Ruhumuza Hakim Olmadılar

Bu haber 05 Kasım 2018 - 9:06 'de eklendi ve 85 kez görüntülendi.

RUHUMUZA HAKİM OLAMADILAR
Batı ve ortağı siyonistler ya da yeni tabiri ile evanjelistler İslam dünyasında oyun üstüne oyun kurarak, hak batıl mücadelesini devam ettiriyorlar. Hem de kuralsız! Teröristleri kullanmaktan tutunda, dini değerleride kapsayan projelerinin yanı sıra, zihin kontrolleri bile yapıyorlar…
Peki, insanın zihni ya da aklı kontrol edilebiliyor mu? Daha önce bu konuda birkaç yazı kaleme almıştım. Hatta bu konuda önemli kitaplar da yazıldığını biliyorum.
Evet, insanın zihni ve bedenini kontrol altında tutmak yol ve yöntemleri var ancak, inanmış bir kişinin ruhunu, inancını, imanını kontrol altında tutmak oldukça zor!
Cuma gecesi Yunus Emre Derneği temsilcileri, Emekli Müftü Ali Maraşlıgil’in konuşmacı olarak katılacağı bir program düzenlediklerini öğrenince yol arkadaşım İbrahim Gülsu ile düştük yollara.
Katılım zayıftı, sonradan bir gurup genç geldi, onlarda kalkıp gittiler. Tabi biz kültür olarak bilge insanlara saygılıyızdır, sonuna kadar dinledik.
Notlar aldım. Bize aklın korunması konulu sohpetinde, ilginç bir konu anlattı. Şöyle, Müslümanlar üzerinde ciddi oyunlar oynandığını, Peygambersiz bir Müslümanlığın yaygınlaştırılmaya çalışıldığını v.s anlattı.
Sonra, Avrupa’da görev yaptığı sırada karşılaştığı hadiselerden kesitlere değindi, papazlarla bir araya gelip dini konularda değerlendirmeler yaptıklarını ve Fransa’nın yüzde onunun Müslüman olduğunu uzun uzun anlattılar. Son olarak da “Halkımızın kalbinde ki iman kırıntılarının bile önemli olduğunu söyleyip, Maraş’ın kurtuluşu sırasında Ermenilere karşı, bir sarhoşun elinde bıçağı ile nasıl vatan savunması yaptığının hikayesini bizlerle paylaştı.…
İMAN KIRINTISI
Evet insanın en önemli serveti imandır. “İmam hem nurdur, hem kuvvettir. Hakiki imana sahip olan bir insan kainata meydan okur.(Bediüzzaman)
Konumuz bu, iman ve inanç uzun uzun da anlatmaya gerer yok. Eğer bir ülkeyi korumak ve ayakta tutmak istiyorsanız, imanlı ve inaçlı bir gençlik yetiştirmek zorundasınız! Bu nedenle kalp, zihin ve ruh eğitimi çok önemli.
Bu konuda kendini eğitimci olarak gören her insan, başta imam hatipler ve öğretmenler, çevresindekilere Allah’ı(cc) anlatmaları gerekiyor. Çünkü Rab’bine iman eden bir insan, imanın diğer gereklerini de yerine getirir.
Ancak, medya bu konuda çok zayıf, bilmem ne kadar televizyon kanalı var, pek azı hariç, kalplerimize, ruhumuza hitap eden proğram yapmıyorlar. Neden Yunus Emre gibi bir dizi daha yapılmaz bu ülkede? Sadece Mevlana’nın hayatı dizi olsa bile yeter. Sahi Hoca Ahmet Yesevi niye unutulur, Mehmet Akif niye dizi olmaz?
RUH VE İMAN
Ruh, kendi doğasını ifade etmek için bedenin bir organı olan beyini kullanılır yani bilinci. Bilinç Ruhun “düşüncelerini” aktaran katmandır ama ruhun ta kendisi de değildir.
Ruh sonsuzluğa aittir, ruhun kelamını ileten bilinç ise “şimdiki yaşamdaki benliğimize” aittir. Öncelikle bunu anlamak için Bilinç, Önbilinç ve Bilinçaltı’nın sırlarını incelemek gerekiyor. Ancak konu uzun, burada ruh ve iman ilişkisini de görmek gerek.
İman insana Allah’ın(cc) en büyük hediyesidir ve O’bunu dilediğine verir. İmanlı insanları takvalarından ve vicdanlarından tanırsınız.
İşte ruhun imana ihtiyacını verebilmek için,diri olmak için, neslin zihninin ve ruhunun zikirli canlandırılması ve zaman zaman yenilenmesi gerekiyor.
Namaz sonrası yaptığımız tesbihatler, kainat kitabına dikkatli bakış ve tefekkür bunlardandır.
Bu nedenle, yazılan makalelerde, kitaplarda, filimlerde, haberlerde yani hayatın her parçasında Yaratan Rabbimizi anmak ve anlatmak gerekiyor.
Bakınıza bu millet 15 Temmuz’da sokaklara döküldü, çünkü ruhumuzda kalan iman kırıntıları vardı. Biliyorum ki, hocamımızın söylediği gibi bu milletin sarhoşları bile vatan sevdalısıdır. Onun için kimde ne var Allah bilir…
Peki kalın sağlıcakla.

Mehmet Doboğlu
Mehmet Doboğludoboglu@kahramanmarasgazetesi.com.tr

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.