Kurban Olayım Sana

Kurban Olayım Sana

KURBAN OLAYIM SANA

Çok sevdiğimiz birisine mesela torunumuzu ya da oğlumuzu severken, “Kurban olayım seni Yaratan’a(cc)” deriz.

Bu deyim nerden gelir, Hz. İbrahim’in oğlu Hz. İsmail’i Allah(cc) için kurban etmesinden gelir. İbrahim(as) en sevdiği oğlunu biliyorsunuz kurban etmek ister, ancak Rab’bimiz bu imtihanı geçen İbrahim’e oğluna bağışlar, onun yerine ona bir koçu gönderir…

Hikaye uzundur. Çok severim o hikayeyi her yıl camilerde hoca efendiler tarafından da anlatılır.

İlahiler yazılmış; “Canım kurban olsun, senin yoluna. Adı güzel, kendi güzel Muhammed(sav)diye.

Örnekleri çoğaltabiliriz, demek ki en sevdiğimiz için kendimizi, evladımızı, malımızı kurban etmek inancımızdan geliyor.

İşte kurban bayramı arafesindeyiz. Yine nefsimizi elimizin tersiyle itip, kocu kurban edeceğiz, inşallah.

“Bu nedenle hemen belirtmeliyim ki, ibadet olarak kurban kesmek, inanmanın bir gereğidir ve bunun hendesesi yapıl(a)maz. İlgili hükmün (emrin), olumlanma kastıyla, toplumsal yarar vb. bir takım dünyevi (aklî) düzeylere indirgenmesi de en az olumsuzlanması kadar mahzurludur.

Çünkü kurban, her şeyden önce, Allah ile kulu arasındaki karşılıklı sevginin bir tezahürüdür ki, Fuzûlî’nin “Cânı kim cânanı için sevse cânânın sever / Cânı için kim ki cânanın sever cânın sever” beytinde ihata edilebilen şekliyle sevme, sevenini görme, seveninin sevgisini müdrik olduğunu sevenine iletme şeklindeki bir dizi görünen ve görünmeyen (açıklanabilen ve açıklanamayan) ilişkiye hamiledir.

Nitekim Yunus Emre de, kuran emrinin antikitesine göndermelerle yüklü olan, “İsmail’e çaldım bıçak, bıçak bana kâr etmedi / Hak beni azâd eyledi koç ile kurbanda idim” şeklindeki beytinde söz konusu hususu hem açarak hem de kapatarak, silinmez bir kurban izinin talibi olur.

Öte yandan kurban, ıstılâhî manada Allah’a verilen hediye ile veriş tarzını (bir kulluk beyanı olarak) birlikte ifade eder. Bu veriş tahtında Allah’ın kullarından istediği dolaysız, samimi, içten bir hediye(-verme-)dir; yani “kolayımıza gelen bir hediye” (bkz. Bakara Suresi, 2:196 Ö. Lekesiz).

MAKSAT YARATANA YAKLAŞMAK

Evet, kurban keserek Rabbimizin rızasını alıp, O’na yaklaşacağız. Neden, nasıl, niçin ve tarihçesini okudğumuzda bunu daha iyi anlayacağız; “ Hz. İbrahim Allah’tan başka kimseyi sevmediği iddiasına sahipti. Yüce Allah İbrahim (as)’i bu konuda imtihandan geçirmiştir. Hz. İbrahim bir oğlu olursa, onu Allah yolunda kurban edeceğini adamıştı.  Aradan uzun zaman geçmiş, oğlu olmuş, İbrahim (a.s) ise bu adağını unutmuştu. Rüyasında Cenab-ı Hak, İbrahim’e bu adağını hatırlattı. Ailece çetin bir imtihandan geçmekteydiler. Yıllarca ayrı yaşadığı, doya doya sevemediği oğlunu kurban etmesi isteniyordu. Durum anne Hacer’e bildirildiğinde, o tevekkül ile şu sözü söylüyordu; “Allah bizi zayi etmez” diyordu. Şeytan önce kararından vazgeçirmek için İbrahim (as)’e geldi. Sonra Hacer annemize gitti. Daha sonra oğul İsmail’e gelerek bu karara itiraz etmelerini istedi. Her biride şeytanı taşlayarak, yanlarından kovdular. Can tatlı, istenilen fedakarlık ise çok büyüktü. Netice-de; kesme emrini alan bıçak, İsmail’i kesmiyor, Allah tarafından gönderilen koçu kesiyordu. Bu tarihi olay Kur’an-ı Kerim’de şöyle haber verilmektedir. “(İbrahim), ‘Ey Rabbim! Bana iyilerden (bir oğul) ihsan et’, dedi. Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik. Oğlu yanında koşacak çağa gelince ; ‘Ey oğlum! Ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum, bir düşün, ne dersin?’ dedi. (İsmail), ‘Babacı-ğım! Sana ne emrolunuyorsa onu yap, inşallah beni sabredenlerden bulacaksın’ dedi. Nihayet her ikisi de (Allah’ın emrine) teslim olup, İbrahim onu yüz üstü yatırınca, ona şöyle seslendik: Ey İbrahim, rüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız. Şüphesiz bu apaçık imtihandır. (İsmail’e karşılık) büyük bir kurbanlık fidye verdik. Kendisinden sonra gelenler arasında ona güzel bir nam bıraktık. Selâm olsun İbrahim’e, İşte biz iyi insanları böyle ödüllendiririz. Çünkü o Mü’min kullarımızdandır.” (Saffât,37/100-111 Ş. Boyrat)

Evet,  İsmail’i, İbrahim’i ve Hacer annemizin(sav) kurban hikayesi böyle.  Demek ki, kurban da diğer ibadetler gibi bir imtihan, sorumlulukları yerine getirmek…

Rabbim herkesin kurbanını kabul etsin, bu vesile ile de bayramınız kutlu olsun.





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co