Su akışına değil, suyun başını tutanlar

Su akışına değil, suyun başını tutanlar

Toplum olarak sosyal yaşamda bireyler ha bire ötekileştiriliyor.
Savunmasız toplumların vicdanı olmakta kolay olmuyor. Yaşanan sonuçları belirtmek veya Kemalist ideoloji, kanun maddelerine göre düşünmek, yazmak bilimsel özgür düşünceyi güçlendirmez, toplumsal ortak vicdanı geliştirmez.
Son dönemde empati kavramına epey gönderme yapılıyor ama, o duygu yaşanmıyor. Empati kavramı renkliliği özümseyen insan merkezli bir kültür aydınlığıdır, içi boş ulu orta belirtilen bir söylem olmamalıdır.
Toplumda uzun süredir var olan kutuplaşmalar o kadar keskinleşti ki, olanları hiç yaşanmamış farz etmek de pek mümkün değil. Bu ayrıştırmalar, ötekileştirmeler ne için? Sadece tek tip birey yaratmak için mi?
Sokaktaki her adımda sessiz çığlıklar, gözlerde hakim kılınmış bir bakış, umutsuzluk…
Herkes birbirinden farklı yaratılmış ve farklı özelliklerde yaratılmış. Renklerdeki çeşitlilik ve içerdiği birbirinden farklı güzellikler insan ruhuna nasıl zevk veriyorsa, insanlardaki fıtrat zenginliği de ruha haz veren bir güzelliktir. “De ki: “Herkes kendi yaratılışına göre davranır. Şu halde kimin daha doğru yolda olduğunu Rabbin daha iyi bilir.” (İsra Suresi, 84) Zaten insanlar arası bütün ilişkileri sağlayan en temel unsurlardan birisi de bu farklılık değil mi? Sokağa çıktığınızda kalabalıkların üzerinize üzerinize geldiğini hiç düşündünüz mü? O kadar birbirinden farklı insan var ki hiçbirinin görünüşü birbirine benzemiyor.
Herkesin bir şeyler olduğu, ama bu defa sadece kendine olduğu, bir dünyada yaşamaya çalışıyoruz bilerek ve isteyerek. Ötekileştirme o kadar yaygınlaştı ki, nefes aldığımız her saniye bunu hissedebiliyoruz. “Tahammül” kelimesinin, kursakta takılıp geçmediği, “iyi niyetin” ise fazlaca tahribata uğradığı meselalar da konaklıyoruz.
İnsanların aynılaştırma çabası içine girdiklerinde ilk değiştirmeye çalıştıkları noktalar bunlardır muhtemelen. Yaşadığımız toplumda farklı olmak suç sayılabiliyor neredeyse.
Farklı olanı özümseyemiyor, aynı olanıysa hazmedemiyorsun.
Her iki tarafında sergiledikleri tutum birbirlerine çok benziyor. Tek tip insan modeli yaratmak..
Bu baskıcı tutum sürecinde insanlar hangi safta yer alacaklarını şaşırmış durumdalar. Farklı mı olmalıyım? Yoksa yaşadığım toplumda ki çoğunlukla aynı mı olmalıyım?
Günlük yaşamın her karesinde bu baskıyı hissediyoruz aslında. İnsanların bilfiil şiddetine maruz kalma sakta iletişimde kullandığımız araçlar aynı işlevi görüyor maalesef. Okuduğu kitaptan ve gazeteden dolayı fazlasıyla yargılanan insanların bulunduğu bir toplumuz ne yazık ki. Daha düşündüklerimizi bile içtenlikle söyleyebileceğimiz korkmadan, yılmadan, ben buyum diyebileceğimiz, haykırabileceğimiz bir mavi gökyüzümüz olmadı.
Sözlü eylemlere, fiziksel eylemle cevap verilebileceğini sosyal yaşamımızda görmekteyiz. Ölmek ve öldürmek maddi kutsallar adına meşru olmuş durumda. Herhangi bir ideolojiye sahip olmanıza gerek yoktur bu gibi durumlarda. İsteyen istediğini, bir gerekçe sunmaksızın vahşice katledebilir. Yolda yürürken can güvenliğimin olduğundan şüphe duyar oldum. Her an bir patlama olabilir, olmadı cinnet geçirme potansiyelli bir yurttaş. İnsanlara o kadar basit gelmeye başladı ki kıyım yapmak hunharca katledebiliyorlar. Yazık ki o kadar azalmış yüreklerde vicdan…
