ARILAR VE KIYAMET « Kahramanmaraş Gazetesi

SON DAKİKA

ARILAR VE KIYAMET

Bu haber 27 Ekim 2020 - 9:50 'de eklendi ve 171 kez görüntülendi.

Pazar sabahı haberlere göz atıyordum. Aydın’ın Efeler ilçesinde uzun yıllardır arıcılık işi ile uğraşan Gedik ailesinin arı kovanlarının içerisinde son günlerde esrarengiz olaylar yaşandığı başlıklı haber dikkatimi çekti. Kovana ve peteklere, “Allah, Hasbinallah” gibi yazılar yazan arılar, bu yazıları bir süre sonra silip kovanı terk ediyorlarmış. Arılarının nereye gittiğini bilmediklerini söyleyen Gedik ailesi, yetkililerden bu gizemli olayın araştırılmasını istemiş.

Arıcı Hakan Sakar da kovanların içerisinde yiyecekleri bal olmasına rağmen kovanı terk etmelerinin normal olmadığını belirterek “Arıların yiyecekleri var. Üzerinde fazla kene de yok. Ama kovanlarımız gün geçtikçe bu tür olaylar görülüyor ve zamanla boşalıyor. Bu iş normal değil. Allah sonumuzu hayır eylesin ama yavaş yavaş sanırım sonumuz yaklaşıyor. Arılar da bize bir mesaj veriyor.” Demiş.

Bu haberi özellikle sosyal medya da paylaştım ki arkadaşlar nasıl bir tepki veriyor göreyim. Tabi insanların bakış açıları farklı olduğu için, mesajlarda farklı ortaya çıkmış. Ancak benim de zihnimde kıyametin alametleri tekrar canlandı, istedim ki sizlerle paylaşayım.

 

EFENDİMİZ(SAV)BUYURMUŞ

Güvenilir kaynaklara baktım. “Resûl-i Ekrem’in kıyamet alâmeti olarak zikrettiği rivayet edilen olayların başlıcaları şu şekilde dillendirilmiş: İlmin ortadan kalkıp cehaletin yerleşmesi, sarhoşluk veren içkilerin yaygınlaşması, zinanın alenî hale gelmesi, köle kadının efendisini doğurması, çobanların zenginleşerek bina yapmakta yarışması, zekât verilecek kimse bulunamayacak kadar servetin çoğalması, aynı davayı güden iki büyük topluluğun birbiriyle savaşması, adam öldürme olaylarının ve fitnelerin fazlalaşması, elli kadına bir erkek düşecek şekilde kadın nüfusunun artması, Müslümanların kıldan ayakkabı giyen, küçük gözlü ve geniş yüzlü insan gruplarıyla savaşması, insanların hayatlarından bıkarak ölülere gıpta etmesi, Allah’ın elçisi olduğunu iddia eden otuza yakın yalancı deccâlin türemesi, yeryüzünde Allah veya lâ ilâhe illallah diyen bir kimsenin kalmaması, gece ile gündüzün birbirine eşit hale gelip kopuş zamanının yakınlaşması, Ye’cûc ve Me’cûc Seddi’nin açılması, (Suriye’de bulunan) Busrâ’daki develerin boyunlarını aydınlatacak bir ateşin Hicaz bölgesinden çıkması, depremlerin sıklaşması, güneşin batıdan doğması, dâbbetü’l-arzın zuhur etmesi, doğuda, batıda ve Arap yarımadasında kara parçalarının batması”

 

KISA HADİSLER

Hadiste geçen kıyamete yakın bir zamanda ortaya çıkacak bu olumsuzluklara dikkat edildiğinde, Peygamberimizin, bozulmanın pek çok boyutuna işaret ettiği görülecektir. İlmin ortadan kalkması kuşkusuz insana ait olan, onun eliyle ortaya çıkan hususlarda dengenin kaybolmasına neden olacaktır. Zira ilim, fertlerin iç dünyasından başlayarak bütün topluma, inşa eden temel ilişkilere bir düzen verir. Değerler, davranışlar, fikirler, idealler ilim ile şekillenir, gelişir ve değişir. Bu bakımdan ilmin yok olması toplumsal düzenin de yıkılması anlamına gelir. Bunun neticesinde insanları birbirlerinin canlarına, mallarına ve kişilik değerlerine el uzatmaya götürecek toplumsal karışıklıklar ortaya çıkar.

Allah Resûlü bu hadisinde “kıyamet alâmetleri” vurgusu ile ashâbını ve ümmetini, bahsettiği konularda daha dikkatli olmaya teşvik etmekte, olumsuz davranışlardan da sakındırmaktadır.

 

NİMETİN KIYMETİ BİLİNMELİ

Buna göre, mal, ilim ve zaman gibi büyük nimetlerin kadri iyi bilinmeli, bunlar en iyi şekilde değerlendirilmelidir. Zira cinayetlerin artmasının, kıyametin kopmasını hazırlayan alâmetlerden olmasa bile, birçok fert ve toplumun kendi kıyameti olduğunda kuşku yoktur.

Aktardığımız bu rivayetlerde sayılan alâmetlerin tabiatta, ahlâkî ve toplumsal yapıda ortaya çıkacak birtakım bozulmalara işaret ettiği görülmektedir. Güneşin batıdan doğması, depremlerin çoğalması, bazı bölgelerde toprak çökmelerinin olması kıyamet öncesinde tabiattaki düzenin alt üst oluşuna, fizik dünyanın yok oluşuna işaret etmektedir. Görüldüğü gibi arıların kovanlarını terk etmeleri kıyametin işareti değil ama uzmanlar daha çok arı nesli kaybolursa, bitki döllenmesi azalacağı için, bu işi de tehlikeli görmüşler.

Kalın sağlıcakla.

 

Mehmet Doboğlu
Mehmet Doboğludoboglu@kahramanmarasgazetesi.com.tr