ONLARI NEDEN DOST EDİNMEYELİM

ONLARI NEDEN DOST EDİNMEYELİM

Yahudiler, Allah’ın eli bağlıdır (sıkıdır), dediler. Hay dedikleri yüzünden elleri bağlanası ve lânet olasılar! Bilâkis, Allah’ın elleri açıktır, dilediği gibi verir.

Andolsun ki sana Rabbinden indirilen, onlardan çoğunun azgınlığını ve küfrünü arttırır. Aralarına, kıyamete kadar (sürecek) düşmanlık ve kin soktuk. Ne zaman savas için bir ateş yakmışlarsa (fitneyi uyandırmışlarsa) Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar; Allah ise bozguncuları sevmez.(Maide-64)

Yukardaki ayeti okuduğumuzda Yahudilerin(haşa)Allah’ı cimrilikleri suçladıklarını ve bu nedenle lanetlendiklerini, aralarına düşmanlık ve kin sokulduğunu.  Kur’anın bu tip insanları ağır geldiğini ve azgınlaştırdığını bundan dolayı da azgın bir millet olduklarını söyleyebiliriz.

Bugünlerde Kur’anın tefsirini okumaya devam ediyorum bir yandan da Tevrat’ı okuyorum,  yuhudilerin bakış açısını araştırıyorum. Mesele biz Hz. İsmail(as) biz farklı bakıyoruz), onlar farklı bakıyorlar(Hacer annemizden doğduğu için. İshak(as) annesi asil, Hacer annemiz köle olarak anlatılıyor) Onlar, yeryüzünün kendileri için yaratıldığını, seçkin bir millet olduklarına inanıyorlar. Rab’bimiz ise onlara şöyle diyor;  “De ki: “Ey Yahudi olanlar! Eğer insanlar arasında yalnız sizin, Allah’ın dostları olduğunuzu sanıyorsanız, o halde ölümü temenni edin, doğru iseniz?” Diyerek bu inançlarının da doğru olmadığını söylüyor.

Konuyu nereye getirmek istiyorum. Onlar, kendilerini dünyanın efendisi olarak görüyor. Hani üst akıl diyoruz ya, aslında üst akıl dediğimiz güç ‘siyonizm’dir. Yani bu zihniyetteki yahudilerdir. Burada siyonizm ile aslında Yahudiliği de ayırmak gerek.

Şu ayete dikkat edelim: “Yahudilerden bir kısmı, (Allah’ın kitabındaki) kelimeleri esas mânâsından kaydırıp; dillerini eğerek ve dine saldırarak, “Sözünü işittik, emirlerine isyan ettik, dinle, dinlemez olası ve râinâ (bizi gözet)” diyorlar. Halbuki onlar, “İşittik ve itaat ettik; dinle ve bize de bak” deselerdi bu, kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat Allah, küfürleri yüzünden kendilerini lanetlemiştir. Artık onlar, pek azı müstesna, iman etmezler.” Bu ayet onların azda olsa bir kısmının iman ettiğinden bahseder.

HIRİSTİYANLAR VE YAHUDİLER BİRBİRLERİNE KARŞI

Aslında Yahudi ve Hıristiyonlar birbirlerinin dostudur ama buna rağmen birbirlerini de eleştirmekten geri durmazlar. Kur’an şöyle der;  “Yahudiler dediler ki, “Hıristiyanlar birşey üzerinde değiller”, Hristiyanlar da “Yahudiler bir şey üzerinde değiller” dediler. Oysa hepsi de kitabı okuyorlar. Hiçbir bilgisi olmayanlar da öyle onların dedikleri gibi dediler. İşte bundan dolayı Allah, ihtilafa düştükleri bu gibi şeylerde, kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.”

Sözü nereye getirmek istiyorum aslında kitap ehli olanlar, birbirlerinin kitabını okumalı çünkü biz müslümanlar kitaplara ve peygamberlere de iman ederiz. Bu nedenle Tevrat’ı ve İncil’i okuyorum, sonra Kur’anla karşılaştırdığımda, insan eli ile değiştirilen kısımları gözlemliyorum. İyi ki müslümanım diyorum…

Tevrat’ta çok daha eski milletlerin hayatından örnekler veriyor, Tevrat ile Kur’anı karşılaştırdığımda, bizim dinimizin neden orta yol veya doğru yol olduğunu daha iyi anlayabiliyorum.

Şimdi şu ayeti de aktarıp, yazımı tamamlayayım inşallah! “İçinde hidayet ve nûr bulunan Tevrat’ı, elbette biz indirdik. Müslüman olan peygamberler, yahudiler hakkında hükmederler, kendilerini Tanrıya adamış zâhitler, âlimler de, Allah’ın kitabını korumakla görevlendirildiklerinden (onunla hüküm verirler) ve onun Allah’ın kitabı olduğuna şahitlik ederlerdi. İnsanlardan korkmayın, benden korkun, âyetlerimi az bir paraya satmayın. Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar kâfirlerin ta kendileridir”

Bu ayette Tevrat’ın Yahudiler tarafından değiştirildiği anlatılmakta, hatta para ile satıldığından bahsetmektedir.

Sonuç, şu anda yeryüzünde  huzursuzluk yaşanıyorsa, bilin ki tetikçisi siyonizmdir. İşin enteresan tarafı bunu dünyaya düzelteceğiz diye bunu yapıyorlar. Oysa yeryüzünde fesat çıkartıyorlar. Filistin bunun en net örneği.

Diyeceğim şu ki, bütün insanlığın Kur’anın nuru ile yeniden aydınlatılması gerek. Yoksa insanlık bunalımları giderek artacaktır. Bir konu herkesin dini kendine ancak, insanlığın yeni bir saadet asrına yani barışa ihtiyacı var. Bunun için barış diyoruz.

Kalın sağlıcakla.





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co