SON DAKİKA
istanbul escort |

MEME KANSERİ NASIL ANLAŞILIR?

Bu haber 04 Temmuz 2019 - 11:48 'de eklendi ve 2.535 kez görüntülendi.

  Özel Sular Hayat Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Orhan Gözeneli, Meme ve hastalıkları hakkında merak edilen soruları cevaplandırdı.

  Gözeneli, “Meme kanseri konusunda her kadın kendini ayda bir kez muayene etmelidir. Bu muayene, adet başlangıcından 5 ila 7 gün sonra; yani hormon etkisinin en az olduğu dönemde yapılmalıdır. Kendini düzenli olarak muayene eden her kadın, belli bir süre sonra kendi memelerini tanıyor ve normal meme dokusunun özelliklerini öğreniyor” dedi.

  İşte Genel Cerrahi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Orhan Gözeneli ile yapılan o röportaj: “

Meme nedir?

Meme, baktığımızda esasen; memelilerin göğsünde türlü biçim ve değişik sayıda bulunan, meme başı denilen çıkıntıları olan, dişilerde yavru emzirmeye yarayan, erkeklerde ise gelişmemiş durumda kalan süt bezlerine denir. İnsanlarda kaburgaları örten göğüs kaslarının üzerinde bulunmaktadır.  Meme başı ise, areola denilen koyu renkli cilt bölgesinin merkezidir.

Memede hangi yapılar bulunur?

 Her meme, lob denilen 15 ila 20 kısımdan oluşur. Loblar küçük lobüllerden meydana gelir. Lobüller, süt üreten küçük bezleri içerir. Süt, lobüllerden ve duktus denilen ince kanallardan geçerek meme başından akar.

  Lobül ve kanalların arasını yağlar doldurur. Memeler, aynı zamanda lenf denen renksiz sıvıyı taşıyan lenf kanallarını da içerir. Lenf kanalları küçük yuvarlak lenf bezlerine açılır. Lenf bezi grupları, memenin yanında koltuk altında, köprücük kemiğinin üstünde, sternumun (yada halk arasında iman kemiği de denir) arkasında ve vücudun diğer bölümlerinde bulunur. Lenf bezleri, lenf sisteminde olabilecek bakteri, kanser hücreleri ve diğer zararlı bileşenleri tutarlar.

Memenin her hastalığı öldürür mü?

  Tabi ki hayır. Esasen meme kanserleri bile, son zamanlarda çıkan yeni cerrahi tedavi ve ilaçlar sayesinde büyük oranda başarıyla tedavi edilebilmektedir.

Her meme hastalığının tedavisi ameliyat mıdır?

  Hayır. Örnek verecek olursak, Granülomatöz Mastit hastalığının tedavisinde, hala tartışmalar devam etmekle birlikte, artık cerrahi pek tercih edilmemektedir. Onun yerine Tru-Cut dediğimiz bir biyopsi ile lokal anestezi ile küçük bir parça meme dokusu alınarak laboratuvarda incelendiğinde, eğer tanımız Granülomatöz Mastit hastalığı ise, tedavimiz medikal; yani ilaç tedavisi oluyor. Çok nadir durumlarda, eğer hasta bir şekilde ihmal etmiş, cerraha geç gelmiş ve lezyon fazla büyümüş ise cerrahi uyguluyoruz. Ya da çoğu kist ve fibroadenom dediğimiz lezyonlarda ise lezyonun büyüklüğü, cerrahın kararı ve hastanın da şartları göz önünde tutularak 3, 6 ya da yıllık kontrollerle takip edilinebiliyor. Yahut lezyon büyüklüğü fazla ise, direkt cerrahi de uygulayabiliyoruz.

Meme kanseri nedir?

Meme kanseri, meme hücresinin, var olan yada sonradan kazanılan bir takım genetik mutasyonlar sonucunda; yapısında ve fonksiyonunda değişiklik olması ile meydana gelen hastalık tablosuna verdiğimiz isimdir. Bunlardan en çok korktuğumuz değişiklik ise, meme hücresinin, tutunduğu bazal membran dediğimiz duvarı aşarak, hareket kaabiliyeti kazanması, bunun sonucunda da lenf ve kan dolaşımına geçerek akciğer, kemik, karaciğer ve beyin gibi diğer organlara yerleşip; yerleştikleri organın işlev görmesini engeyecek şekilde buralarda çoğalması; yani “meta-staz” dediğimiz hadisedir. Bu kelime latincede “uzak yayılım” anlamına gelmektedir.

Meme kanseri nasıl anlaşılır?

“Meme kanseri nasıl anlaşılır” a gelmeden önce, “memede kitle ve lezyonlar nasıl anlaşılır” ı tarif etmek gerekir. Çünkü daha önce de ifade ettiğim gibi, her meme kitlesi kanser demek değildir.

Kendi kendine elle muayene çok önemlidir. Peki, elle muayene nasıl yapılır?

