Oğlum sen Ankutsun-2

Oğlum sen Ankutsun-2

Dünden devam: Konu çok önemli ve biraz ağır !

Mankurt: “Türk düşmanlarının Türk’e Türk düşmanlığı propagandalarını ilahî bir vahiy gibi dinleyip kutsal bir âyet gibi kalbine nakşeden, bunları huşu içinde derleyip bir muska gibi boynunda taşıyan ruhsuz, şuursuz, milliyetsiz, kimliksiz, kişiliksiz, vatansız, geçmiş hafızası silinmiş, gelecek hayali karartılmış bir iskelet, Amerika’nın, Avrupa Birliğinin, Ermenicilerin, Kürtçülerin ensesine oturup yularından tutup istediği yöne çektiği bir zavallıdır

Eserde; tarihten, edebiyattan, hatta “Oidipus Kompleksi”, “programlanmış çaresizlik olgusu” gibi psikolojinin sahasına giren bazı terimlerden, ibret-âmiz hadiseler, hikâyeler,  fabl gibi ifade vasıtalarından da ayrıca yararlanılmıştır. Böylece yoğun anlatım daha da kuvvetlendirilerek, çeşnilendirilmiş; ince ayrıntılar ve tespitlerle, bir vâkıa tüm cepheleriyle göz önüne getirilmiş; fikirler, tahliller çekici ve anlaşılır kılınmıştır.

Söz konusu bazı ilginç örneklere değinelim:

Eve misafir geliyor: Televizyon daki dizileri takip ediyor, çayını içiyor bir tek kelime konuşmadan çekip gidiyor.. işte size Televizyon Mankurtluk örneği

“Mankurtluk, Düşmanına Sarılma Zilletidir” başlığı altında düşmanına âşık bir genç kız misali veriliyor. Yakın ölüm tehdidine rağmen, kız düşman sevdiğine kayıtsız şartsız teslim olmakta, onun tarafından öldürülmeyi dahi göze alacak kadar körleşmektedir.

Verilen misal Batının Doğu algısını içerdiği gibi, bizim kendimiz hakkındaki bazı tasavvurumuza da işaret etmektedir.

Hemen hatırlıyoruz, iç ve dış siyasilerin, özellikle Avrupa Birliği ile ilişkiler kapsamındaki karşılıklı görüşlerini. Küçük bir örnek üzerinden gidelim: “Avrupa Parlamentosu’ndaki oturumda Türkiye, evlenmek için direten nişanlı bir genç kıza benzetildi. İspanyol parlamenter Christina Guiterrez, ‘‘Nişanlı kadın evlenmek istiyor. Bir kadın bu kadar uzun süre reddedilemez’’ dedi.

Türkiye kâh bir genç kız olup, “Katolik nikâhı kıydırmaya yeltenmekte, kâh uslu bir öğrenci hüviyetinde derslerine sıkı çalışarak, verilen ev ödevini bitirmeye niyetlenmekte, kâh havadan inen emirlerle yalınkılıç sefere çıkmaktadır. Sokakta icra edilmesi gereken görevleri ise, romantik teröristlerimiz üstlenmektedir.

Ayrıca başta Ermeniler olmak üzere, çeşitli özür kampanyaları açarak ve özür sahasını genişleterek de, Batılı Sevgililerinin(!) sayısını çoğaltmaktadır.

“Mankurtluk Külahı”nda, yine Mehmet Rauf’un, İstiklâl Harbi’nde geçen, günümüze taşan bir hikâyesi tahlil edilirken, mankurtça teslimiyetin rezilliği ve düşmanla işbirlikçi din adamının zihniyeti, sefaleti irdelenir. Zamanımızın, kötülükle/küffarla savaş(mücadele)  kavramını yitirmiş sorumsuz ve sorunsuz Müslümanları eleştirilir. “Şereflice ölmenin asaletini” de içeren hikâyede “Ruslar, Halil Hoca’nın evine büyük bir ordu birliği hâlinde saldırırlar. Halil Hoca ve yaşlı karısı, elli ellibeş Rus gâvurunu temizledikten sonra daha fazla dayanamayıp şehit olurlar.

Kitapta :  “Mankurtlaşmanın Önemli Bir Zemini: Kültür Emperyalizmi” konusuna değinilirken; Mankurt tipinin zıttı olarak, “Soylu ve Yiğit Türk Serdengeçtileri, Millî Türk, Çılgın Türk” tanımları ortaya atılmakta, bir çözüm sunulmaktadır. Her iki tipinde düşünceleri, tavırları, hayat biçimleri, savaş(zorluk, mesele, varolma kavgası) karşısındaki davranışları incelenmektedir.

İleri mankurtlaş(tır)ma biçimlerinde, çeşitli yollar tatbik edilmektedir. Biri de; çevrilen diziler, filmlerle, yayınlanan bir takım kitaplar ve sivri kişilerin kullanılmasıyla, dünya çapındaki anıt şahsiyetlerimize yapılan saldırılardır. Büyükler bilhassa çarpıtılmaya müsait, magazinleştirilmiş özel hayatlarıyla ele alınır; güdükleştirilerek, bağlar koparılır, dayanak ve kaynak olarak yararlanılmasının önü kesilir.

Müslüman Türk Milleti: öyle Mankurtlaştırıldıki : Avrupalı Hıristiyanlar gibi yaşamaya başladık.. adımız Türk , dinimiz Müslüman yaşamımız ise moderne batı..

Sevgili okurlarım: konuyu iyi anlamanız için etrafınıza kendi çocuklarınıza bakın: Bilgisayar bağımlısı, cep telefonu bağımlısı, internet bağımlısı, sürekli birilerinin söylemi ile konuşan ikişiler ki : Televizyon kanalındaki liderin konuşması ile aynı cümleleri kuran kişi  var mı yok mu ?

Kitapta mevzuuyla ilgili Kanunî ve Atatürk örnekleri verilmiştir.  Fatih’ten Yavuz Selim’e, hatta en kutlu örnek Peygamber Efendimize kadar indirgeme, tahfif ve tahkir şekilleri görülür. Bir takım tıynetsiz adamlara yaptırılan programlarla; muhtelif sahnelerde fütursuzca, sıradan fanileri, yüce şahsiyetler söz gelişi peygamberlerin seviyesine getiren, eş(it)leştiren âşıkane(!) yorumlarla “hücum” tırmandırılır.

Onları asıl büyütüp, farklılaştıran, öne çıkarıp tanıtan hasletleri, biricikliklerini ve müstesnalığını sağlayan özellikleri kapatılır. Böylece gerçek çehrelerini; meydana getirilen sanal, yapay kişilik örter. Beyin her yönden küçüğe, basite, gündeliğe alıştırılır. Meseleyi bu yönden değerlendirince mesela Necip Fazıl gibi dev bir şairden geriye; kumarbaz, başı rüzgârlı, karmaşık bir ruh kalır. Maya bozulur; meydan doldurulmuş, pilli, kurgulu, bönleşmiş oyuncaklarla sarılır.

Toplumu : Mankurtlaştırdılar..

Devamı yarın

İyi günler..





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co