Görevde Ehliyet ve Takva « Kahramanmaraş Gazetesi

", "url" : "https://kahramanmarasgazetesi.com.tr/gorevde-ehliyet-ve-takva/", "publisher" : { "@type" : "Organization", "name" : "Kahramanmaraş Gazetesi", "logo": { "@type": "ImageObject", "name": "Kahramanmaraş Gazetesi", "width": "150", "height": "52", "url": "http://kahramanmarasgazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2018/09/logo.jpg" } } }
SON DAKİKA

Görevde Ehliyet ve Takva

Bu haber 07 Haziran 2018 - 17:28 'de eklendi ve 522 kez görüntülendi.

GÖREVDE EHLİYET VE TAKVA

Dünkü yazımıza kaldığımız yerden devam edelim. Ömer b. Abdülaziz’in kayınbabası ölünce yerine kuzeni I. Velid halife oldu. I. Velid 706 yılında Ömer’i Medine’ye vali olarak atadı. Keyfî uygulamalarda bulunan diğer valilerin aksine Ömer, şehre gelir gelmez hadis bilen 10 dindar kimseden bir meclis kurdu. Bütün mühim işleri bunlarla görüşüp karara bağladıktan sonra uygulamaya koyuldu.  Efendimiz ve 4 halifenin yolundan yürüyeceğini belli etti. Medine’deki adil idareden haberdar olanlar, özellikle Irak’ın valisi olan Haccac bin Yusuf’un şiddetli ve gayri adil idaresinden hoşnutsuz olanlar, Medine’ye göçe başladılar.

Ömer’in ünü bütün Müslüman Emevi ülkesine yayılmıştır. 717de halife olan amcası oğlu Süleymân bin Abdülmelik vefat edince, Alim Reca b. Hayyan’in desteği sayesinde halife seçilir. Abdülmelik’in oğulları Yezid ve Hişam tarafından buna itiraz edilmişse de halkın teveccühüyle bu iş tamamlanır.

Ömer, kendi adının anıldığı hilafet fermanı okunduğunda  “Vallahi, ben bu işi asla Allah’tan istememiştim.”(Demek ki neymiş, görev istenmez verilirmiş. Nerde…)

Ne var ki salih iradeler, onu böylesine tehlikeli anlar için seçmisti.

Ömer: Büyük hukukçu Salim’us-Sûddî’ye: “Hilafetim, seni sevindir mi, üzdü mü?” diye sorar.

Sûddî: “İnsanların hesabına sevindim; ama senin payına da üzüldüm.”der.

Ömer: “Nefsimin helakınden korkuyorum!”Deyince Sûddî ona: “Korkuyorsan çok iyi… Çünkü ben de korkmamandan endişeliydim.”Diye düşüncesini söyler.

Ömer:“Bana bir öğüt ver!” Sûddî: “Şunu unutma: Babamız Adem, bir tek günah için cennetten çıkarıldı

İşte örnek halifemiz böyle bir insandı, bir tek günahtan bile köşe bucak kaçmıştır.

 

İLK HUTBESİ

“Ey Nas! Kuşkusuz Kur’an’dan sonra Kitap, Muhammed (sav)’den sonra Peygamber yoktur. Bilesiniz ki, ben hakim değil infaz ediciyim. Kanun koyucu değil tâbiyim. Ben sizin hiçbirinizden daha hayırlı değilim; üstelik içinizde yükü en ağır olan kişiyim. Zalim devlet reisinden kaçan adam zalim değildir. Şurasını iyi biliniz ki, Allah’a isyan hususunda kula itaat edilmez.”

Tayinde en çok dikkate aldığı konu; ehliyet, ilim, takva ve salih ameldi. O, devlete sadıkane hizmet verecek idarecilere görev verdi. Böylece hilafet müessesesi taze kanla takviye edilmiş ve dört halife devrindeki canlılığına kavuşmuştur.

Dürüstlüğü ve cömertliği hakkında söylenen hikâyeler de zamanımıza kadar gelmiştir. Emevi idarecilerinin el koydukları arazileri fakir çiftçilere dağıtmış ve bu nedenle bu toprakları tapu almadan kullanan üst tabakanın kızmasına hedef olmuştur.

Bir rüşvet olarak kabul edilebilir diye nadiren hediye kabul ederdi. Bir halife kızı, diğer halifenin kız kardeşi ve son olarak kocası halife olan, karısının mücevherden takılarını devlet hazinesine bağışlamasını telkin etmiştir. Şeriat kurallarının daha katıca uygulanması için tedbir aldırmıştır.

Emevi idaresindeki ülkelerde Cuma hutbelerinde Dördüncü Halife Ali bin Ebu Talib’e la ’net okumak âdet olmuştu. Ömer halife olunca, bu âdeti kaldırdı,ve yerine Kuran’dan Nahl 90. ayetin okunmasını sağladı.

Zira kendisinden rivayet edildiğine göre babası hutbede Hz. Ali (R.A)’nin adının zikredildiği yere gelince kekeler, dili tutulurdu. Oğlu Ömer, niçin öyle yaptığını sorduğunda söyle cevap verdi:

“Oğulcağızım! Bilesin ki, Ali b. Ebu Talip hakkında bizim bildiklerimizi halk bilse, bizden ayrılıp onun çocuklarına tâbi olurlar.”

Halife Ömer’in en büyük hizmetlerinden bir tanesi de hadislerin toplanması konusunda yaptırdığı çalışmadır. Halifeliği sırasında hadislerin derlenip toplanması emrini verdi. Dağınık bir şekilde bulunan hadislerin derlenip toplanmasını valilere emreden ve yazı gönderen ilk kişi odur. Hatta çöllerde yaşayan insanlara bile hadis öğretmek maksadıyla görevliler tayin etti.(Kaynak İmadüddin Halil/Halife Ömer b. Abdülaziz s. 78/79)

Tabi bu makaleyi, bugünün insanlarına örnek olsun diye yazmışımdır. Başka bir maksatım da yoktur.

Kalın sağlıcakla.

Mehmet Doboğlu
Mehmet Doboğludoboglu@kahramanmarasgazetesi.com.tr