NEFSİME DİYECEK SÖZÜM VAR

NEFSİME DİYECEK SÖZÜM VAR

 

Hepimiz insanız ve zaaflarımız var, belki de bizi zor duruma sokan, kimi zaman zavallı yapan bu zaaflarımızdır…

Zaaflarımızın sonucu işlediğimiz günahlar bizi zora sokar,  kimi zaman dünyalık dediğimiz, bağ, bahçe, köşk, otomobil vs düşkünlüğümüz, biliriz ki nefsimizin aşırı isteklerindendir.

Aslında bunlar birer puttur içimizde. Adam ‘para’ diyor başka bir şey bilmiyor. Çok konuşuyor, uyuyor, yiyor, su gibi yalan söylüyor, iyilik nedir bilmiyor, fitneci v.s

Bu nedenle olsa gerek, kimi kalpler taşlaşır, gönüller yosun tutar, bazen de akıl tutulur…

Zavallıdırlar günahlarında ısrar edenler, bunlar genelde kendi kusurlarını görmek yerine, devamlı başkalarını eleştirirler. Oysa insan her şeyden önce kendi ‘yamuklarını” görmeli, görmeli ki zavallı olmaktan çıkıp, Rabbine kul olabilsin….

Haa şunu da söylemek gerek. İnsan zaafları sonucu günah da işler, ancak zavallı olanlar günahını görmemezlikten gelerek, günahlarından pişmanlık duymayanlardır.

İşin özü insan kendini ve haddini bilmeli. Kul olduğunu unutmamalı, dünyanın imtihan dünyası olduğu bilinci ile hareket edip, Rabbine yönelmelidir….

 

ALLAH’I TANIMAK

Şunu söylemek istiyorum, önce biz  Rab’bimizi en güzel isimleri ile tanımalıyız. Çünkü Rabbini tanıyan, nefsini de tanır. Acizliğini, yokluğunu, fakirliğini, hakkını, hukukunu v.b bilir…

Zaten biz Allah’ı tanırsak, kalbimizdeki köşkler onun olur, kalbimiz ancak O’nu zikir ederek, mutluluğu yakalar ve vicdanlı oluruz….

“Allah’ı tanımayan O’nu niçin özlesin? Peygamberi tanımayan, O’nun insani davranışlarını bilmiyor ki, onları özlesin ve yapsın. Neyi özlüyorsak, kimliğimiz onun içinde saklıdır. Taşı, toprağı özleyene, ötede taştan, topraktan başka bir şey verileceğini mi sanıyor? Ama Allah’ı özleyene Allah: “ Hoş geldin ey kulum!”  diyecek.

Dünyada neleri tanıdın, neleri; ama Allah’ı tanımadıysan, sen neyi tanımışsın ki? “ Bilgin”sin ha? “ Bilmekten mana ne, kişi Hakk’ı bilmektir.”

Kıymetimiz, özlemlerimizin içinde saklı. Taşı özleyen kalple, Rabbini özleyen kalp aynı kefeye konabilir mi? Arif odur ki, Rabbani kalple taş kalbi ayırt edebilir. Erenler gönülleri gezerler, onlar konaklara bağlı değillerdir.

Bugün gönül ehli geri tarafta gözüküyor. Bir gün ölüm borusu çaldığında ve “ dön geri” dendiğinde, bugün geride duranlar yarının sultanı olduğunda, üzülenler de sevinenler de sonsuza dek aynı şeyi yaşayacaklardır. Ölüm, hayatı tersine döndüren en büyük komuttur.

İsmi tanımlarken, “ Varlıkları ve kavramları karşılayan kelimelerdir.” denir. Varlık, beş duyunun algıladığı somut sözcüklerdir. Kavram ise, beş duyunun dışında, zihnimizin algıladığı soyut kelimelerdir. Varlık somut, kavram soyuttur…”

 

DÜNYA ONLARIN, AHRET BİZİM OLSUN

Son dönemde yazılarını okumaktan son derece keyif aldığım, D. Ali Taşçı kardeşimiz bu tespitlerinden sonra der ki; “ İnsanı tanımanın ve dolayısıyla varlıkla yüzleşmenin biricik yolu, kavramsal düşüncedir. Büyük büyük adamlar görürsünüz, saatlerce konuşurlar, fakat ceviz kabuğunu doldurmaz bu konuşmaları, çünkü bütün hikâyeleri, deniz kenarındaki çakıl taşlarını tek tek anlatmaktır. Onlar, çakılın kumsallaşmış ayna rüyasından ve aynaya düşen siluetten söz edemezler, çünkü taş kalmışlardır, beş duyunun ötesine geçememişlerdir.”

Konunun özü şu, dünya bir gölgelik kardeşim, bu gölgelikte ne krallar, ne ağalar ne beyler yaşadı, hiçbiri de bir şey götürmedi öbür tarafa(güzel ameller hariç).

Bilirsiniz, Efendimiz bir gün hasır üzerinde yatmış, vücuduna izi çıkmış, Hz. Ömer bunu görünce ağlamış, sonra diğer hükümdarlarla karşılaştırma yapılınca, O(sav) şöyle demiştir: “ Ya Ömer dünya onların, ahret bizim olsun!”

Şu fabrikalar, tarlalar, bağlar, bahçeler, arabalar, dünyada size göre ne kadar kıymet ifade eden mücevherler varsa, bunları amaç değil, iyiliklere araç olarak görme gerek. Çünkü kalpler ancak Allah’ı zikir ettiğinde mutlu ve huzurlu olur. Sahi yakın zamanda Allah için iki damla gözyaşı akıtabildin mi? Büyükler der ki; “ Kalp dünyadan boşalmadıkça, aşk tohumu orada filiz vermezmiş.” Duydun mu ey nefsim!

Kalın sağlıcakla.

 

 





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co