KÖKÜNDEN KOPMUŞ AYDINLAR

KÖKÜNDEN KOPMUŞ AYDINLAR

Pazar günü bağ-bahçe işleri bizim yörede yaygındır, bilirsiniz. Dikkat baktığınızda ağaçlarda tıpkı insanlar gibi, bütün canlılar kökünden koptukları zaman kuruyorlar.

Son yıllarda, toplum olarak kendimizi sorguluyoruz ve yönümüzü arıyoruz. Çünkü batıdan da doğudan da bize fayda olmayacağını, özümüze dönmekten başka da çaremiz olmadığını gördük!

Bunu kimler yapacak, elbette aydınlarımızın rehberliğine ihtiyaç var. 7 Güzel Adam bu nedenle sevildi galiba. Ancak, kimi aydınlar özümüze dönüşü savunurken, kimileri sanki karanlığa götürüyor bizi, baksanıza ülkesinden yana olmaları gerekenler, neredeyse terör örgütlerinin savunuculuğunu yapıyorlar, bunun için bildiri yayınlayabiliyorlar.

Aydın, adı üstünde aydınlık insandır. Bilgili ve bu bilgisi ile toplumu iyiye, güzele, doğruya, özüne döndürmek için gayret göstermeli ki aydın olsun.

Bu durum aslında dün de vardı. Osmanlı döneminde, kimi ‘aydınları’ görüyoruz, yönümüzü batıya çevirmemiz gerektiğini savunmuşlar. Bunu yaparken de dinimizden, inancımızdan, kültürümüzden uzaklaşmış, batının ilmi çalışmalarını almak yerine, kültürünü, sosyal hayatını,yönelmiş sonuç ortada! Aile dağılıyor, madde bağımlılığı artıyor,tüketim toplumu olmuşuz v.s

KENDİ DEĞERLERİMİZDEN UZAKLAŞTIRILDIK

Fuat Bol’un “Aydın mı, hain mi?Başlıklı yazısını okuyorum; “Son iki asırdır cemiyetimize arız olan hastalık; diğer bir deyimle baş belamız, kaht-ı ricaldir, yani aydın yokluğudur. Üstad Necip Fazıl, bu hâlin sebebinin “çürütücü taklitçilik” olduğunu söyler.

Kendi değerlerimizden koptuk; yeni değerler edinmek için de Batı’ya, Batı’nın değerlerine yöneldik. Ne kendi değerlerimizden büsbütün kopabildik ve ne de tam manası ile batılı olabildik; ikisi arası bulamaç bir hâl aldık ve artık; ne kendimizdik ve ne de Batılı olabilmiştik.

Böylece hainlerin mantar gibi türeyebileceği mümbit tarlalar hazırladık. Ta Sultan Abdülmecid’den beri yetişen askerî ve sivil üst düzey bürokratların (paşaların) birçoğu mason olup; kendi ülkesinden ziyade ya İngiltere’nin, ya Almanya’nın, ya Rusya’nın, ya Fransa’nın ve son dönemde de moda şekliyle ABD’nin taraftarı olmuşlardır.

Dün, Padişah’a baş kaldıranlar, sıkışınca soluğu mahut ülkelerin sefaretlerine sığınmakta alıyordu. Bugün ise, aynı ülkelere kaçarak; hıyanetlerini oralardan ve oralarda kendilerine sağlanan imkânlarla sürdürmektedirler.

Sol gelenekten gelmesine rağmen, yerli ve millî kalabilen Attila İlhan, çıktığı bir televizyon programında aynen şunları söylemişti:”… Türkiye’nin hain kontenjanı var. Bu, nüfusun yüzde onudur. Türk aydını dediğimiz kişi, Batı’nın manevi ajanıdır. Şimdi aydınlar, haysiyetten önce banka hesabına dikkat ediyor. Türkiye’de üç şey millî olmalıdır. Eğitim, savunma ve ekonomi.. Bu üçü millî olmadığı takdirde Sevr olur.

Hazırlayıp ilan ettirdikleri Tanzimat Fermanı ile Padişah’a bile haddini bildiren bu had tanımaz güruhun başındaki bu adam, tarihte ‘Büyük’ diye anılmakta kahraman olarak okutulmaktadır. (14.03.2016)

MİLLİ OLMAK GEREK

Altı çizilen cümleye dikkatinizi çekiyorum. “Eğitim, savunma ve ekonomi milli olmalı!”Evet, doğru

Peki eğitimin milli olması nedir?; “Türk milletinin millî, ahlakî, manevî, tarihi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren, ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş vatandaşlar yetiştirmektir”

Milli ekonomi  ise; “Tamamen kendi insanımızın emeği, çalışması ve üretimiyle ülkemizin kalkınmasını ve ekonomik bağımsızlığını hedefleyen ekonomik modeldir. Bu yönüyle milli kalkınma modeli, ülkeleri sömürmeyi hedef alan küresel güçlere karşı verilen mücadelenin de adıdır.”

Şunu söylemek istiyorum, herşeyimiz aslında milli olmalı yani yerel. Ama özelliklede aydınlarımızın milli olması gerek ki, biz 7 düvel karşısında dik duralım. Çünkü, aydınlar insan yetiştirir, yetişmiş insan gücüde, ülkeyi millileştirir.

Bence, eğitim sistemi bu manada yeniden gözden geçirilmeli. Öğretmeni, müfredatı, alt yapısı ile tamamen milli olmalı. Özelliklede her ferd istidadı doğrultusunda eğitim almalı.

Ne dersiniz?

Kalın sağlıcakla.





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co