uyan gözlerim uyan gafletten uyan

uyan gözlerim uyan gafletten uyan

UYAN GÖZLERİM, GAFLETTEN UYAN

Güzel bir ilahi vardır, uyan ey gözlerim, gafletten uyan. Uyan uykusu çok gözlerim uyan, Azraillin kastı canadır inan…

Gafletteyiz;

Namaz saatini geçirenler

İyilik yapmayı erteleyenler,

Parası olduğu halde hacca gitmeyenler.

Anne ve babasını ihmal edenler.

Akraba ziyaretlerinde bulunmayanlar….

Kısacası insan ve kul olarak gerek dünya ve gerekse ahret hayatımızla ilgili sorumluluklarımızı yerine getirmek gerekiyor.

Bunları niye yazdım, geçtiğimiz hafta bir arkadaşımıza taziyede bulunmuştuk, arkadaşımız sürekli ağlıyordu, sebebini sorduğumda, anneme gerektiği gibi evlatlık yapamadım, keşke bunu yapsaydım, keşke şunu yapsaydım gibi dertlenmelerini gördüm.

Kul olarak ‘ keşke’lerimizin olmaması gerekiyor.

Öldükten sonra yapılan bu konuşmaların bir anlamı yok, sadece kendi vicdanını rahatlatmak istiyor o kadar.

Oysa anne ve babamız ya da evladımıza sağlığında ne yapmamız gerekiyorsa imkanlar dahilinde gerekeni yapmak gerekiyor.

Yine sağlığımız yerinde iken ibadetlerimizin hakkını vermek gerekiyor.

NASIL OLSA AFFEDİR

Adamın biri Şuayb peygambere: “Allah benim birçok günahımı ve hatamı gördüğü halde beni lütuf ve keremiyle cezalandırmıyor” Allah-ü Teala Şuayb’a şöyle vahyetti: “O kulum, ben bu kadar günah ettim de, Allah beni keremiyle cezalandırmıyor, diyor. Ona söyle ki: Ey doğru yolu bırakarak, yanlışa yönelmiş adam! Sen tersini söylüyorsun. Allah seni öylesine imtihan ediyor ve cezalandırıyor ki, senin günahtan kararmış simsiyah kalbin ve günahların etkisiyle zincirler içindeki bedenin bunu fark edemiyor. Fakat yine de Benden ümidini kesmesin. Bana sığınsın, Bana dönsün.” Şuayb aleyhisselam Allah’ın kendisine bildirdiği sözleri “Allah beni cezalandırmıyor” diyen kimseye söyleyince, o günahkar kimse de güzel tesir uyandı. Şuayb aleyhisselama sordu: – “Eğer beni cezalandırıyorsa hani belirtisi?” Şuayb peygamber: – “Ya Rabbi! O adam bu söze karşı savunmada bulunuyor ve Senin verdiğin cezayı bilmek istiyor. Cenab-ı Hak buyurdu: – “Ben settarım, örtücüyüm. Fakat işaret söyleyebilirim. Onu beğenmediğimin işareti: O itaat ettiğini sanıyor, oruç tutuyor, namaz kılıyor fakat namazdan, zekattan ve başka ibadetlerin hiç birinden zerre kadar zevk almıyor. Yüksek ibadetlerde ve amellerde bulunuyor, fakat zerre kadar mutluluk duymuyor. İtaatlerin mahsul vermesi için kalbde manevi bir zevk lazımdır.

ÖĞÜT

“Allah affeder” deyip günahta ısrar edenler en büyük yanlış içindedirler.  Demir paslandığı gibi kalbler de kararır.  Kul bir günah işlediğinde kalbde siyah bir leke oluşur. Tövbe ederse bu leke silinir. Günahına devam eder ve tövbe etmezse nihayet o siyah noktalar kalbi simsiyah eder.  İbadetin ruhu, özü, ibadetten zevk almaktır. Eğer alınmıyor ise Allah’ın beğenmediğini anlayıp hemen tövbe etmelidir.

Dünyada misafiriz,

Bize tanınan bir ömür var, bu ömrün kıymetini bilip, rolümüzü, görevlerimizi her ne ise sorumluluklarımızı zamanında yapmak gerekiyor.

Yoksa bir gün keşke deriz ama geri dönüş olmaz.

Her zaman olduğu gibi yazımın muhatabı öncelikle nefsim diyor. Hepinizi saygı ve sevgilerimi aktarıyorum.

Kalın sağlıcakla.





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co