Kültür Erozyonu

Kültür Erozyonu

GENÇLER VE KÜLTÜR EROZYONU

Geçtiğimiz Cuma günü Abdulhakim Eren Hocam ile namazı Malik Ejder Türbesinde kıldık. Yanımızda Gazeteci Bekir Doğan, yol boyu Maraş’ımızın temel sorunlarında kafa yorduk, fikirler ürettik. Aksu’nun, eskisi gibi mavi değil, zift gibi akışına dikkat çekti. Turizm adına atılması gereken alt yapı ve görseller üzerinde duruldu.

Hava o kadar sıcaktı ki, o yüksek tepede bile terledik, neyse dönüş yolunda Abdulhakim Hocam çok önemli bir konuya dikkat çekti. ‘ Kültür erozyonu’ mutlaka önlenmeli diyen hocama katılmamak mümkün değil ve dolayısı ile bu gün bu konu üzerinde duralım istedim.

Hocam, dünün gençliği ile bugünün gençliğini kıyasladı, eski dostların dost olduğunu, yeni nesil ile dostluk kurmayı başaramadığını söyledi. Sonra gençlerin, dostluk ve sosyal ortam oluşturmalarında zorluk çektiklerini, hatta hayalleri ile yaşadıklarını, ayakları üzerinde durmada zorlandıklarını uzun uzun anlattı.

KÖKÜMÜZDEN KOPMAK

Bir milleti yıkmak isterseniz, kültüründen uzaklaştırmanız yeterli. Daha anlaşılır bir karşılaştırma ile anlatacak olursak,  bir otu kurutmanız için, kökünden koparıp atmanız ile milletleri kültürlerinden uzaklaştırmak aynı şeyler.

Hemen aklınıza gelmiştir, oto kopartmadan susuz bırakırsanız da kuruma gerçekleşir. İşte bizim yaptığımız bu, neslimize kültürümüzü anlatmıyoruz ve yaşamıyoruz. Onlarda, bir sağa bir sola yalpalıyorlar, kendilerine bir model bulup o yönden devam ediyorlar.

Bakınız her birinin elinde bir cep telefonu ya da notebook, bunlarda yoksa internetin başındalar, ya popçuları ya da topçuları örnek alıyorlar.

Bize küçükken yaşlılar derdi ki, kızınızın başını boş bırakırsanız ya davulcuya ya zurnacıya gider…

Demek ki çocukların başını boş bırakmamak, onlarla arkadaşlık etmek gerekiyor. Tabi bunu da başaramıyoruz. Çünkü nesiller arası çatışma 3 yıla kadar düşmüş. O halde ne olacak bu işin sonu demeyin, mücadeleye devam.

ASRIN HASTALIKLARI

Her asrın kendine has hastalıkları olduğunu, nesiller arası çatışmanda dün olduğu gibi bugün hatta yarında süreceği gerçeğinden hareket ederek, asrın hastalıklarına birkaç örnek verip, konuyu kapatalım inşallah.

Bana asrın en büyük hastalığı dün olduğu gibi bu günde yalandır. İnsanlar göz göre göre size yalan söylüyorlar. Yalan bütün hastalıkların başı. Öyle ki kimi hacılar, namaz kılanlar bile bunu yapıyor. Diğer bir konu ise günahların yaygınlaşması…

Mesele en büyük günah dediğimiz faiz giderek yaygınlaşıyor. Konut kredileri başta olmak üzere bankalar su gibi para satıyor.

İşin özü şu, insan dün olduğu gibi bu günde günahların içine batıyor. Şuayip(as) döneminde ticari ahlaksızlık vardı, bugün de var. Yani diğer peygamberler döneminde insanoğlu hangi günaha yönelmiş ise bu gün farklı versiyonları sürüyor. Bu da gösteriyor ki, biz hızla kıyamete doğru koşuyoruz.

Bir zaman yazmıştım, insanlar kendi kıyametlerini kendi elleriyle koparacak, çünkü günahlardan sakınmaz olmuşuz.

Çözüm, kendi öz kültürümüze yeniden dönmek. Yani Kuran-i hayat yaşamalıyız. Bu da ancak çoğunluğun arzusu ile her ferdin kendini düzeltmesi ile mümkün olacaktır.

Hadi kalın sağlıcakla.





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co