MAKSAT ŞEHİRDE ERİŞMEK

MAKSAT ŞEHİRDE ERİŞMEK

Bir varmış ,bir yokmuş.Derler ya tekerlemeleri uzar gider.  Ama bu çağda  bu tekerlemelerde söylenmez  olmuş.  O anlatılan eski hikayeler de tarihin tozlu raflarına kaldırılmış.Ben yinede geçmişte hikaye ye giriş  yaparken olduğu gibi kısaca uzatayım.

Deve tellal iken,pire  hamal iken,ninem beni beşikte tıngır mıngır sallarken…Var varanın sür sürenin,destursuz bağa girenin sopa yemesi çok olur imiş… Bu tekerlemeler uzar gider. Ben sözü fazla uzatmadan hikayeme başlamak istiyorum.

Zamanında geçimini çobanlık üzerine kazanan  birisi varmış. Çok ihlaslı,imanlı bir çobanmış. Dağlar da koyun keçi  yayıp,akşamlarını dağların ıssız koynunda ibadetle geçirirmiş.

Bir gün dağda koyunlarını otlatırken süt sağıp içmek istemiş. Her zaman ki gibi süt sağacak satırını yanına almayı unutmuş.  Ne yapayım,ne edeyim derken aklına  azık taşıdığı küçük sepeti gelivermiş. Acaba buna süt sağsam içinde durur mu.Bununla  da sütümü içerim diye düşünmüş. Koyunların yanına sepet ile varmış. Sepeti koyunların memesi altına tutup sağmış. Süt sepetin içinde durmuş Allahın izni ile. Çoban bu duruma çok sevinmiş. Biraz süt içmiş. Sonra  bir kayanın dibine oturup dinlenmeye başlamış. Düşüncelere dalmış. Vefat eden anası,babası aklına gelmiş. Yıllar öncesinde şehre taşınan kardeşi aklına  düşmüş.  Kendi kendine demiş ki dünyada kimsem kalmadı bir kardeşimden başka.  Şuracıkta koyunlar yayılırken bende şehre  gidip bir kardeşimi görüp geleyim demiş.

Kardeşime de bir hediye götürsem de iyi olur  diye düşünürken elindeki sepet aklına gelmiş. Şuradan sepete süt sağayım. Kardeşime götüreyim. Hem de kardeşim benim mağfiretimi görür, eriştiğimi anlar ,sevinir demiş.

Neyse sözü uzatmayalım. Çoban şehre gelmiş. Şehirde ayakkabı tamirciliği yapan kardeşinin  dükkanına girmiş. Hoş beş ettikten sonra ,çoban demiş ki  kardeşim seni göresim geldi. Seni ziyarete geldim. Çam sakızı çoban armağanı bir de hediyem var. Deyip bir sepet  sütü kardeşine vermiş. Kardeşi bakmış ki sepette süt var. Hım demiş içinden. Bu kardeşim eriştiğini bana anlatmak istiyor. Kardeşini oturtmuş. Sepeti de tepesindeki çangala asmış.

Kısa bir süre sonra bir hanım müşteri girmiş içeri. Usta ayakkabımın  kenarı söküldü diker misin diyerek ayağını gösterir. O sırada  hanımın ayak bileği görünür. Çaban utanır ve kalbi  kayar. İçinden tövbe istiğfar çekse de artık iş işten geçer . Sepetteki süt damlamaya başlar.  Ayakkabı tamircisi kardeş hanımın ayakkabısının söküğünü diker gönderir. O sırada süt  çobanın kafandan aşağı damlamaktadır. Çoban kızarır, bozarır. Ancak o sırada ayakkabıcı kardeş çoban kardeşini bozmadan,üzülme kardeşim. Dağda erişmek kolay ,önemli olan şehirde erişmektir.  Sen dağda çobanlığına devam et diye kardeşini teselli ederek ,kuzularının başına gönderir.

Bu hikayecikten alınacak çok dersler var.  Kanuni Sultan Süleyman Han hazretlerinin bir sözü var. “Öyle insanlar var ki ellerinde fırsat yok iken Salih, abit ve zahit görünürler.  Ellerine  fırsat geçince  nemrut  kesilirler. ”

İnsanları anlamak için ona para,kadın ve makam vereceksin. Dünyanın en büyük imtihanı bunlardır. Bu imtihanı geçen  ahreti de kazanır.

Maksat elindeki  imkanları doğru  zamanda ,doğru yerde ve doğru kişilerle kullanmak.

Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co