Üç ‘Y’den Uzak Duralım

Üç ‘Y’den Uzak Duralım

Kapı zilleri pazar günleri sabah erken saatlerde pek çalmaz. Çalsa da yüzde doksan yanlış çalınan bir zildir. Bu tanımlama genellikle doğrudur… Pazar günü bizim zil erken sayılacak bir saatte çalmaya başladı. Hanımla göz göze geldik. Duyduğumuz endişe gözlerimize yansımıştı. ‘Hayırdır inşallah’ diyerek yerimden kalkmaya çalışırken hanımefendi; ‘ben açarım sen rahatsız olma bey’ diyerek kapıya yöneliverdi…

Gelen karşı komşumuzun kızı Bengisu imiş; ‘Fatih Hocam müsaitse Türkçe dersimle ilgili bir şey soracağım Nuray teyze’ diyen kızımızı hanım salona almış. Üzerime çeki düzen verdikten sonra hanımla birlikte salona geçtik.

—Bengisu hoş gelmişsin güzel kızım,

—Hoş bulduk Fatih amca, sabah sabah rahatsız ettim affedin, kusuruma bakmayın. Türkçe öğretmenimiz bir ödev verdi. Pazartesi günü yapıp yapmadığımızı kontrol eder. Ödevimi tek başıma tamamlayamadım. Öğretmenime karşı mahcup olmamak için sizi rahatsız ettim. Tekrar özür dilerim.

—İkide bir özür dilemekten vazgeç güzel kızım. Sana kaç kere söyledim ‘sen bu evinde kızısın.’ Şimdi söyle bakalım kendi başına yapamadığın ödevin neymiş?

—Türkçe öğretmenimiz; İsmi ‘Y’ ile başlayan üç kişiden, ‘yalancıdan, yalakadan, yağcıdan uzak durun’ konulu bir kompozisyon yazmamızı istedi. Bir türlü toparlayamadım.

Hanım birer bardak çay doldurdu. Biz bilgisayarın başına geçtik. Bengisu’nun seviyesine uygun bir kompozisyon yazmaya çalıştık. Yazı tamamlanıp kızımız evine giderken ödevi veren öğretmenimize teşekkür ettiğimi söylemesini istedim. Niçin mi? Ortalık bu üç ‘Y’ ile doluyken öğrencilerine ‘bunlardan uzak durun’ diyebildiği için…

Türkçe öğretmenimiz; karakter olarak farklılık arz etse bile bu üç ‘Y’nin yanına bir de ‘D’ ekleseymiş ne güzel bir iş yaparmış. Kimleri kastettiğimi tahmin ettiniz değil mi? Tahmininiz elbette doğru. Kastettiğim elbette ‘Dalkavuklar.’

Türk Dil Kurumu dalkavukça davranış’ı şöyle açıklıyor;  ‘kemik yalayıcılığı, çanak yalayıcılığı, yağcılık, yalakalık, yaltakçılık, yaltaklanma, yaltaklık…’ Dalkavuk kelimesini Şairlerin Sultanı Üstat Necip Fazıl Kısakürek bakın cümle içerisinde nasıl kullanmış: 
‘Bu dalkavukluğu salak bir şaire yapsan belki onu mesut edersin.’ Beni asla… Demek istemiş üstat.

Dalkavuklar eskiden(Osmanlı döneminde) kâhyaları, nizamnameleri ve narhları(ücretin belediyeler tarafından belirlenmesi) olan bir esnaf zümresi imiş. Kendilerine yapılan her harekete tahammül etmeleri meslekleri icabıymış. Dalkavuklara her türlü muziplik, her türlü şaka, hatta eşek şakası yapılabilirmiş. Ancak yapılan şakanın bedeli, narhı üzerinden derhal ödenirmiş…

Geçmişin dalkavukluğu ile zamanımızın dalkavukluğu arasındaki farkı anlamak için ‘geçmişe uzanmak gerek’ düşüncesiyle işe koyuldum. Devir I.Sultan Mahmut devriymiş. Dalkavuklar yüce Sultana bir arzuhal yazmışlar. Bakalım arzuhallerinde nelere yer vermişler:

 

‘Devletlû, inayetli, merhametli efendim,
Kimsesiz dalkavuk kullarınızın arzuhalidir.
Her sene Ramazanı Şerif geldiğinde davetli, davetsiz iftarlara gideriz. Ulemanın, ricali ve sair büyüklerin, mevki sahiplerinin sofralarında nefis çeşitli yemeklerden, şerbetlerden, her türlü reçellerden, kaymaklı baklavalardan, süzme aşurelerden, hoşaflardan yer içeriz. Üstüne göbek tütünü ve kahve ile ikramda görürüz. Lakin içimizde bazı terbiyesizler bulunup edebe uymayan hareket ve tavırları ile velinimetlerimiz efendilerimiz gücendirmekte, zararı da hepimize dokunmaktadır. Dalkavukluk sağlam bir nizama bağlanmaz ise cümlemizin açlıktan öleceği aşikârdır. Kadim nizam ve kanuna göre yeniden bir nizama bağlanmasını, uygunsuzların içimizden tarh edilmesini tavır ve hareketleri hepimizin makbulü Şakir ağanın cümlemize kâhya tayin olunmasını ve eline memuriyetini bildiren bir kıt’a ruhsatname ihsan burulmasını niyaz ederiz. Emir ve ferman devletlü inayetli efendim, sultanım hazretlerinindir.’

 

‘Hakkını teslim etmemiz gerek’ değil mi dostlar? Osmanlı dönemi her yönüyle günümüzden çok farklı bir dünya düzenine sahip dersek yalan söylemiş olmayız her halde. Dalkavukluk bile kayıt altına alınmış. Bir zamanlar narhları ödenmek kaydıyla her türlü şakaya katlanan bu zevat günümüzde parayı alarak her türlü belayı musallat edebiliyorlar Ümmeti Muhammed’in başına… Allah şerlerinden uzak etsin bizleri…

 

Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co