Hangi Kutupta

Hangi Kutupta

HANGİ KUTUPTA YER ALMALIYIZ

Habil ile Kabil insanları iki kutba ayırmışlar. Razı olmamışlar hakça paylaşıma. O günden bu yana da dünyayı insanlar bölüşememiş, savaşlar başta olmak üzere açlık, kıtlık, yoksulluklar sonucu milyonlarca can uçuvermiş…

Oysa bu dünya hepimize yeter, fakat şeytanlaşmış insanlar şeytanı haklı çıkartacak ya olmadık hilelere başvurmuşlar.

Dünkü yazımda, bu puslu havada yolumuzu, yönümüzü doğru tespit etmek için yüzümüzü vahye dönmemiz gerektiğini. Aslında içimizi, dışımızı karartan gerçekler vahyin aydınlığından uzaklaşmamızdan kaynaklandığını yazmıştım. Kötülüğe ve bölücülüğe karşı susmamalıyız. Susarsak onları bilmeden desteklemiş oluruz, demiştim.

Karşı atak yapmalı, kardeşin kardeşe düşmanlığını önleme adına, fitnelere dur demesini bilmeliyiz. Kardeşi kardeşe düşürmek isteyenlere inat ben kardeşimi seviyorum, hiç kimse aramıza giremez diyebilmeliyiz.

Sonra zulme ve entrikalara sessiz kalınmamalı, olup bitenlere karşı Müslüman gibi tavır koyup, şerri önce elimizle düzeltmeye çalışıp, olmuyorsa dilimizle, oda olmuyorsa kalben kınayabilmeliyiz…” demiştim.

YÖNÜMÜZÜ VAHYE DÖNMEK

Evet, Allah’a inanmış insan, onun Habir olduğu bilincinde olan kul, layıkıyla imanlıdır, bundan dolayı kendini kontrol eder.

Kalplere jandarma koymak istiyorsak, bir tek çözüm var o da kulun kalbine Allah muhabbetini yerleştirmekten geçiyor.

Allah’ı bilen insan kibirli olmaz, haksız yere kimseyi öldürmez, israf etmez, büyüklerine ve devletine karşı saygılıdır, madde kullanmaz, hırsızlık yapmaz, vergi kaçırmaz çünkü o kul hakkının günah olduğunu bilir.

Allah’ını bilen insan eşini, çocuklarını incitmez, ortağını aldatmaz, çekini senedini zamanında öder.

Allah’ını bilen insan kıskanç olmaz, gıybet etmez, çalışkandır, üretkendir topluma ve kendisine karşı görevlerini yerine getirir.

Allahı bilen, onun çizdiği doğru yolda yürüyen bir Müslüman, karıncayı dahi incitmez, bilir ki zerre kadar iyilik bir o kadar kötülük işlese de bunun hesabını birgün mutlaka verecektir.

Bu nedenle iyiliğin yaygınlaşması adına hepimiz bir şeyler yapmalıyız, her şeye devletten beklemekte yanlış.

Elbette devletin yapacağı şeyler olduğu gibi, bizimde yapacağımız şeyler vardır.

Şunu söylemek istiyorum, iki kişi, ipi karşılıklı zıt yönlere çekse, ip gerilir, biri bıraksa veya her ikisi gevşetse, gerginlik sona erer.

Düşman durmuyor, elli yıllık hesaplar yapıyor, öyleyse bizde durmamalı, elli yıllık, yüz yıllık iyiliğin yayılması adına hesaplar yapmalıyız.

Hak gelince, batıl gider!’ayet. Yani doğru geldiğinde kötülük çeker gider. Niye ilahi emre yönelmemiz gerektiğini ifade ediyorum. Çünkü Kur’an hep bizlere iyiliği emrediyor. Yardımlaşın, dayanışma içinde olun, aranızda iyiliği yayın, kendi için istediğinizi Müslüman kardeşiniz için isteyin v.b Sizler bu konuları benden daha iyi bilirsiniz.

Evet, bize önce vatan dediler, böyle bildik, böyle öğrendik.

Çünkü vatan olmadan, diğer kutsallar bağımsız değildir.

Bugün de burada bırakalım, kalın sağlıcakla.





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co