Ayasofya kutlu müjdeye koşan bir ruhun şahlanışıdır « Kahramanmaraş Gazetesi

SON DAKİKA

Ayasofya kutlu müjdeye koşan bir ruhun şahlanışıdır

Bu haber 18 Haziran 2020 - 17:19 'de eklendi ve 1.008 kez görüntülendi.

Günlerdir gündemde olan Ayasofya Camii, günümüzde maalesef müze ibadete açılsın, müze olarak devam etsin gibi konuşulup duruyor. Herkesin bakış açısı farklı, saygı duyarız. Fikrini, zikrini ortaya döküyor. Bazıları camiye ne gerek var müze kalsın. Bazıları da Camii olarak ibadete açılsın. Bir kısımda sanki cami mi yok diyenler! Çok şükür camilerimiz var. Lakin Ayasofya Fatih Sultan Mehmet Hanın bir emaneti ve aziz Türk milletinin haysiyetidir. Bundan dolayıdır ki İbadete açılmalıdır.

Ayasofya’nın Camii olarak ibadete açılması için en kuvvetli sesi Demokrat Parti döneminde 1953’de fethin 500.Yılı olması hasebiyle de halk Ayasofya ya yapılan zulmün, esaretin kalkmasını arzu etmiş tek başına iktidara gelen DP o günün Başbakanı Adnan Menderes 16 Haziran 1950 günü Ezan-ı Muhammedi aslı gibi okunması kararını almış aziz millet bu icraattan memnun olmuş 1953’de de Ayasofya için çok ümit edilmiş ancak her ne kadar muhafazakâr bir parti iktidar olsa da idare yine bir başka ellerde yani iktidar olsan da önüne birçok engeller çıkarıyorlardı.

Devletin içindeki birçok güç muhafazakâr bir iktidarı hiçbir zaman istememişler her zaman engel olmuşlardır. Bu vesileyle 1953 de halkın Ayasofya’ nın ibadete açılması yönündeki tepkileri de boşa gitmiştir. Tabi artık o günler geride kaldı 2020’deyiz 1960-1980 ihtilalı 28 Şubat 1997 Türkiye tarihine “post modern darbe” olarak geçen aziz milletin ve siyaset üzerinde askerin verdiği gözdağı bir başka ifadeyle siyaset üzerinde kalan postal izleri yine bir darbe girişimine ramak kalmıştı.

Türkiye çok badirelerden geçti. 2016’daki, 15 Temmuz darbe girişimi bir başka hainlik öyle ki ülkenin her köşesini ele geçiren asker, yargı, diyanet, emniyet içinde yuvalanmalar her önemli yerleri sessizce işgal eden bir yapı FETÖ/ PDY eğer ki başarılı olsalardı Türkiye elden gitmiş bugün Ayasofya’yı camii olarak görmeyi değil konuşmak, yanından geçemezdik. Çok şükür aziz milletin canlarını ortaya koyması Cumhurbaşkanı Erdoğan’ında dik duruşu vatanperver emniyet mensubu, asker ve nice silahlar karşısında göğsünü siper eden yiğitler sayesinde ülke vatan hainlerinin eline geçmedi.

Hülasa; Ayasofya’nın müze olması milli duyguların ayaklar altına alınmasıdır. Artık bu duyguların adeta küllerinden doğan bir ruh gibi ayağa kalkma zamanıdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla Fethin seneyi devriye gececi Ayasofya da Fetih suresinin okunması gönülleri mesrur etmiştir. Ayasofya Camii Fatih Sultan Mehmet Hanın bu aziz millete hediyesidir. Vakfiyesidir. Öyle ki maksadı dışında kullanılmasına şiddetle karşı çıkmış böyle bir duruma sebep olanlara beddua etmiştir.

“Kim ki, bu vakfın şartlarından birini değiştirirse veya kanun ve kurallarından birini tağyir ederse; vakfın ortadan kalkmasına veya maksadından ve gayesinden başka bir gayeye çevrilmesine kastederse, bu manada yapılacak değişiklik veya itirazlara yardımcı olur yahut yol gösterirse veya şer’-i şerife aykırı olarak vakıfta tasarruf etmeye azmeylerse Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti üzerlerine olsun! Hiç şüphe yok ki, Allah her şeyi işitir ve her şeyi bilir.”

 

Bu vebalden kurtulmaya ramak kalmıştır. İnşallah Danıştay bu kararı 2 Temmuz da karara bağlayacak mahkeme Vakıf Hukuku üzerinden doğru kararı verecektir. Ayasofya 1931 de ibadete kapatıldı. 1 Şubat 1935 de müze yapıldığı ilan edildi. Aziz Türk milletinin ruhuna prangalar vurulmuştur. Tekrar o ruhun ayağa kalkarak inkişaf bulması duasıyla…

Ayasofya, fethin bir nişanesi ve Fatih Sultan Mehmet Han Hazretlerinin kılıç hakkıdır.

Muhabbetlerimle…

 

 

İbrahim İnal
İbrahim İnalibrahiminal@kahramanmarasgazetesi.com.tr