Hipnoza uğramış gibi beyinleri ve ruhları uyuşturuluyor

Hipnoza uğramış gibi beyinleri ve ruhları uyuşturuluyor

Birey, toplumun genelinin dışında fikirlere, taleplere sahip olsa bile kendisini, eleştirdiği toplumsal değerlerin dışında tutamaz. Suriye’de savaşın olduğu malum fakat bir yerlere taraf olup, taraf olduğu yer için kendisini paralayan bireyler şiddeti tetiklemekten çekinmiyor.

Ülkenin yöneticileri istekli olarak baştan beri kendilerini savaş alanının ortasında buldular.

Tarafları bir araya getirmek ve savaşın önüne geçmek yerine taraf oldular. Öylesine bir kampanya oluşturuldu ki, Abede yanlısı olmayanlar Ergenekon veya Cehepe yanlısı olarak sunuluyor. Suriye’ye dış müdahale mevcut sıkıntıları daha da arttırır, azaltmaz. Ahlaki olarak da savaşı ve dış müdahaleleri savunmak mümkün değildir, hiçbir kişi veya ülkeye itibar da kazandırmaz. Biz Irak’ta yaşananlardan da öğüt almıyoruz. Gene aynı tuzağın içinde kendimizi buluyoruz. Sonu gelmeyen bu açmazların bizi giderek çıkmazlara ittiği de bilinen bir gerçek.

Yaşadığımız bilgi ve teknoloji çağında önem kazanan kitle iletişim araçları ve medya, birey ve toplum üzerindeki etkisi kamuoyunu savaşa teşvik ve savaşı meşrulaştırmak için yalan dizisine devam ediyorlar. Medya, bireylerin duygu, düşünce ve inançları üzerinde çok etkili olduğundan ve neticede bireylerin tutum ve davranışlarını değiştirebilecek güce sahip olduğundan dolayı hakim sınıfın iştahını hep kabartmıştır.

Bugünlerde Suriye’ye askeri müdahale tartışmaları ülke gündeminden düşmüyor. Suriye’ye yönelik olası bir askeri operasyonu dört gözle bekleyenler de, “gönüllü koalisyon” içinde savaşta yer almak için hazırlanıyor. Hoş, basınımız bunları çarpıtarak, halkı Suriye’ye kışkırtıcı bir biçimde yansıtıyor.

Bu müdahale ile asıl amaçları İsrail’in Orta doguda menfaatlarını korumak ve kimyasal silah kullanıldığı iddia ve bahanesiyle kendi şeytani emellerine kavuşmak istiyorlar.

Evet, görünen o ki, Irak’ı kitle imha silahları bahanesiyle işgal eden Abede ve müttefikleri, Suriye için benzer bahaneler ileriye sürerek kamuoyu önünde kendilerini haklı çıkarmaya çalışıyorlar.

Şu anda savaş öncesi her zaman yaptıkları gibi, medya ve kitle iletişim araçları üzerinden kamuoyunu bu savaşa hazırlıyorlar.

Bizlere de, sorumluluk alanımız içinde olan zalimane tutumlar için ne yaptığımız, çevremizde olan zalimlerin zulmünde ezilen halkların durumu sorulduğunda çevremizdeki vahşeti, eliyle, ekonomisiyle destek olanlara bu sorular sorulduğunda nasıl cevap verecekler.

“Onlar ki, sözü dinlerler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir. Akıllı olanlar da onlardır,” Zümer süresi-18

“Ne Yahudiler ne Hıristiyanlar, siz onlardan olmadıkça onlar sizden olmazlar”. (Bakara süresi-120)

“Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp, kafirleri kendinize dost ve koruyucu edinmeyin…”(Nisa süresi-144)

“ Ey iman edenler! Yahudi ve Hıristiyanları kendinize veli – koruyucu, dost- edinmeyin. Onlar birbirlerinin velileridirler. Sizden kim onları kendine veli edinirse, şüphesiz oda onlardandır. Şüphesiz Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.” ( Maide süresi 51- 57 )

Allahu Teâla Kur’an-i Kerim’de bize, fitnenin öldürmekten daha kötü olduğunu beyan etmiştir.

Büyük şeytan, yüce İlah Abede’nin iradesine bağlı olarak “Obamavârî Başkanlık”,“Model Ülke” gibi birtakım boş hayaller ve boş hevesler uğruna, yüce İlah emperyalist güçlerce ve Abede ile yaratılmış olan Suriyeli muhalifler beslenip büyütülmüştür.

Bu gün modern dediğimiz bu çağda da kanın akıtılmasından zevk alan bir yaklaşım, yandaş bir medya ve bunların yönlendirdiği bir halk kitlesini ayrıca her gün TV kanalların da ve gazete manşetlerinde savaş çığırtkanlığı yaptığını görüyoruz…

Kitle iletişim araçları ve medyanın sahibi ya da kontrolünü elinde tutan kişi, grup ve kurumlar haberleri ve olayları kendi çıkarları doğrultusunda çok rahat bir şekilde çarpıtıp değiştirebilirler.

İnsanlık için büyük hizmetler sunabilen medya, ne yazık ki birçoğu emperyalizmin hizmetinde çok etkin bir propaganda aracı olup, geniş halk kitlelerinin beyinlerini yıkamak için güçlü bir silah olarak kullanılmaktadır.

Zorlamayın toplumun hassasiyetlerini, yaralarını kaşımayın, tahrik etmeyin. Medyanızla politikalarınızla plan ve projelerinizle amacınız, hedefiniz ne yapmaya çalıştığınız ayan beyan ortada.

Hele kendinizi zeki falan hiç zannetmeyin. Yazıktır günahtır, yalnızca bu memleketin değil tüm bölgenin altına mayın döşemeyin, şeytana amigoluk yapmayın artık.

Kitab-ı Kerim’de;

“Ey iman edenler! Müminleri bırakıp kafirleri kendinize veli-dost ve koruyucu-edinmeyin. Yoksa-sizi cezalandırması için-kendi aleyhinize, Allah’a kesin bir delil mi vermek istiyorsunuz”?! buyrulmaktadır. ( Nisa 144 )

Tansiyonu düşürmeye, uzlaşmaya, birbirimizi daha çok kucaklamaya, hâsılı iç barışa ihtiyacımız var. Seçenek birdir ve barışta karar kılmalıyız.





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co