SİZ KENDİNİZİ DÜZELTMEZSENİZ! « Kahramanmaraş Gazetesi

", "url" : "https://kahramanmarasgazetesi.com.tr/siz-kendinizi-duzeltmezseniz/", "publisher" : { "@type" : "Organization", "name" : "Kahramanmaraş Gazetesi", "logo": { "@type": "ImageObject", "name": "Kahramanmaraş Gazetesi", "width": "150", "height": "52", "url": "https://kahramanmarasgazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2018/09/logo.jpg" } } }
SON DAKİKA

SİZ KENDİNİZİ DÜZELTMEZSENİZ!

Bu haber 02 Temmuz 2018 - 15:52 'de eklendi ve 476 kez görüntülendi.

İslam imandır, ibadettir, adalettir özü itibarı ile de güzel ahlaktır, edeptir. Kendini Müslüman gören, ve tanımlayan her insan bu bilinç içerisinde hareket etmeli,haram ve helali bilmeli. Hz. Ali’nin ifadesi ile eline, beline, diline sahip olmalı…
Rüşvet, yolsuzluk, adam kayırma, devlet otoritesini kendi menfaati için kullanarak servet edinme, faiz ve israf yapma gibi yanlışlara yönelme, işi ehline vermeme gibi yanlışlara yönelmemeli. Enazından bunun gayreti içinde olup, yaptıkları hatalardan biran önce dönmesini bilmelidir…
Neden mi? Ya insan ya inandığı gibi yaşamalı ya da olduğu gibi görünmeli, Müslümana takiye yakışmıyor da ondan. Yani samimi olmamız gerekiyor…
Bunun dışında çevresine karşı duyarlı olmalı, vatan sevdası ile yatıp kalkmalı, ait olduğu topluma birşeyler katmalı…
Bunuları şunun için söylüyorum, bu millet asil ve asaletini de inancından ve kadim kültüründen alıyor, bırakalım artık kıble arayışlarına bizimde bir de tek kıblemiz var!
Rabbim milletimizi seviyor, son dönemde küfürle mücadele de bu millete yeniden bir misyon yükleyecek olmalı kı(doğrusunu kendisini bilir) 15 Temmuz’da olduğu gibi bizim elimizden tutuyor. Şu günlerde, dış ve iç temizlik yapılıyor. Yani işte ülkemiz için dertleniyoruz. Dertliler, derman arıyor. Bu bağlamda, dün Hayrettin Karaman köşesinde çok önemli bir yazı kaleme aldı. Der ki özetle, uluçınarı yeniden yeşertmek istiyorsak, herkes kendi hastalığını düzeltmeli. Ancak gördüğüm o ki önemli sayıdaki kişilerde görülen günahlar, ayıplar ve kusurlar yüzünden o güzelim çınarımız hastalandı, yaprakları sararıp dökülmeye, içine de de kurtlar düşmeye başladı…”

NELER YAPILMALI
Yine Yeni Şafak’tan Yusuf Kaplan’da benzer bir değerlendirme yaptığı önceki günkü yazısında benim hap yazdığım eğitim konusuna dikkat çekerek: “ İslâmî duyarlıkları güçlü, dünyayı iyi tanıyan, vizyonu geniş, dertli, çaplı öncü bir kadro kurulmalı; kifâyetsiz, muhteris, kendi çıkarlarını düşünen ruhsuz tipler temizlenmeli. İlke şu: Yol, sefasını sürenlerle değil, cefasını çekenlerle yürünür…”
Değerlerimizi çözen, İslâm’la ilişkisini sıfırlayan ‘’salaş’(derme/çatma)’ bir kuşak yetiştiren, gençlerimizi sığ, ruhsuz Batı kültürünün kölesi haline getirerek mankurtlaştıran eğitim, kültür ve medyada devrim yapılmalı. Her zaman söylediğim gibi, 10 yılda 100 yılın tohumları ekilmeli.
İslâmî ilkelerle yoğrulan, herkese hayat hakkı tanıyan medeniyet iddialarımıza dayalı kısa, orta, uzun vadeli kapsamlı bir gelecek tasavvuru geliştirilmeli ve yol haritası çizilmeli. Genç kuşak hızı ve hazzı kutsayan tüketim kültürünün KÖLEsine dönüşüyor. İslâmî şuuru gelişkin, dünyayı iyi tanıyan, özgüveni yüksek, komplekssiz bir gençlik yetiştirilmeli.

NESLİ İHMAL EDEMEYİZ
Kaplan yazısını şöyle tamamlıyor: “Unutmayalım: Gençlerini ihmal edenler, geleceklerini imha ederler. Pergelin sabit ayağını İSLÂM’a basan, hareketli ayağıyla DÜNYAya açılan, Arapça, İngilizce ve Latince bilen, Kendini HAKİKATE adayan, bu dünyada yaşayan ama bu dünyayı yaşamayacak, çağrısı çağını kuracak, önümüzü açacak, bizi medeniyet yolculuğuna çıkaracak vefakâr, cefakâr ve fedakâr bir öncü kuşak yetiştirilmeli. Tarihi kitle değil, ilim, irfan ve hikmet yolcusu, insan-ı kâmil timsali öncü kuşaklar yapar. Yeni Gazâli, İmam Rabbânî, İbn Arabî, Yunus, Sinan ve Itrî’ler yetiştiremezsek yok oluruz! Acilen çaplı, küre ölçekli en az bir İslam Üniversitesi kurulmalı. Ezher’le, İslamabad’la, Suud’la yarışmalı. Dünya çapında yetenekli isimler yetiştirecek, küre ölçekli, çok dilli bir medeniyet üniversitesi kurulmalı. Hem KUR’ÂN hem de SÜNNET Üniversiteleri kurulmalı; burada dünya çapında çığır açacak çalışmalar yapılmalı. Ayrıca Hıristiyanlık, Yahudilik, Budizm, Hinduizm, Taoizm, Şintoizm enstitüleri açılmalı. Medya, kültür ve sanatta Batı, Doğu, özellikle İslâm dünyasıyla yakın ilişkiler kuracak büyük projeler hayata geçirilmeli. Medyada devrim yapılmalı. TRT silbaştan ‘’yenilenmeli’’! MEB yeniden yapılandırılmalı. Anaokulundan üniversite öğrenimine kadar medeniyet ruhumuza ve dinamiklerimize göre yeniden kurulmalı!
Geleceğimizi kurmalı. Süper zeki çocuklar artık masonik şebekelerin elinden kurtarılmalı! Bu çocuklarla özel olarak ilgilenilmeli….
Belki en önemlisi de, çözücü postmodern kültür, bir sel gibi bütün dünyayı tek tipleştiren sığ bir kültürü ve hayat tarzını bütün dünyaya anında yayıyor. Eğer bu çözücü postmodern kültüre karşı kendi değerlerimizi koruyacak ve kendi medeniyet ilkelerimiz doğrultusunda İslâmî duyarlıkları gelişkin yeni bir kuşak yetiştiremezsek, iki kuşak sonra İslâm bu ülkede azınlıkların dini haline gelebilir”

Mehmet Doboğlu
Mehmet Doboğludoboglu@kahramanmarasgazetesi.com.tr