ERKEN MÜDAHELE ve İRAN MESELESİ

ERKEN MÜDAHELE ve İRAN MESELESİ

Ekim 2017 de yazdığım bir makale de;  Suriye ve Irak’ta devam eden sorunları, savaşları, dünden ayrı tutmamız mümkün değil diyerek, “ Bölgemizde bir yönetim inşa etmek için PKK/PYD, ABD birlikte çalıştığını, birlikte bir garnizon bir devlet inşa etmeye girişeceklerini yazmış.   Bu tablo bize harita okuma biçimimizi değiştirmemiz gerektiğini söyleyip; “Devletler, devlet dışı aktörler farklı araçlarla, farklı hedefler peşinde ve farklı ilişki biçiminde mücadele içindeler.  Bölgemizin haritasını değiştirmeye çalışıyor demiş. Makalemin sonunu şu şekilde tamamlamıştım. ‘Her şey yeni savaşa göre düzenlenecek ve bunu askeri normlara ve muhtemel bir yeni savaşa göre yapmaya çalışacaklar.  Sizin anlayacağınız Ortadoğu patlamaya hazır bir bomba ve bu olup bitenlerin arkasın da Siyonizm ve evanjelistler var. Ortak çalışıyorlar,   Peki, biz Müslümanlar nerede duruyoruz. Küfür tek millet olmuş üzerimize saldırırken, bizde amipler gibi parçalanıp, bölünüyoruz. İlahiyatçılarımız bile birbirine düşmüş durumda. Yapmamız gereken ise, kardeşliktir, “Müslümanlar bir vücudun organları!” Misali birlik olmalı ki, Rabbim bizleri Hendek Savaşında, 15 Temmuz’da olduğu gibi korusun…” diye tamamlamışım.

AÇIKLARIMIZI DOLDURUYORLAR

Son bir haftadır süren komşudaki yangından bahsetmek istiyorum. İran sıkıntı günler geçiriyor. İşleri de kolay olmayacak. O ülkede ABD ajanları cirit atıyor. Yazdıklarımız, gizli değil, neredeyse tüm ulusal gazeteler ve diğer yayın organlarını bunları anlatıyor.  Peki neden? Devletlerde insanlar gibidir, virüs girdiği vücudu, en ufak bir hadisede vurur sizi yere hasta eder. Bunun için iç bünyenizin sağlam olması gerekir. Türkiye özellikle terörle mücadele bunu yapıyor. İçerde ki hastalıklarını cerrahi müdahale de bulunuyor. Çünkü barış eli uzattık olmadı. Şimdi tek yol, sonuna kadar mücadele. Biz dönelim İran’a, İran, petrol zengini olmasına rağmen, yüksek faiz ve işsizlikli baş edemiyor. İran’daki son durum hakkında bilgi veren Rahim Er önceki günkü yazısında şöyle bir tespit yapmış: “İşsizlikten istikbal ümidini yitirmiş gençler! Devletten destek alırken bu desteği kaybeden nüfus; ekonomik sıkıntılar içinde bunalmış dar gelirliler. Yolsuzluklar. İran, 80 milyondur. Yaş ortalaması 30’u bulmayan genç bir memlekettir. Enflasyon yüzde 9 ve işsiz sayısı yüzde 13’tür. Ne yazık ki bu İran’da gelirler arasında uçurumlar hasıl olmuştur. Komşu devlet, bugün bir memleket için görülebilecek en kötü manzaralardan biri olan çok zenginler ve çok fakirler ülkesidir. Yoksulluk sınırı, bin dolar iken büyük halk kesimleri, bu sınırın çok altındadır. Seçmen, ılımlı bir isim olan Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’yi ekonomik iyileştirme ve yabancı yatırımcı çekme vaadlerine inanarak ikinci kere seçmişti. O vaatler, hayata geçmedi. Bu da İran halkında giderek artan bir hayal kırıklığına yol açtı. Bütün bunlar da tabiatıyla gayrı memnun kitleyi çoğalttı. Siyasete güven geriledi. Fırsatını bulan yetişkin genç, dışarıya gitti ve gitmekte. İçeride böylesi ağır sıkıntılar yaşanırken Tahran, büyük yanlışlara imza attı. Vatandaşı yoksul, genci ümitsiz ve yarını alaca karanlık bir devletin lrak, Suriye ve Lübnan’da başaktörlük yapma politikası gütmesi, Yemen’de Husiler’i kullanarak Suudi Arabistan’la sürekli çekişip durması ve Basra, İskenderun ve Aden Körfezleri arasını Şii alana çevirme ideolojik ihtirası, O’nu bugünlere ve bu şartlara sürükledi. Bu yüzden hadise sadece iktisadi değildir.( Türkiye 3.1.2017)

HAYAT BOŞLUK KABUL ETMEZ.

 Yeni Şafak’tan Yusuf Kaplan ise çok farklı düşünüyor. ABD ve İsrail’in birlikte İran’a farklı bir rol yüklemeye çalıştıklarını iddia ediyor. Çarşamba günü attığı tivit de, der ki; “ABD-İsrail İran rejimini yıkmak istemiyor. Aksine İran’ı hedef göstererek mazlum konuma düşürüyor. -İran’ın önü açılıyor. Irak, Suriye, Körfez ve Yemen’e yerleştirildi. -İsrail varlığını İran’a İran varlığını İsrail’e borçlu!” bilmem katılır mısınız? Neyse biz esasa dönelim. Mesele şu, düşman proje yaparken, sizin boşluklarınızı araştırır ve bunun için büyük paralar ayırır. Sizi dinler, dinletir. Sorunlarınızı masaya yatırır, nerede hangi hamleyi yaptığında, nasıl bir sonuç olacağını planlar. Fırsat bulursa da hayata geçirir.  Bu projeler her zaman başarılı olmaz, yani kulun hesabı çoğu zaman tutmaz ancak tuttuğu da olur. Nedeni de ilahi kanunlar. Mesela ilmi çalışana veririm der ve çalışan başarılı olur. Bu yolla iman edip, mücadele edenler üstün gelir. Batıl yolda da olsanız bu böyle olabilir. Takdir, Allah’ındır. Evet, komşudaki sonucu uzaktan bakmak doğru değil. Çünkü yangın büyürse,  Allah esirgesin bizi de etkiler. İbret alıp, gereken yapılmalı. Tedbir bizden, takdir Allah’tan hadi kalın sağlıcakla.





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co