İçki Şişede durduğu gibi durmuyor

İçki Şişede durduğu gibi durmuyor

İÇKİ ŞİŞEDE DURDUĞU GİBİ DURMUYOR

Küçükken Maraş düğünlerinde, “lingo lingo şişeler, rakı mı iştin edepsiz…” diye söylenen türküye el çırpar, topluca oynanırdı.

Efkârlandığımızda ise, “At kadehi elinden bin parçaya bölünsün…” Ya da “Bu akşam bütün meyhaneleri gezdim, İstanbul’un” şarkıları söylenirdi.

Sinemalarda, ahlakımızı bozacak her türlü sahne yer alır, cami hocası rolünü oynayan insan kara görüntü içinde yer alırdı.

Hep derim ya, bizi kültürümüzle vurdular.

Bilerek yaptılar, kökümüzden koparmak için.

Bunu niye yazdım, dün sabah haberlerini izlerken, Kahramanmaraş’ta alkol alan iki arkadaş arasında meydana gelen bir olayı spiker anlatırken, haberin sunucusu “ İçki, şişede durduğu gibi durmuyor.”yorumunu yaptı.

İçki içenlere kızmam ama acırım.

Onların hepsi bir kötü arkadaşın kurbanı, tutunacak dal aradığında yanında bir dost eli bulamamış insanlar.

Allah derecelerini doldursun.

KÜLTÜR EREZYONU YAŞIYORUZ

Alkol alan bir arkadaşıma bu konularda neler düşündüğünü sordum. Bakın neler söyledi; “İnsanın içtikçe güzelleşmesi durumudur  ama nedense o halde de durmaz , bir süre sonra bir bunalım bir hüsran hali çöküverir insanın üstüne , zihnin sabun kokulu sandıklarından çıkıverir saklanmışlar , söz olup çıkıverir kaçar ağızdan…Bazen de gizli kalmış duyguları yansıtmak adına araç oluverir meret..

Şişesinde sakin sakin takılan meret vücudunuzla buluştuğunda kendi şeklini değiştirmese de ruh halinize göre sizi biçimlendirir, zaman zaman güzeldir hatta çoğu zaman… Hayatımızda yönetilmekten,  kontrolümüzü başkasının ellerine bırakmaktan ne kadar rahatsız olursak içki kontrolünü bırakmaktan da o kadar haz alırız..

Kendisinin şişe de durduğu gibi durmasına aldanıp yediğimiz haltları bir daha tekrarlamayacağımıza dair ertesi gün binbir yemin ederiz…Ama yine içeriz , yine şişede durduğu gibi durmayacağını bile bile, zaman zaman(nefse) kontrolsüz olmak güzeldir , iyi gelir çünkü…

Hatırlarsınız, askere giden gençlere, asker sigarasını zoraki dağıtmıştık. Şimdi uyuşturucu ile mücadeleye milyonlarca lira harcıyoruz. Bu düşündürücü değil mi?

BU BİR İNGİLİZ OYUNUDUR

Oyun o kadar net ki, bizi öz kültürümüzden, has değerlerimizden uzaklaştırdılar. Kuran’ı Kerimi Türk Milletinin elinden almazsanız, onlara gelip gelmeniz mümkün değil diyen İngiliz kendilerince çok doğru bir tespitte bulunmuşlar.

“Sultan Abdülhamit Döneminde İngilizlerin Osmanlıyı Yıkma Planları” anlatıyor. Yozgat Bozok Üniversitesi öğretim üyesi Prof.Dr.Taha Niyazi Karacan  sohbette şunları dile getiriyor: “İngiltere Osmanlı İmparatorluğu ile 19.yy yarısına kadar iyi geçinmiştir. Bunun nedeni ise ticari menfaatleri icabıdır. Hatta Ruslara karşı Osmanlı İmparatorluğu ile ittifak etmiştir. Ancak bu ittifak 19. Yüzyılın ikinci yarısından sonra tersine dönmeye başlamıştır.  Bu dönem Birleşik Krallık Başbakanı William Ewvart Gladstone (d. 29 Aralık 1809, ö.19 Mayıs 1898) ile başlar. Gladstone, tam bir İslam düşmanıdır. Öyle ki, ‘Türklerin elinden Kur’ân-ı Kerim’i almadıkça onları yenemeyiz’ demiştir. Siyasi hayatı boyunca Osmanlı İmparatorluğu’nu parçalamak için adeta bir ‘Haçlı Birliği’ oluşturmaya çalışmıştır.”

ASLIMIZA DÖNMEMİZ GEREKİYOR

Biz Türkler, Türkiye da yaşayan kendini Türkiyeli gören kardeşlerimiz, yeniden aslımıza dönme zamanı geldi geçiyor.

Kuran-ı okumak, anlamak, anlamıyla yaşamak, bu yaşantıyı da Allah rızasına dayandırdığımızda biz yeni saadet asırlarının temellerini atacağız demektir.

Güneş’in batıdan doğacağını hep duymuşuzdur. Oysa güneş her gün doğudan doğar, batıdan batar. Yiğit ise düştüğü yerden kalkar. Bu asil millet aslına dönmek için ilk adımını attı, Mevlam elimizden tutar inşallah.

Kalın sağlıcakla.





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co