Farklı olmak kötü bir şey mi?
Herkesin aynı huyda olduğu, herkesin aynı görünüşte, aynı karakterde tıpkı mitoz bölünme geçirmiş bir canlı gibi birbirinin kopyası olduğunu düşünsenize. Bizleri yaratan Rabbimiz dileseydi bizi böyle yaratamaz mıydı? Elbette ki buna gücü rahatlıkla yeterdi. Her şeyin, herkesin benzer veya aynı olduğu bir dünya ne kadar yaşanılır olurdu bilinmez ama sıkıcı olacağı bir o kadar muhtemeldi.
Bazen hayatın kendisini düşündüğüm de sorulası ve cevabı alınası o kadar çok soru var ki? Bu kadar çeşitli olmamızın nedeni de son zamanlarda düşündüğüm konulardan.
Bir kişiden bir tane bile aynı olduğunda bile karışıklığın yaşandığı bir dünyada herkesin birbirinin aynı olduğunu düşünemiyorum. Zira Rabbimiz tek yumurta ikizlerini bile yaratırken onlara farklı birer mizaç vermiş. Her ne kadar dış görünüşleri aynı olsa da onlara da farklı birer kişilik, farklı birer bakış açısı, farklı birer güzellik vermiş.
Birimizin bir diğerinin eksik olan parçasını tamamlaması için çeşitli olmamız gerekiyordu. Birimizin diğerinden daha heyecanlı olması gerekiyordu ki diğerinin onu sakinleştirmesi gerekiyordu.
Farklı olmak, bir diğerinin yapamadığını yapıp eksik olanı tamamlamaktır. İnsan olmanın erdemi de bu farklılıktan geliyor. Bu çeşitlilikten geliyor. Öyleyse neden başkalarını sizin gibi düşünmeye zorluyorsunuz. Adeta bunun için kendinizi yıpratıyorsunuz. Eğer insan olmanın en büyük erdemlerinden birisi farklı olmak ise neden başkalarının bizim gibi düşünmesi için onları zorluyoruz.
Nasıl kendiniz için zorlama istemeyeceğiniz gibi, karşı taraf için de aynısını düşünün. Herkesin aynı olması düşünülemeyeceği gibi, herkesin aynı düşünmesi de beklenemez. Siz elinizden geleni yapın ama ısrar etmeyin. O farklılığı da öyle kabul edin. İnsanların kökenlerinden ve inançlarından dolayı sorgulanması suçlanması ve yargısız infaz yapılarak suçlanması insanlık onurunu ayaklar altına alan bir davranıştır.
Zira siz iyi olmayı bir yaşam felsefesi olarak kabul ederseniz, iyi niyetinizi muhafaza ederseniz, ahlaklı olursanız, farklı olmanın da insana özgü olduğunu ve saygı duyulması gerektiğini anlarsanız o zaman insan olmanın da erdemlerini çok daha iyi özümsersiniz.
Saçımı taradım keşke yüzümü de tarayabilseydim.
Hayatta kimseyi değiştiremezsin ve kimse için değişmemelisin. Ne sen başkası için mecburi istikametsin; ne de başkası senin için. Yorma kendini; bırak yaşamına eşlik etmek isteyenler seninle gelsin.
Sosyal bilimleri ve akademik meslekleri kirleten, bulaşıcı bir hastalık gibi, şiddet sarmalını yaygınlaştırmış, mevcut toplumun hafızasını yazboz tahtasına çevirmiştir. Bu balık hafızalı topluma her şeyi yedire yedire unutturuyorlar
İstiyorum ki, zulüm dünyasının, düzeninin yüz yıllardan beri çok hazin bir biçimde ezdiği bu çiçekler tekrar açılsın.





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co