çankaya escort

tempobet

istanbul escort

Hurman Çayı Projesi ile Afşin-Elbistan Ovasının Ekolojisi değişir

Bu haber 02 Eylül 2019 - 17:46 'de eklendi ve 464 kez görüntülendi.

  Afşin-Elbistan Termik Santrallerine yeni kömür sahalarının önünü açmak için bölgenin en önemli su kaynaklarından birisi olan Hurman Çayı’nın tünel ve beton kanal ile yatağının değiştirilmesine Ziraat Mühendisleri Odası Kahramanmaraş Şubesinden tepki geldi.

“BÖLGENİN SUSUZLAŞTIRILMASI TARIMA VURULAN EN BÜYÜK DARBE OLUR”

  Elbistan ve Afşin’in tarımsal sulamadaki en önemli kaynaklarından biri olan Hurman Çayı’nın yatağı kömür yataklarındaki yeraltı sularının kurutulması politikası gereğince değiştirilerek tünel ve açık beton kanal halinde Göksun Çayı’na dökülmesi planlanmaktadır.

29 Ağustos 2019 tarihli bir haber sitesinin haberine göre; Elektrik Üretim Anonim Şirketi (EÜAŞ) ile Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü arasında imzalanan protokol gereği termik santral yatırımları için Hurman çayı kömür sahalarının dışına çıkarılacak.

Konuyla ilgili açıklama yapan Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Kahramanmaraş Şube Başkanı Doç. Dr. Ziya Dumlupınar, su kaynakları bu şekilde kurutulursa Türkiye’nin en verimli topraklarından birisine sahip olan Elbistan Ovasında tarımın biteceğine dikkat çekti.

Dumlupınar, açıklamasında şu ifadelere yerdi: “Bu projenin hayata geçirilmesi ile Hurman çayı önce kapalı tünel daha sonra da açık beton kanal ile İnciköy, Kangal, Yazıbelen, Kuşkayası, Karahüyük, Izgın, Yapraklı ve Güvercinlik gibi tarımsal potansiyeli çok yüksek mahalleler by-pass edilerek Esence mahallesinden Göksun çayına dökülecektir. Bu bölgenin susuzlaştırılması başta tarımsal desen olmak üzere, iklim ve ekolojiye çok olumsuz etkiler oluşturacaktır. Bütün bunların yanında, Hurman çayında yaşam süren balık türleri ve diğer canlıların da artık olmayacağını bilmek oldukça üzüntü vericidir.

Kömür sahalarının yeraltı sularının drene edilmesi, belki enerji firmalarının işlerini kolaylaştıracaktır, ya da başka bir deyişle daha az masrafla kömür çıkarılacaktır ama olayın çevre faktörünü ihmal edersek, görmezden gelirsek, gelecek nesillerin hakkını gasp etmiş oluruz. Su kaynaklarımız da, tarımsal üretim de en az enerji sektörü kadar hatta çok daha fazla önemlidir.

Türkiye’nin uzun vadede yatırım yapması gereken konular sürdürülebilir tarım ve yenilenebilir enerjidir. Çaylarımızı, derelerimizi, yeraltı sularımızı kurutmadan, doğayı tahrip etmeden tarım yapmalıyız ve enerji üretmeliyiz. Yetkilileri bu anlamda bir kez daha düşünmeye davet ediyorum” dedi.