Her kadın kendini ayda bir kez muayene etmelidir. Bu muayene, adet başlangıcından 5 ila 7 gün sonra; yani hormon etkisinin en az olduğu dönemde yapılmalıdır. Kendini düzenli olarak muayene eden her kadın, belli bir süre sonra kendi memelerini tanıyor ve normal meme dokusunun özelliklerini öğreniyor. Böylece yeni ortaya çıkan kitleleri erken dönemde fark edebilecek duruma geliyor. Meme muayenesi farklı şekillerde yapılabiliniyor. Ayna karşısında görsel değişiklikleri değerlendirdikten sonra yatarak, el ile yapılan muayeneyi en etkin yöntem olarak görüyoruz. Muayeneye önce ayna karşısında başlanır. Eller bele konularak önce memelerin simetrik olup olmadığı kontrol edilir. Memelerde görünür bir kitle araştırılır, meme derisinde herhangi bir çöküntü veya renk değişikliği olup olmadığına bakılır.  Eller yukarı kaldırılarak aynı incelemeler tekrarlanır.  Daha sonra yatarak muayeneye geçilir. Muayeneye önce sağ memeden başlanır. Daha rahat muayene edebilmek için sağ omuz-sırt altına küçük bir yastık konulur. Sağ el başın arkasına yerleştirilir.  Muayene, sol elin 2. ve 3. parmaklarının ucu ile gerçekleştirilir. Memebaşı çevresinden başlayarak ve meme dokusuna hafifçe bastırarak saat yönünde halkasal hareketler ile herhangi bir duyarlılık veya kitle olup olmadığı kontrol edilir. Tüm meme muayene edildikten sonra koltukaltına bakılır. Sol meme ve koltukaltı da benzer şekilde değerlendirilir.  Eğer herhangi bir kitle varsa direkt olarak bir Genel Cerrahi uzmanına başvurulmalıdır. Hekim seçilirken, tanısı ve tedavisi; hastanın başkaca bir yere başvurmadan gerçekleştirilebilecek bir merkezde çalışıyor olması da bir diğer önemli husustur.

Meme hastalıklarında meme ultrasonu ve mamografisinin yeri nedir? Ve başkaca tanı yöntemleri var mıdır?

Meme kanserlerinde erken tanı çok önemlidir. Hiç bir semptom olmadan klinik meme muayenesine 20 yaşından itibaren başlanmalıdır. Sıklığı, aile hikayesine göre değişmekle birlikte her yıl yada 3 yılda bir aralıklarla tekrarlanmalıdır.40 yaşından sonra ise her yıl muayeneye gidilmelidir.

Meme ultrasonu her yaşta ve sıklıkta uygulanabilir.

Mamografi ise, 40 yaşından önce memenin dens, yani yoğun olması nedeniyle bu yaştan önce pek yaptırılmaz. Halk arasında “mamografi kansere neden olur” diye bir inanış vardır; ki bu doğru değildir. Mamografinin erken çektirilmemesinin nedeni, memenin erken yaşlarda yoğun olması, bu nedenle de var olabilecek olan lezyonların gözden kaçabileceği endişesiyledir.

Meme MRI(emar) ı da bir diğer yöntem olup, bazı özel durumlarda;( ki bu özel durumlar ayırcı tanıda güçlük çekilmesi, ailede kalısal meme kanseri olması nedeniyle araştırılmaya erken yaşlarda başlamanın gerekmesi vs) tercih edilir.

Meme kanseri teşhisi nasıl konur?

Memeye yapılan USG ve Mamografi sonrasında, Radyolog BIRADS(Breast Imaging and Reporting Data System) denilen bir sınıflandırmaya uygun olarak 0 ile 6 arası bir derecelendirme yapar. Bu derecelendirmeye göre ya takip, ya ilave tetkik yada biyopsi kararı verilir. Burada şunu ifade etmek isterim. BIRADS 1 in kanser çıktığı , buna karşın BIRADS 5 ün tamamen iyi huylu olduğu durumlar nadir de olsa karşımıza çıkabilmektedir. Burada önemli olan, tecrübedir. Hiç ameliyat gerekmediği halde ameliyat olan, yada hızlıca ameliyat olması gerektiği halde evine gönderilen, sonra da akciğerine, karaciğerine yada beynine yayılmış olarak gelen birçok hasta gördüm. Dolayısıyla önemli olan karşılıklı güvene dayalı bir ekip halinde çalışmaktır.

Meme ameliyatları nasıl ve ne şekilde uygulanır?

Hastaya meme kanseri teşhisi konulduktan sonra, cerrahinin nasıl ve ne zaman yapılacağı hasta ile yüzyüze konuşulur. Ameliyat öncesi kemoterapi, sonrası kemoterapi yada radyoterapi verilip verilmeyeceği hastanın yaşına, performansına ve sosyal durumuna bakılarak karar verilmelidir. Örneğin 80 yaşında bir hasta, eğer meme ameliyatı sonrasında radyoterapi alamayacaksa(ek hastalık, gidip gelmede güçlük vs gibi durumlar olabilir) meme koruyucu cerrahi önerilmez. Bu hastalara modifiye radikal mastektomi denilen memenin tamamının alındığı ameliyat uygulanır. Çünkü meme koruyucu cerrahi sonrası radyoterapi muhakkak uygulanmalıdır. Diğer yandan 30 lu yaşlardaki bir kadına da MRM mümkün olduğunca yapılmamalıdır. Bu kişilerde MKC tercih edilmelidir.

Burada bir noktaya temas etmek isterim. Meme koruyucu cerrahi, eğer usulüne uygun yapılmazsa nüks edecektir. Bu nedenle de cerrahi tecrübe önem arz etmektedir. Yada koltuk altındaki lenf bezleri yeterince temizlenmediğinde nüks, çok alındığında ise kolda lenfödem; yani kolda şişlik oluşması görülecektir. Yani yine tecrübe ve meme cerrahisini çok yapmış olmak gereklidir.

Son olarak, erkeklerde meme kanseri görülür mü?

Evet, sık olmasa da, erkek bireylerde de meme kanseri görülebiliyor. Ve maalesef ki, erkeklerdeki meme kanserleri, kadınlarla kıyaslandığında daha agresif seyretme eğiliminde oluyor. Tanı ve tedavisi de aynı kadın bireylerdeki gibi gerçekleştirilmektedir” dedi.