FETÖ, CİZVİT VE HAŞHAŞİ

FETÖ, CİZVİT VE HAŞHAŞİ

 

Eski Fetullahçı Hüseyin Gülerce; dünkü yazısına şöyle başlıyor. “ Tarih, Fetullah Gülen gibi eli kanlı bir din adamına şahit olmamıştır.” Gülerce devamla şu gerçekleri de ifade etmekten geri durmuyor. Çünkü o kişinin durumunu en iyi o kişinin yanında uzun süre duran, fikir birliği yapanlar bilir. Gülen’in şeytanın bile aklına gelmeyen metotları kullanarak; rüşvet vermek, insanları dinleyip; zaaflarını belirleyerek ona göre hareket edip; kayıt altına alarak şantaja başvurmak, milletin çocuklarını daha ortaokul sıralarında el koyup; kendi devletine bir ajan gibi yetiştirmek!..

Böyle makyavelist, amaca ulaşmak için her şeyi meşru gören faşist anlayışların geçmişine baktığımızda benzer örneklerini bulabilir miyiz? Tarihte bu yapılanmanın benzeri durumlar oluşmuş mudur? Geriye baktığımızda Fetö gibi iki yapılanma daha görüyoruz. Bunlardan biri; 16. Yüzyılda Katolik dünyasında ortaya çıkan Cizvitler hareketi, diğeri Büyük Selçuklu Devleti zamanında gördüğümüz Haşhaşîlerdir.

Cizvitler, Hıristiyanlıkta bir tarikat adı. 1534 Yılında; eski bir İspanyol askeri olan Ignacio de Loyala tarafından kurulmuştur. Yoğunlaştıkları alanlar; misyonerlik ve bu doğrultuda eğitim kurumları açmaktır. Tarikat üyeleri, göze batmadan her çeşit toplum kesimleri ile uyumlu bir şekilde yaşarlardı. Okullarında yoksul ama zeki çocukları eğitirlerdi. Daha sonra Vatikan’ın da desteğini alarak; din ve devlet adamları, aydın ve entelektüel çevreleri etkileri altına almayı başarmışlardır. Tarikata kabul edilenler, uzun ve ayrıntılı bir eğitimden geçirilerek; ancak başarılı olanlara tarikatın düşünce ve idealleri öğretilirdi. Gazeteci Engin Ardıç, 25 Aralık 2013’deki köşe yazısında; Gülen cemaatini haklı olarak Katolik Cizvitlere benzetmiştir. Cizvitlere göre; Hz. İsa’nın şanına, şerefine yarayacaksa; her türlü suç işlemek mübahtır.

Haşhaşîlik, 1090 yılında İsmaî’liye mezhebine mensup Hasan bin Sabbah tarafından kurulmuş; dinî bir tarikat, siyasî bir örgüttür. Silvestre Socy, haşhaşî isminin bu örgüte; haşhaş kullanma alışkanlıklarından verildiğini söylemektedir. Haşhaşîler, Fatimî devletinde dinî bir hizipleşme yüzünden doğmuştur. Önce İran’da, sonra Suriye’de yayılmışlar ve İslâm dünyasında önemli rol oynamışlardır. Dönemin Sünnî, siyasî ve dinî çevrelerini, özellikle de Abbasîler ve onun koruyucusu olan Büyük Selçuklu Devletini düşman kabul edip; Alamut kalesi gibi sarp yerlere kümelenerek devlet büyüklerine karşı suikastler düzenlemeye çalışmışlardır.

Bu illegal yapının ülkemizdeki kırk yıllık geçmişine baktığımızda; eğitim kurumları açması, zeki çocukları kendi kurumlarına alarak eğitmeye çalışması, bu sayede halk üzerindeki popülaritesini artırmaya çalışması, bir Vatikan projesi olan dinler arası diyalog safsatasına sarılması, kendi yandaşlarına imkân sağlamak için soruları çalması, Allah’ın affetmediği kul hakkını yemesi, muarızlarına kumpas kurarak; haksız yere diskalifiye etmesi, amacına ulaşmak için her şeyi mübah görmesi gibi; İslâm dini ile asla bağdaşmayan entrikalara girmesi açısından Cizvitlere ve haşhaşîlere benzediği rahatlıkla söylenebilir. Bu bakımdan Cumhurbaşkanımızın bu yapıyı haşhaşîlere benzetmesi çok isabetlidir.





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co