Musibetlerin hikmeti

Musibetlerin hikmeti

MUSİBETLERİN HİKMETİ

Önceki gün Dağlıca’da 16 şehit verdik, dün ise Iğdır’da kalleşler yine güvenlik güçlerimizi pusuya düşürdü ve iki günde 30 şehidimiz Allah’a(cc) yürüdü.

Tabi bu acılar toplum tabanında ya da avamda çeşitli tepkilerin gelmesine sebep oluyor. Bir arkadaşım artık bu ülkede kimse kardeşlik projesini konuşmamalı, derken diğerlerinin de ağzı olduğu için konuşuyorlar.

Konuşmalar herkesin bilgi basamağına göre değişiyor. Bilgi birikimi olanlar, terörün arkasında başta Almanya olmak üzere, Fransa, İngiltere, ABD ve İsrail olduğunu açıkça söyleyip. Türkiye’nin bölgesinde büyüyen bir güç olmasını hazmedemeyen sözdü dostların bulunduğunu dillendiriyor.

Peki, biz biliyoruz ki, her musibetin bir sebebi vardır. Terör ülkemizin başına bela olmuş büyük sorunların başında geldiğine göre acaba ‘terörün hikmeti’ ne ola? Sonun da söyleyeceğimi hemen yazayım, teröristleri kötü bir akıbet bekliyor. Şehitlerimiz için ise “  İşte onlar, sabretmelerine karşılık (cennetin en gözde yerinde) odalarla ödüllendirilirler ve orda esenlik dileği ve selamla karşılanırlar. Orda ebedi olarak kalıcıdırlar; o, ne güzel bir karargâh ve ne güzel bir konaklama yeridir. (Furkan Suresi, 75-76) Çünkü Allah yolunda ölenler şehittirler…

HAYIR, BİLDİĞİMİZDE ŞER, ŞER BİLDİĞİMİZDE HAYIR VARDIR

Her insanın olaylara bir bakış açısı vardır, perspektif diyenler de var bu işe…

Yüce Kuran’da Rabbimiz; “Hoşlanmasanız da savaş size farz kılındı. Olur ki hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlı olur. Olur ki sevip arzu ettiğiniz bir şey sizin için şerli olur. Gerçeği Allah bilir, siz bilmezsiniz, …(Bakara-216)

Evet, Müslümanların dün de düşmanı vardı, bugünde… Düşman bazen cehalet olarak önünüze çıkar, bazen servet, bazen de terör olarak…

Denilir ki “Yüce Allah yarattığı tüm peygamberlerin üstün ahlaklı salih birer mümin olduğunu elbette bilir; onları samimi bir derinlikle ve salih bir imanla yaratan O’dur. Rabbimiz’in seçkin, üstün ve onurlu kulları olmalarına rağmen yine de peygamberler, hayatları boyunca oldukça zorlu imtihanlarla denenmişlerdir. Zorluklar, insanların onların samimiyetlerine şahit olması ve onların üstün ahlaklarını örnek almaları, peygamberlerin Allah’a olan yakin ve candan sevgilerinin pekişmesi, ahirette güzelliklerinin kat kat artması için büyük bir vesiledir.

Kuran ayetleri ile haber verilen kıssalar vesilesiyle bu zorlu imtihan ortamı tarif edilmiştir. Hz. Musa (a.s.), peşindeki zorlu Firavun ordusuna rağmen denizin kıyısına geldiğinde, zahiren bir çıkış yolu gözükmüyordu. Allah’ın Yüce Kadrini takdir edemeyenler “gerçekten yakalandık” derken, ayette belirtildiği gibi Hz. Musa (a.s.) “Hayır” dedi. “Şüphesiz Rabbim, benimle beraberdir; bana yol gösterecektir.” (Şuara Suresi, 62).

Mubarek Peygamberimiz (sav) ise kendi topluluğu ile birlikte savaş sırasında putperestler tarafından iki taraftan sarıldığında, zahiren kaçacak hiçbir yol bulunmuyordu. Bu, yüreklerin hançereye dayandığı zorlu bir imtihan günüydü. Aynı zamanda bu, Allah’a yürekten iman eden, Allah’ın yardımına tüm kalbi ile güvenen, Allah’a dayanıp sarılan samimi müminlerin güçlü kaldıkları, Allah’ın yardımını umdukları çok özel bir sınanma vakti idi. Allah’ı gereği gibi takdir edemeyenler ve münafıklar ise, Allah’ın rahmetinden hemen umut kesmişler, kendilerince zanlarda bulunmaya başlamışlardı. Yüce Rabbimiz ayetinde bu zorlu ortamı şöyle tarif etmiştir.

Hz. Yusuf (a.s.)’ın hayatında da çok büyük imtihanlar ve zorluklar vardır. İftiraya uğraması, yıllar boyu zindanda unutulması elbette ki zorlu imtihanlardır. Fakat onun, Allah rızası için şevkle ve zevkle göğüs gerdiği en büyük imtihanlardan biri kuşkusuz ki küçük yaşta kardeşleri tarafından kuyuya atılması ve bu karanlık yerde kurtuluşu beklemesidir. Eğer onun kuyuda bulunduğu sırada kervan o bölgeden geçmese, bu topluluk kuyudan su almaya karar vermese, orada günler boyunca süren zorlu bir şahadet ile dünyadaki yaşamı son bulacaktır. Fakat kuşkusuz ki her şey Allah’ın dilemesiyledir. Hz. Yusuf (a.s.)’ı değerli, üstün ve mübarek bir peygamber olarak yaratan Allah, onun kurtuluşunu da en güzel şekilde kaderinde belirlemiştir.

Sonuç olarak; Rabbimiz bela ve musibetleri anlatırken, başınıza gelenler kendi ellerinizde yaptığınızın sonucudur, yani bazı sıkıntıların nedeni, biziz, hatalarımızdır…

Bazı sıkıntılar ise, bizi kendisine bağlar. Bu sıkıntıları aşma noktasında ise Allah’ın ipine(Kurana ve Sünnete) sım sıkı sarılmamızı önermiştir.

Kalın sağlıcakla





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co