup şimdilik başkaca bir can ya da mal kaybımız yok’ diyor. Bizlerde seviniyoruz.

Konya’da Obruk

Konya’nın Karapınar ilçesinde oluşan ve sayıları 350’yi geçen obruklar her yerde karşınıza çıkabiliyor. Bu obruklara yerleşim yerlerinin yakınında, tarlaların ortasında veya kara yollarının yakınlarında rastlayabiliyorsunuz. Bu sebeple gün geçtikçe bölge halkının daha çok endişelendiği biliniyor. Konya Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Prof. Dr. Fetullah Arık, ‘2000’li yıllardan sonra obruk oluşumu hız kazandı şu an sayıları 350’yi geçmiş durumda. Yer altı su kullanımının artması ve su seviyesinin düşmesine bağlı olarak obruk oluşumları arttı. Yer altı suyu kullanımı kontrol edilmeli’ diye bas bas bağırıyor. Maalesef bu sesi de duyan yok.

Ne tür felaket yaşarsak yaşayalım bir türlü aklımız başımıza gelmiyor. Yaşanan felaketler birkaç gün gündemde kaldıktan sonra unutulup gidiyor. Yaşanan depremler, sel felaketleri, orman yangınları, trafik kazaları ve kuraklıkların bir türlü son gelmiyor.

Bu tür felaketlerin kış mevsiminde daha fazla yaşandığını biliyoruz. Kış mevsimi ise hızla yaklaşıyor. Yağmur/yaş başlamadan Sayın belediye başkanları şehirlerindeki altyapıları gözden geçirmeli, tıkanan logarları temizletmeliler bence. Aksi halde yaklaşan kış mevsimi için gereği gibi hazırlık yapılmayan yerleşim yerlerinde akıllara durgunluk veren nice felaketler yaşanacaktır. Nice canlar yok olurken nice mal kayıpları konuşulmaya devam edilecektir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak dünyanın her köşesinde var olma mücadelesi verdiğimiz bu günlerde içerideki yetkililer hiç olsun gerekli tedbirleri alarak yaşanabilecek acıları en aza indirmeye çalışmalılar. Bence isterlerse bunu yapabilirler…

 

 

 

M.Fatih Erdoğan
M.Fatih Erdoğanerdogan@kahramanmarasgazetesi.com.tr