Öğrenci evleri

Öğrenci evleri

SOSYAL DEPREM VE ÖĞRENCİ EVLERİ

Üniversite öğrencilerinin bay-bayan bir evde kalması günümüzün en tartışılan konuları arasında. Kahramanmaraş Üniversitesinin açılışından sonraki yıllardı. Şimdiki Antalya Müftüsü Ahmet Çelik o zamanlar il müftü yardımcılığımızı yapıyordu. Bana bu öğrenci evleriyle ilgili önemli bilgiler aktarmıştı. Şunu söylemek istiyorum, bu konu bugünkü mesele değil. Nesepsiz çocukların sayısını incelerseniz, olayın vahim boyutunu daha iyi anlarsınız.
Şunu söylemek istiyorum, bir kız bir erkek yalnız bir yerde kaldığında üçüncüsü şeytandır, diyen bir inanç sistemine sahibiz. Ahmet hocamın anlattığına göre, genç kız ve erkek birlikte müftülüğe gelerek, kendilerine nikah kıyılmasını istiyorlarmış, müftülük yetkilileri de bunun yasal ve ahlakı olmadığını belirterek, anne ve babalardan habersiz bir nikahın söz konusu olamayacağını bildirmişler. Bu gençler yine iyi niyetliler ki böyle bir girişim yapmışlar. Ya nikahsız yaşamak isteyen gençler ne durumda!
Evet, cinsellik bir ihtiyaçtır. Çocuklar üniversiteyi kazanıyor, bu ihtiyaçlarını nereden karşılayacaklar, yasaklamak yerine bana göre çözümler ortaya koymak gerek.
İslam bu konuya oruç ve erken evlenme ile çözüm getirmiş. Ancak günümüz de iş kazanmak 30 yaşını buluyor. Dolayısı ile en iyisi çocukların aileleri ve devlet birlikte bu konuya çözüm getirmeli. Zina elbette kötüdür. Ama çözümü bulmakta sistemin düzenlenmesi ile mümkündür.

DÜNYA’NIN ÇEKİM ALANI
Farkında mıyız? Dünya çoğumuzu çekim alanı içinde bulunduruyor. Kimimiz evlat ve eş peşinde, kimimiz iş, bazılarımız üç öğün yemeğe doymuyor geceleri paça ve kebap peşinde koşuyoruz; bugünlerde işin içine birde siyaset girdi, neredeyse hepimizin gündemini teşkil ediyor.
Manevi büyüklerimiz, ‘Dünya bir gölgelik!” diyor, ‘Mal yalan, mülk yalan al birazda sen oyalan diyerek, masiva ya karşı uyanık olmamız gerektiğini belirtiyor. Bediüzzaman ise bizler gibiler için dünyaperes sıfatını yakıştırıyor.
Evet günler birbir geçiyor, gündüzler-geceleri, geceler-gündüzleri kovalıyor. Dün çocuk olanlar, gen; genç olanlar ise yetişkin bir insan olarak görülüyor. Bizim dede ve babalarımızın nesli tükendi. Artık ölüm sırası bizim gibi saçı ağırmış insanlarda galiba…
Bu yazıyı okuyanlar bir kısmının; “ Evet vallahi adam doğru söylüyor”, bir kısmının ise ya ölüm gibi soğuk bir konuyu niye işlerler ki dediğini duyar gibi oluyorum.
Hemen belirteyim, bazıları gibi siyaset yazsaydım belki daha fazla okunur, günün adamı olurdum tabi ki siyaset, ekonomi, eğitim gibi konuları gerekmez görmüyorum, ben asıl olanın ahret hayatı olduğunu bir defa daha hatırlatıp, dünyanın geliş geçici zevklerini ahret hayatına değişmemek gerektiğini belirtmek istedim.

NEDEN BÜTÜN HUZURSUZLUKLAR BİZDE
Cuma hutbesinde hoca efendiler, İslam coğrafyasında yaşanan sıkıntıları dile getirip, İslam kardeşliği üzerinde durdular.
Yıllardır camiye gider, benzer hutbeler dinleriz, ancak Müslümanların sıkıntılarının da giderek büyüdüğüne şahit olmaktayız. Peki nedendir, hiç düşündük mü?
Bakın bir zamanlar biz neydik? Şimdi ne olduk? “Bizler harcayacak dünyalığı olmayınca sadaka niyetine tebessüm edenlerdendik. Bir çocuğa tebessüm etmeyi, bir çocuğa tebessüm ettirmeyi unuttuk. Ne oldu bize? Nasıl bu hale geldik? Merhametsiz ve duasız… Bu kadar kör ve nankör… Nasıl bu kadar vurdumduymaz olduk? O kadar uzun zaman mı geçti üzerinden ki gönüllerimizden akan merhamet pınarlarımız buz tuttu. Ne kadar ağır geldi yüreğimize ki düşeni kaldırmaya üşenir olduk. Elimiz bir yetimin başına gitmez oldu. ”Güneşimizi” kaybettiğimiz için mi bu hale geldik?”
Evet biz güneşimizi kaybettik, yönümüzü de. Kur’an elimize alıp okuyamıyoruz, okusak da anlamıyoruz, anlasak da yaşayamıyoruz. Böyle olunca katmerli sıkıntılar bizi buluyor. Çünkü düz yoldan ayrıldık.





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co