Meydanlardaki Adamlar ve Yerel Seçimler

Meydanlardaki Adamlar ve Yerel Seçimler

Seçimlere birkaç gün kala siyasetin havası meydanlardan okunuyor.

Meydanlar hep kalabalık.

Akla şu geliyor: Bu halk birilerini işletiyor ama kimi?

İktidar, devlet imkânlarını kullanarak taşımalı kalabalıkları çok iyi organize ediyor. Siyasi toplantı değil de, başarılı bir turizm organizasyonu gibi. Siyasetteki kutuplaşma ve eşi görülmemiş kamplaşma, sosyal barışın giderek daha da bozuluyor olması, otoriter anti-demokratik uygulamalar, yaklaşan yerel seçimler, baş döndüren ve mide bulandıran tapeler, her yerden fışkıran yolsuzluklar ve pislikler, ekonomik gündemin ve sorunların ister istemez ikinci planda kalmasına yol açıyor.

Yerel seçimin yapılacağı güne doğru yaklaşılırken siyasi arenada tansiyon yükselmeye devam ediyor. Herkesin farkında olduğu üzere seçimler yerel seçim olmanın çok ötesinde bir politik anlam kazanmış durumda. İyice hırpalanmış kurumları ve taammüden kışkırtılmış karpuz gibi dilimlenmiş bir toplumsal yapıyla yolsuzluk ve hukuksuzluğun arş-ı alaya vardığı bir ortamda iki yıl sürecek bir seçimler sürecine giriyor.

Seçim gününe yaklaşıldıkça siyasetçilerinin tepişmeleri de artıyor. Bu alt alta üst üste tepişmelerin, seçim dolayısıyla halkın sorunlarını daha fazla gündeme getirme ve bunlara çözüm bulmayla ilgisi yok, aday olamayınca “Yeniçeri” misali kazan kaldıranlara kadar, ne ararsan var. Bu kadar yolsuzluk, rüşvet iddiasından sıyrılmak için sandıktan mucize bekleniyor ama boşuna. Zira bu kadar seçim oldu, sandıktan deterjan çıktığı görülmedi. Kirden pastan temizlenmenin yolu sandık değil, adaleti ve hukuku işletmektir.

Sona doğru yaklaştıkça nefis siyaseti yapanların daha bir hırçınlıkları artıyor. Seçim sürecinin kardeş kavgasına yol açmadan, insanlar arasında kin ve düşmanlığa sebep olmadan neticelenmesini dilemekteyim.

Bediüzzaman’ın Nur Talebelerine yaptığı, ama herkes, özellikle de ehl-i imanın tamamı için geçerli olan ve bilhassa böyle ortamlarda sık sık hatırlattığımız ikazı ne kadar manidar: “Sakın sakın, dünya cereyanları, hususan siyaset cereyanları ve bilhassa harice bakan cereyanlar sizi tefrikaya atmasın. Karşınızda ittihad etmiş dalâlet fırkalarına karşı perişan etmesin…” (Kastamonu Lâhikası, s. 88)

Bilindiği üzere yerel seçimler, birkaç ay sonrasında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimi ve bir yıl geçmeden gerçekleşecek genel seçimlerle birlikte üç etaplı genel bir politik sürecin ilk ayağını oluşturuyor. Genel seçimlerin olağan tarihi her ne kadar önümüzdeki yılın Haziran ayına denk geliyorsa da, kesin tarih belli değildir. Yerel seçimlerinin sonuçlarına ve muhtemel başka politik gelişmelere bağlı olarak bunun öne alınması dolayısıyla önümüzdeki en az bir yıllık dönem yoğun bir politizasyon süreci olarak yaşanacaktır.

