ÜRETMEDEN, TÜKETENLER « Kahramanmaraş Gazetesi

", "url" : "https://kahramanmarasgazetesi.com.tr/uretmeden-tuketenler/", "publisher" : { "@type" : "Organization", "name" : "Kahramanmaraş Gazetesi", "logo": { "@type": "ImageObject", "name": "Kahramanmaraş Gazetesi", "width": "150", "height": "52", "url": "http://kahramanmarasgazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2018/09/logo.jpg" } } }
SON DAKİKA

ÜRETMEDEN, TÜKETENLER

Bu haber 21 Haziran 2018 - 15:51 'de eklendi ve 444 kez görüntülendi.

Bayramdan önce küçük bir uyarı yazmıştım, millet olarak tüketim çılgınlığından vazgeçmemiz konusunda. Neden mi? Hemen cevap vereyim.

Bir kişi, aile veya toplum üretmeden tüketirse bir süre sonra bütçesi açık verir.

Kur’an da bu konuda çok kısa ama harika bir ayet var. “ Bir kimse enaz ürettiği kadar tüketmeli!” İsraf etmeyin, büs bütün cimri de olmayın!

Şimdi , herkes otursun, kendisinin, çocuklarının, eşinin ne kadar  gereksiz  harcama yaptıklarını . Bir yandan israf haram diyeceksin, diğer yandan ha bire tüketeceksin.  Allah’tan korkmak gerek. İktisat diye bir şey var değil mi?

Bakın ekonomist değilim ama iyi kötü ekonomiden anlarım. Bir insan ve aile yorganını ayağına göre uzatmıyorsa sıkıntı üstüne sıkıntı yaşayacaktır.

Bırakın devlet işlerini, kendimize bakalım. Kaçımız ayağımızı yorganımıza göre uzatıyoruz? Hele hela şu bankalardan kullanılan krediler, insanın tüylerini ürpertiyor!

 

ÖZ KAYNAKLARA YÖNELMELİYİZ

Bayram alış verişine karşı değiliz, kazanıp kimsenin cebine de koymadık ancak gereksiz her harcama kaybedilen öz kaynak demektir.

Bayramda hiç mi harcama yapılmaz? Elbette yapılır ancak herşeyin bir hakkı ve hukuku vardır. Yememize, içmemize, gezmemize dikkat etmek durumundayız.

Bir defa harcamalarda önce öz kaynağa yönelmemiz gerekiyor. Mesele ülke olarak kendi yer altı ve yerüstü kaynaklarımızı değerlendirmeliyiz.

Hatırlıyorum da Ticaret Lisesine giderken, öğretmenlerimiz kendi tarımsal ihtiyacımızı karşılayan yedi ülkeden biri olduğumuzu söylerlerdi. Hatta buğday başta olmak üzere kimi tarım ürünlerini da ihracaata gönderdiğimizi anlatılmıştı.  Ne oldu da, tarım ürünleri ithal eder olduk?

Güzel gelişmeler de yok değil.  Birkaç gün önceydi, bor madenini artık ülke olarak kendimizin işleyeceğini öğrendiğimde mutlu oldum, artık petrol araması yapıyoruz, keza doğal gaz taşımacılığında bir atılım yaptık yine kendi silah sanayimizi kurmaya başladık, rüzgar enerjisi başta olmak üzere, yeterli enerji kaynağı arayışındayız v.s . Bunlar güzel!

Bir başka konu,  köylü ve çiftçi kardeşlerimiz üretmez oldular. Şehirde yaşayanlar gibi yaşamaya başladılar. Hani köylü şehirlinin efendisi idi. Efendilik üretmekle olur.

Diyeceğim şu ki, millet olarak da, fert olarak da çok çalışıp, araştırıp, üretmeden başarıyı yani gücü elde edemeyiz. Güç süz olduğunuzda da düşmanlar saldırır size, hatta dost bildikleriniz paranızla uçak vermezler.  Uzatmayalım; “Ya tembellik ve israfa girer esir olursunuz ya da üretim, güçlenip vezir olursunuz o kadar!.

 

TOPLUMSAL ÇAĞRI

Diyanet İşleri Başkanlığı da bu yıl ‘İSRAF OLMASIN” başlıklı bir tema ile tüketim çılgınlığımıza dur dedi.  GELECEĞİMİZİ, NİMETLERİMİZİ, ZAMANIMIZI VE DÜNYAMIZI İSRAF ETMEYELİM çağrısanda bulundu.

Adam emekli olmuş, tavlanın başından kalkmıyor. Kardeşim kalk namaza gidelim. Kur’an okuyalım, ya da dinleyelim.  “ Ben Kur’an bilmem diyor!

Gel sana Kur’an okumada yardımcı olayım, çok değerli imam hatipler var, parasız bu işi yapıyorlar diyorum. “ Bu yaştan sonra öğrenemem” diyor.

“Gel birine iyik yapmak için aracılık yapalım” diyorum yerinden kalkmıyor. Oysa Rabbim ömrümüzü nerede ve nasıl geçirdiğimizi soracak bize! İşte ömrün israfı!

Son söz şu; “Yeryüzünü imar etme maksadıyla Cenab-ı Hak tarafından bizlere verilen ömür, mühim bir nimet ve sermayedir. Çoğu insan en büyük aldanış ve pişmanlığını, en büyük sermayesi ve imkânı olan ömür nimetini ve onunla doğrudan ilintili olan zamanın önemini idrak hususunda yaşamaktadır. Oysaki zaman ve mekânla sınırlı bir varlık olarak insanın en büyük farkındalığı ve en yüksek şuuru, vaktin kıymetini ve ehemmiyetini bilerek yaşamak olmalıdır….”

Daha ne desinler.

Kalın sağlıcakla.

Mehmet Doboğlu
Mehmet Doboğludoboglu@kahramanmarasgazetesi.com.tr