Kıbrıs Görüşmelerinde gelinen son nokta.

Kıbrıs Görüşmelerinde gelinen son nokta.

Kıbrıs görüşmelerinde gelinen son nokta.

İsviçre’de Birleşmiş Milletler gözetimi altında sürdürülen görüşmeler, Rumların uzlaşmaz tutumu yüzünden çıkmaza girdi. Bunun en büyük nedenleri; dönüşümlü başkanlık, Türkiye’nin etkin garantörlük haklarını tanımadan, Ada yüzölçümünün % 36’sına sahip KKTC’nin % 30’un altına düşürmek ve Türk Barış kuvvetlerinin çekileceği garantisini daha beşli toplantı yapılmadan elde etmeye çalışmak olarak ifade edilebilir.

Konunun aydınlatılması açısından Kıbrıs’ın geçmişine bakacak olursak; korsanların sığınağı durumunda olan ada; ticaret ve hacca giden gemilere saldırıyorlardı. Doğu Ak denizin güvenliği açısında Kıbrıs’ın fethi gerekiyordu. Bu yüzden 1571 yılında Gedik Ahmet Paşa komutasındaki Osmanlı donanması Kıbrıs’ı fethetti. Ada, tam 307 yıl Osmanlı idaresinde kaldı. Anadolu’dan Adaya iskân sağlandı. Katoliklerin Ortodokslara baskısı engellendi. Ada imar edildi.

1878 yılında İngiltere ile yapılan sözleşmeyle; Kırım savaşında Osmanlı Devletine yardım şartıyla; senelik 92.000 altın karşılığı İngilizlere kiraya verildi. Osmanlı Devletinin I. Dünya savaşında İttihatçıların desiseleriyle Almanların yanında yer alması yüzünden İngilizler adayı tek yanlı olarak ilhak ettiler. Osmanlı Devleti kararı veto ederek; tanımadığını bildirdi. Kıbrıs, 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşmasıyla elimizden çıktı. Antlaşmanın 20. Maddesi aynen şöyle: “ Türkiye Cumhuriyeti, Kıbrıs’ın İngiliz toprağı olduğunu kabul ve teyit eder.” Sayın Cumhurbaşkanımızın Lozan, bize yutturuldu demesinin bir nedeni de bu olsa gerek!

Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak için bu durumu fırsat sayan Rumlar, İngilizlere karşı eylemlere başladılar ve EOKA terör örgütünü kurdular. İngiliz Valisinin konağını yaktılar. Bu şartlarda tedhişçilerle baş edemeyeceğini anlayan İngiltere, Türkiye’yi işin içine dahil ederek; tepkiyi Türklere yöneltmeyi amaçladı ve 1955 yılında; Türkiye ve Yunanistan’ı Londra’da bir konferansa davet etti. Çetin pazarlıklar sonunda; 1959 yılında Londra ve Zürih Antlaşmaları imzalandı. 1960 Yılında İngiltere, Türkiye ve Yunanistan’ın garantörlüğünde Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu.

Bu antlaşmayla Türkiye, Lozan’da verdiği Kıbrıs’ta tekrar söz sahibi oldu. Bunda Başbakan Adnan Menderes ve Dışişleri Bakanı Fatın Rüştü Zorlu’nun büyük rolü var. 27 Mayıs 1960 darbesi ile  haksız yere idam ettiğimiz bu iki aziz insanı bu vesileyle minnet ve rahmetle anıyorum. 1878’de Adadan ayrılan Türk Askeri, Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı adı altında 1960’da, tam 82 yıl sonra yeniden Kıbrıs’a geldi.  Hatta Ecevit- Erbakan Koalisyon Hükümetinin gerçekleştirdiği 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı bu antlaşma sayesinde yapılabildi.

2004’te yapılan Annan planına Kıbrıs Türk halkı, Türkiye’nin telkinleriyle evet dedi. Bereket ki, Rumlar hayır dedi de Barış Harekâtı ile elde ettiğimiz kazanımları kaybetmemiş olduk. Barış antlaşması olursa sınır hatlarındaki çıkıntılar tabi ki düzeltilebilir. Kapalı tutulan Maraş bölgesi asla Rumlara verilmemelidir. Çünkü bu bölgenin tamamının Abdullah Paşa, Lala Mustafa Paşa ve Bilal Ağa vakıflarına ait olduğu Osmanlı arşivlerinde yapılan çalışmalarla tespit edildi. Maraş yerleşime açılmalı, vakıf malları dışında Rum varlığı varsa, Türklerin egemenliğinde Rumlar ikamet edebilmeli.

Kıbrıs, Türkiye’nin milli davalarından biridir. Batının desteği ile güney sınırlarımızın hemen yanında oluşturulmaya çalışılan terör hattı Kıbrıs’a kadar uzanmaktadır. Kıbrıs’ın zengin yer altı kaynaklarında söz sahibi olamadığımız takdirde Anadolu’nun tam bir enerji koridoru üssü olması nasıl mümkün olacaktır?  İsviçre’de iyi ki de görüşmeleri, her zaman olduğu gibi yine Rumlar tıkadı!





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co