Sonumuz Hayır ola

Sonumuz Hayır ola

Mübarek beldelere tekrar gittik, 15 günlük umre programını tamamladık ve yurdumuza döndük. Önce Mekke’de, sonrasında 4 günlük Medine ziyaretimizde ilk duamız akan Müslüman kanının durması, ülkemizde kardeşliğimizin tesisi ve yağmur istemek oldu. Aslında her yönü ile rahmet istedik, Rahmet sahibinden… Çünkü gönüllerimiz kuraklaşmıştı, gözlerimizden yaş gelmiyordu,  çok şükür yanımızdaki kardeşlerimizin ağlayan gözleri yaptıkları samimi tövbeler,  bizlere de sirayet etti ve dolu dolu bir umre yapma imkanımız oldu.

Yurt içinde gündem ne ise mübarek topraklarda da aynı konular görüşülüyordu… Ben hiç bu konuları girmedim, rehberlik yaptığım arkadaşlarımın da girmesine müsaade etmedim.

Bir kardeşimiz daha yeni tövbekâr olmuştu, onun Kâbe’yi gördüğümüzdeki tepkisini merak ediyordum. İki rekat mescit namazı kıldık, bu kardeşimiz(Alaattin Ü…) öyle bir gözyaşı döktü ki, hıçkırıklarımız birbirine karıştı. ‘Yarabbi’ bana buraları keşke yıllar önce nasip etseydin(hıçkırıklar), yine de sana şükürler olsun, dedi. Emrullah Görgel, Halil Gemci ağabeyimle birlikte  kol kola tavafa girdiğimizde, dilimizde dua, gözümüz Kabe’de o mis koku içerisinde kaybolup gittik.

Hani şair diyor ya; “Hasretim ben o kokuya, susamışlar gibi suya. Koklayayım doya doya, sana geldik…”

HAZIR GİTMEK GEREK

Bu garip, öksüz, zayıf, fakir kuluna Rabbimiz birkaç defa hac ve umre nasip etti, gördüğüm şu ki, insanlar bu kutsal yolculuğa çıkarken, iyi hazırlanmalı. Hac ve umre ile ilgili eserler okumalı, sabırlı olmayı öğrenmeli, spor yapmalı, her şeyden önemlisi sağlığını korumalı.

İkinci konu, oda arkadaşlarınızın kafası (yani kültürü) birbirini tutmalı. Üçüncüsü kafile başkanınız sizi manen doyurmalı. Gerisi teferruat.

Çok şükür diğer seferlerimde olduğu gibi bu yılda ibadetlerimizde bolluk ve bereket vardı. Yol boyu hacı kardeşlerimize bilgiler verdik, ilahiler okuduk.

Mekke’den ayrılmak o kadar zordu ki ama ayrılık vakti gelmişti, anamdan, babamdan, evladımdan, hatta eşimden ayrılsam bu kadar zor gelmezdi bana, ama bir ses beni de al götür yanına diyordu. Kabe’ye saatlerce baktım, veda tavafımda ona el sallayarak, ‘Yarabbi evine tekrar gelmeyi nasip et” diye yakardım.

Döneceğiz, döneceğiz, Mekke sana döneceğiz ilahisi ile ayrıldık. Şimdi Allah’ım ömür verirse, seneye yine gitmeyi istiyorum. Her gün 10 TL bir yere koyduğunuzda, ekonomik yönden sorun çözülüyor. Gerisi ev sahibinden davet almanıza kalıyor.

ARTIK HABERLERE BAKMIYORUM

Yılların gazetecisiyim artık gazete okumuyorum, haberi izlemiyorum, haber programları beni açmıyor. Çünkü bize başlıkta da belirttiğim gibi görmek istediğimizi gösteriyorlar.

Herkes kendi cephesinden haklılığını ortaya koymaya çalışıyor. Tiyatro, sinema perdesinin arkasını biliyorsunuz seyirci görmez.. Bizde gördüklerimizle değerlendirmeler yapıyoruz. Böyle olunca yanlış yorumlar yapıyoruz.

Birileri çıkıp, bu son olayları bize doğruca anlatsa diyorum.

Ha, bu olaylarla ilgili derinliği olan birkaç kitap okudum. Gördüm ki, meselenin arkasında, derin güçler var, kutuplar çatışıyor…

Sonuç olarak şunu söylemek istiyorum, Kabe’de Hacerül Esved taşını öpmek için birbirini ezen Müslümanları gördüm, Medine’de cennet bahçesinde iki rekat namaz kılmak için izdihamlara şahit oldum. Dedim ki kendi kendime, şu anda Allah Müslümanlara hadi cennetime girin dese, biz sabır göstermeyerek, cennete girerken birbirimizi ezecek durumdayız. Cehalet diz boyu, bizler İslami bilmiyoruz, Kuranı bir hayat yaşamadığımız içinde çatışıyoruz. Oturup konuşmayı, birbirimizi anlamayı, sağlıklı iletişim kurmayı bilmeyen bizler, doğru dürüst dua etmesini bile beceremiyoruz.

Allah sonumuzu hayır getire.

Kalın sağlıcakla





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co