Şimdiki aklım olsaydı

Şimdiki aklım olsaydı

ŞİMDİKİ AKLIM OLSAYDI

Her gün yazı yazmak öyle kolay değil, dolayısı ile günlük köşe yazısı yazan yazarlarımıza ben buradan teşekkür ediyorum.

Gerçi ulusal basında yazanlar için zorluk, bizim yerel basındakiler kadar değil, çünkü onların gündemi geniş, bir de etki alanları var. Yazılarına tepki geliyor, bu tepki de çoğu zaman onları tetikliyor. Bizde öyle değil, ne yazalım? Diye her gün düşünüyoruz. Konu bulsak bu defa da yazımızdan kimler alınır fobisi içimize işlemiş. Maraş büyük şehir oldu ama henüz zihniyet büyümedi, en küçük eleştiri yapsak, insanlar alınıyor, inciniyor. Her şeyi rağmen, Kahramanmaraşlı okuyucularımdan ben memnunun, Maraşlıca ‘Babanıza atanıza rahmet!” diyorum.

Neyse biz konumuza gelelim.

SON PİŞMANLIK

Sabah erkenden çocuğu dershaneye götürdüm, biraz da isteksiz gördüm. Çocukta haklı Cumartesi yok Pazar yok hafta içi okul, hafta sonu dershane, nasıl iştahlı olsun ki!

Bende çocuklarımın okusun, gelecekte, düzenli bir hayat yaşasınlar istiyorum. Çocuklarıma hayatın zorluğunu anlatıp, okula veya dershaneye daha iştahlı gitmeleri için neler yapabilirim? Diye düşünürken, birden sabah saatlerinde görev yapan parkçılar, temizlik görevlileri, inşaat işçileri v.b yaşadıkları zorlukları dile getirmek geldi.

Erinmedin, bir pak görevlisine “ Şimdiki aklın olsaydı, neler yapardım! Diye sordum, önce sert bir tavır aldı, sana ne dercesine, sonra konuyu köşeme taşımak istediğimi ve meramımı anlattığımda,  ‘of’ çekerek açma kutuyu, söyletme kötüyü diyerek başladı anlatmaya. Neler söyledi bir bilseniz, öksüz kaldığını, elinden tutanın olmadığını, okuma imkanı bulamadığını uzun uzun anlattı, sonra da “ Şimdiki aklım olsaydı, her şeye rağmen okurdum”.

Sonra temizlik görevlisinin yanına vardım, mesleğinin zorluklarını dile getirdi. İşimden memnunum, çünkü uzun süre işsiz kaldım. İşsizlik bir erkek için çok zormuş. Şimdiki aklım olsaydı, köyden şehre gelmezdim, dedi.

Gazeteye geldim, dağıtıcılardan birine sordum, sigortamı yaptırsaydım, şimdi emekli olurdum, bu yaşta, bu soğuklarda Simon’un i.i Gibi gezmezdim dedi.

Neysi eskimeyen dostum, Ali Eskalen’e aynı soruyu sorduğumda, ‘ Hiçbir şey yapmazdım. Halime şükür ediyorum, çokta mal mülk, saltanat derdinde değilim. Allah sağlık versin, helal rızık versin yeter. Çünkü insanın ihtiyacı bitmiyor, ihtiyaçlar arttıkça yükte artıyor. Eskiden elektrik, su, yakıt, telefon, yakıt parası yoktu. Evde çal kaşığı kalmasın bulaşığı çorbamızı içerdik, çok da mutluyduk…

Bekir Doğan, “Babam beni okutmadı, zeki bir insandım, okuma istidadım vardı, şimdiki çocuklara söyle, okullarına gitsinler, derslerine çalışıp, topluma faydalı olacakları mesleklere yönlensinler” dedi.

HAYAT ÖYLE VEYA BÖYLE

Benim bakış açımı merak ettiniz mi? Bilmiyorum, kendim hayatı bir tiyatro oyununa benzetiyorum. Senaryo’nun belli olduğunu, ancak insanın sahnedeki rolünü iyi oynaması gerektiğini savunanlardanım.

Rabbim bizlere cüzi bir irade vermiş. Hayrı, yani iyiye, güzele, ulaşmamız gerekiyor. Bunun için gayret göstermeliyiz. Ötesini ‘hayat senaristi’ ayarlamış zaten.

Bir şey daha var, insan geçmişte ne yaparsa yapsın, geçmiş ile yaşamamalı, geçmişten ders çıkartmak var, ancak dövünmek yok. Yarınlar önemli.

Bakınız bir tanıdığım var 70 yaşında, hala çocukluk yıllarında yaşadıkları zorlukları anlatır. Oysa o bilmiyor ki, o zorlukların kendisinin bir imtihanıydı, şimdiye dönmeli ve bundan sonra nasıl mutlu yaşayabilir bunu düşünmeli.

Gençliğimde şu densizlikleri yaptım gibi yakınmalar insana bir şey kazandırmaz.

Bugünün şartlarında, bugüne dönüp, anı yaşamak gerekiyor. Çünkü dün dünde kaldı, Mevla’nanın dediği gibi bugün yeni şeyler söylemek gerekiyor.

Kalın sağlıcakla.





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co