Mezar soğuk üşüyorum

Mezar soğuk üşüyorum

Ayak ucumda soğuk bir hava var, üşüyorum…

Gece saat 04 gibi uyandım, üşümüşüm, uykun kaçtı… Lalkıp abdest alıp, namaz kıldım, sonra sabah namazı ve içimde bir sıkıntı var. Soğuk oda; üşüyorum…

Sonra Bera abinin küçük ellerini öptüm, oturdum, sabah oldu… Evden erken çıkarak bir mezarlık ziyareti yapayım diyerek Şeyhadil mezarlığına gittim…

Kuş sesleri arasında yürürken, mezarlığın ne kadar soğuk olduğunu hissettim. Üşüyorum…

Soğuk, şöyle bir üfledim, soğuk havayı daha çok hissettim…

Babamın mezarına doğru gidiyorum… Bir kazma sesi..

İki kişi mezar kazıyor!..

Biri kazma sallıyor, o dinlenirken diğeri toprakları dışarı atıyor…

Mezar kazan adamda bir hırs var ki sorma, her haline yansıyor…

Kazma sallayan: toprak atana sesleniyor;

“Haydi sallanma iki mezar daha var kazılacak!”

Sonra yer değişiyor: Ya Allah diyerek kazmayı vuruyor…

Hava soğuk, yerler buz, mezarlık çok soğuk ben üşüyorum. Onlar ise Ekmek parası diyerek kazmayı vuruyorlar. Niye, ekmek parası… Ya bir gün!..

Sonra bir süre onların çalışmasını izledim…

Bir gün benim mezarımı da kazacaklar… Belki benden önce bunların birinin mezarını diğer arkadaşları kazacak kim bilir!.. Bu soğuk toprağın altına bizde gireceğiz…

Hanımın sözünü tutmadım, alttan kışlıkları giymedim, dizlerim üşümeye başladı, bir yandan da hareket ederek ısınmaya çalışıyorum…

Mezar çukuruna baktım: bu soğuk yerde nasıl yatacağız!.. Oysa ben mezar baktım da üşüyorum..! Mezar soğuk ben üşüyorum… Mezarlık soğuk!..

Babamın mezarının başına vararak bir Fatiha okudum, Anneme bir Fatiha okudum, amcama ve oğullarına Fatiha okudum ve Şeyhadil de yatan herkese Fatiha okuyarak geri dönüşe geçmiştim…

Mezarlık soğuk olduğu kadar insanı ürperttiği gibi içini de üşütüyor…

Sonra yatanları düşündüm: ya onlar!..

Büroma doğru koşarcasına yol alırken, dağda karları gördüm, Keş dağı ve

Koca Reis aklıma geldi: Üşüyorum şiiri, sonra o şiir mırıldanarak büromu buldum…

Üşüyorum! Koca Reis…

Bir coşku var içimde bugün kıpır kıpır

Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum

Gözlerim parke parke taş duvarlarda

Açılıyor hayal pencerelerim

Hafif bir rüzgar gibi, süzülüyorum

Kekik kokulu koyaklardan aşarak

Güvercinler ülkesinde dolaşıyor

Bir çeşme başı arıyorum

Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp

Mis gibi nane kokuları arasında

Ruhumu dinlemek istiyorum

Zikre dalmış her şey

Güne gülümserken papatyalar

Dualar gibi yükselir ümitlerim

Güneşle kol kola kırlarda koşarak

Siz peygamber çiçekleri toplarken

Ben çeşme başında uzanmak istiyorum

Huzur dolu içimde

Ben sonsuzluğu düşünüyorum

Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum

Durun kapanmayın pencerelerim

Güneşimi kapatmayın

Beton çok soğuk, üşüyorum…

Koca Reis Muhsin Yazıcıoğlu böyle diyordu… Beton Çok Soğuk ben üşüyorum… Şeyhadil Mezarlığı çok soğuk ben üşüyorum ve hızla büroya doğru yol alırken aklıma Keş dağı ve Koca Reis gelince bir Fatiha da onlara gönderiyorum…

Fatiha okuyarak, büromu buluyorum ama bende çok üşüyorum…

Bu yazımı okuyanlar, soğuk ve kar görenler koca reisimizi unutmayarak bir Fatiha göndermelerini rica ediyorum…

Gazeteci dostlarımıza: İsmail Güneş kardeşimizi unutmamalarını diliyorum…

Hava soğuk ben üşüyorum…

Şeyhadil mezarlığında yatanlara bir fatiha

İyi günler…





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co