Birbiri ardı sıra patlatılan yolsuzluk operasyonları, deşifre edilen ses kayıtları ve gizli belgeler, basılan silah yüklü MİT tırları, Uçak ve TIR’lar ile para, altın ve silah taşıma işlerine başlayan MİT, kargo şirketine döndü. Hükümetin birkaç haftada binlerce polisin, hâkimin ve savcının görev yerini değiştirmesi, canhıraş bir şekilde yasal değişikliklere giderek yargıyı mutlak kontrol altına almaya çalışması ve birkaç yıl öncesine kadar Kemalist bürokrasiye karşı vurucu güç olarak kullandığı Cemaati “paralel devlet” oluşturan illegal bir örgüt olmakla suçlayıp vatan haini ilan etmesi.Şu an gırtlak gırtlağa devam eden politik kapışma süreci genel hatlarıyla yolsuzluklar, kumpaslar, kirli çamaşırlar, çivisi çıkmış bir devlet aygıtı, dörtnala giden bir otoriterleşme ile Hizmet hareketi arasındaki güç ve iktidar savaşı yer alıyor.

Yaşanan süreç, bir yanda AKP’den ölümüne nefret eden, bir yanda da ona daha sıkı sarılan bir kitle doğurmuştur. Çaresizleştirilmiş yığınlar ise hoşnutsuzluklarını ifade kanallarından yoksun ve dağınık. Bu çaresizlik içinde kaçınılmaz olarak “kötünün iyisi” arayışı öne çıkarılmakta. Geniş kitlelerin bilincini çarpıtmak için var gücüyle görsel medyaya asılarak onları kendi arkasında kenetlemeye çalışmaktadır.

Kitlelerin gündelik yaşamını doğrudan ilgilendiren yerel-belediye sorunlar bir yana, bu seçimler siyasi eğilim açısından hayati bir referandum niteliğine çekilmektedir. Açgözlü siyasi birliktelikler kentleri koca bir emlak gözüyle görmekte ve seçmenin ihtiyaçlarını layıkıyla karşılamak yerine, onları yıllarca barınıp kök saldıkları yaşam alanlarından söküp atmaya, gündelik hayatı cehenneme çevirme pahasına her türlü doğal ve tarihsel dokuyu hoyratça yok etmeye çalışmaktadır.

Milli Görüş iktidarı kurulmadıkça, diğer temel sorunlar gibi temel kentsel sorunların da köklü ve kalıcı bir çözümü söz konusu olamaz. Bir avuç azınlığın kâr dürtüsünün tüm toplumu esir alması anlamına gelen kapitalist sistem tasfiye edilip, tümüyle kitlelere dayanan demokratik bir planlama yerleştirildiğinde tüm sorunlar en akılcı çözümlerine kavuşma zeminini bulacaklar.

Bugün şehrimiz Kahramanmaraş altyapısı tamamlanmış bir şehir değildir. Zorunlu temel hizmetler için bizlerden Enerji, şebeke suyu, ulaşım, hatta atıklar için büyük bedeller alınıyor.

Sermayenin bezirgân partilerine ve siyasetçilerine bel bağlanarak bu sorunlara çözüm bulunamaz. Seçimlerden sonra halkın sırtına yeni ve ağır yüklerin yükleneceğine kesin gözüyle bakabiliriz. Halk içinde bir söz vardır: “köprüyü geçene kadar …” Hükümet seçimlerde halkın tokadını yememek için, halka gösteriş için sadaka dağıtıyor, kendi belediyelerine bol keseden kaynak aktarıyor.

Sonuç olarak İnsanca yaşanabilir bir Kahramanmaraş için Milli Görüş belediyeciliğinden geçiyor. Adil düzen anlayışıyla Milli Görüş yerel yönetimleri kurulmadıkça, diğer temel sorunlar gibi temel kentsel sorunların da köklü ve kalıcı bir çözümü söz konusu olamaz. Hiç kuşkusuz sorunlar yerel seçimlerle çözülmeyecek, ama gerçek çözüme giden yol için toprağın sürülmesi, güçlendirilmesi anlamına gelecek bir tavır koymak mümkündür.

Bu seçimler her ne kadar politik olarak özel anlamlar kazanmış olsa da, yine de sonunda vatandaşın sorunları bağlamında yaşadıkları ile baş başa kalacaklarını, yürüdük aynı yolda, ‘halka hizmet’ demagojisini de bertaraf etmek gerekiyor.





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co