YILDIZ OLABİLMEK

YILDIZ OLABİLMEK

Hep birilerini beklemek kaderimiz değil…
İnsanlığın umudu olacak bireyler olma zamanı geçiyor bile…
Sahabe;hepsi birer yıldızdı…
Hem gökyüzünü ve hemde yeryüzünü aydınlatan…
Sahabeler duyduklarını ve öğrendiklerini yaşamak için öğreniyorlar ve hayatlarında bizatihi yaşıyorlardı…
Örneklik ve önderlik için yaşıyorlardı…
İslam davasını gönülden gönüle ulaştırmak için kıtalar dolaşıyorlardı…
Kulların kullara kulluktan kurtulması ve sadece Allah’a kulluk yapmaları için tebliğ yapıyorlar ve bağları,bahçeleri yüreklerinde geziyorlardı…
Eyyüp el-Ensari istanbul surlarında…
Ebuzer Adıyaman’da…
Ukkaşe Kahramanmaraş’ta…
Birer nişane…
Birer örneklik…
Dünyadaki zehirlere karşı bir panzehir gibiydi onlar…
Herbiri bir yıldızdı…
Herbiri bir kahraman ve öncüydü…
İnsanlığın huzuru ve adaleti için yaşıyorlardı…
Onun için bir çok sahabenin mezarları bile Mekke ve Medine’de yoktur…
Çeşitli şehirlerde mevcuttur…
Kimse yok mu dendiğinde etrafına bakmadan ben varım diyen bir nesildi onlar…
Şair osman sarı üstadımızda yürekte yanan ateşi şöyle tasvir ediyor;
“Taş taş değildir,bağrındır taş senin.
Nereni nasıl yaksın,söyle bu ateş senin”…
Evet,dünyanın selameti için “çekil önümden Leyla,ben leylama gidiyorum” dedi onlar…
Feda ettiler bu uğurda canlarını,mallarını,gece ve gündüzlerini…
Hasan basri ( r.a)’da şöyle diyor;
“Vallahi, yetmiş Bedir’liye yetiştim, çoğu kez giydikleri sof idi. Eğer siz onları görseydiniz deli sanırdınız. Onlar da sizin iyilerinizi görselerdi “bunların ahirette bir nasibi yok” derlerdi. Kötülerinizi görselerdi, “bunlar hesap gününe inanmıyorlar” derlerdi.”
Evet sahabe öyle fedakar insanlardı ki;ayağıyla yılanın deliğini kapatıyor,(Ebubekir r.a ) Resulullah (a.s)’a bir zarar gelmesin diyorlar ve sıddık lakabını alıyorlardı…
Ona bir zarar gelmesin deyip,gelen oklara göğsünü siper tutuyorlardı…
Onlar ki,eve gelen misafire yetecek kadar yemeklerini yemiş gibi yapıp karanlıkta boşyere kaşık sallıyorlar ve misafir doyuncaya kadar bir lokma yemiyorlardı ve sabahleyin hakkında ayet iniyor;Resulullah (a.s) kim bu Allah’ın razı olduğu kul Cabir diyordu…
Onlar ki;kardeşini renginden dolayı aşağıladığı için üzülen,ağlayarak kapısına varan ve kapısının eşiğine başını koyup;ey kardeşim Bilal (r.a) sende benim başımı tepele diyen sahabeyi affedip “bu başlar tepelenmeye değil,öpülmeye layık”diyen Bilal’lerden oluşuyordu…
Kısacası herbiri bir yıldızdı onların…
Şimdi yeni bilalleri bekliyor dünya…
Sevgi timsali ve merhametli…
Şimdi Yeni Cabir’leri bekliyor insanlık…
Misafirperver ve fedakar…
Şimdi yeni Ebubekirleri bekliyor çağımız…
Dostluğun ve arkadaşlığın zirvesi…
Varmısınız onlarla yeniden dirilmeye…
Varmısınız yeniden yıldız olmaya…
Yeniden dünyaya onlarla beraber hakkı söyletmeye,güzelliği yaşatmaya…
Ve sözümü Resulullah (a.s)’ın altın sözüyle noktalıyorum:
“Benim ashabım yıldızlar gibidir,
Hangisine uyarsanız,kurtulursunuz”





Bu kategorideki diğer haberler

Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co