Elin Gavuru !..

Elin Gavuru !..

Elin Gavuru !..

Önceki gün akşam ailecek bir lokantamızda iftar yemeğindeyiz..

Yan masada : Kışlamızda bulunan Patroitlerin görevli Alman Askerleri var.. iftara yarım saat var, sipariş alınarak, salata, ekmek, iftarlıklar masaya getirildi..

Hani hep deriz ya : “Elin gavuru !” diye ben Alman askerleri yemeye başlarlar diye bekliyordum.. ve sürekli gözüm orada .. Almanların üzerinde..

Alman Askerleri : bizim gibi oturarak yemek saatini beklediler..

Hem de büyük bir saygı ile !..

Masalara: Lahmacun, içli köfte ve çorba servisi yapıldı.. onu yerler diye bekledim onu da yemeyerek beklemeye devam ettiler.. sesiz , nazik bir şekilde saygılı olarak..

Sonra ezan okundu, biz oruçlarımız açarak yemeğimizi yemeye başladık Almanlar da bizimle birlik de yemeye başladılar..

Yani bize saygı göstererek : bizden önce yemek yemediler.. oysa , onlar Müslüman değillerdi.. oruç ta tutmuyorlardı , yemeklerini yemeye başlaya bilirlerdi ama bize inancımıza saygı gösterdiler. Bulundukları topluma saygı gösterdiler..

Hani sözün başı geldiği zaman: “ Elin gavuru ! “ deriz ya

“Elin Gavuru “ bize insanlık, medeniyet, insana saygılı olmanın ne demek olduğunu hareketleri ile tavırları ile gösterdiler..

Almanlar: “Biz insanlara, Müslümanlara saygı gösteriz be  arkadaş “ dediler..

Ya bizimkiler !..

Ben çocukken: Kahramanmaraş’ta Ramazan da oruç yiyeni iyi demezler, çocuklar hey hey çekerek taşlardı..

Şehir merkezinde açık olan lokantalar ise : il dışından gelen yabancılara yemek vermek üzere açık tutulan yerler ise : Camlarına gazete ile kapatır veya perde ile kapatır, koku yapmayan yemeklerden yemek verilerdi..

İnsanımız utanır, bu tür açık olan yerlerin önünden bile geçemezdi, biri görürde oruç yiyor diye anlaşılırız diyerek .. çekinilerdi..

Hasta olan insanımız ise: gider evinde yer veya gizli bir yerde yer, sokak ortasında sigara ve çay içmez, oruç olmadığını başkalarına göstermezdi..

Bugün elin gavurunu: Saygı gösterdiği gibi oruç tutanlara bizim insanımız saygı göstermiyor.. gösteremiyor..

Sokaklarda: sigara içen, oruç yiyen bir tek kişi görülmezdi..

Oruç tutamayanlar: Teravih namazına gelirdi..

Oruç tutmuyorsun, niye teravih namazına geliyorsun dediğimizde ise : Rahatsızım oruç tutamıyorum ama teravih namazını sevabını niye kaçırayım !” cevabını veridi..

Önceki gün akşam , hani  “ Elin Gavuru “ dediğimiz Alman askerlerinin saygı gösterdiği gibi o günlerin insanları oruç tutanlara büyük saygı gösterdi..

Ya bugün ya bugün !..

Saat 18 30 gibi.. biri geldi , yemek istiyor, lokanta sahibi: Efendim şu an servisimiz yok, iftar için hazırlık var, şu anda size yemek veremeyiz, ama beklerseniz her yer dolu ama size de bir masa açarız ! diyor..

Adam hışımla: Bekleyemem veriyorsan şimdi ver yoksa gidiyorum diyor ve gidiyor..

Bu adam Türk ve Müslüman’dır.. Ramazan ayında toplu yemekler ve aile yemeklerinin olduğunu biliyor, üstelik lokantamızda tüm masalarda isimler yazılı belki ki yerler ayrılmış.. bunu da görüyor ama insanlara saygısı yok..

Bir yanda Alman askerleri , bir yanda bizim insanımız !

Bugün şehrimizde tavuk döner dürümü yapan yerlerin tamamı açık, utanmadan yüzü kızarmadan insanımız gidip orada yemek yiyor, elinde dondurma yalayarak gidiyor..

Oruç tutan biri görü de canı ister demiyor !.. oruç tutanlara saygısı bile yok..!

Nereden nereye geldik: Burası Türkiye Nüfusunun yüzde 99 Müslüman bir ülke.. nereden nereye geldik ama galiba insanlığımız ve medeni olmayı kaybettik..

Bir Almanya askeri kadar saygılı olamıyoruz..

Konuşursak da :” Elin Gavuru “ deriz !

Ama biz o hani söylediğimiz ,” Elin Gavuru” kadar kendi din kardeşlerimize saygı göstermiyoruz, sokakta sigara içerek, açıkta yemek yiyerek geze biliyoruz..

Eğitim ve medeniyet demek ki çok önemli bir unsur..

Eğitimli – Medeni insan başkasına saygı gösteren insandır..

Her özgürlüğün bir sınırı var: sen evinde özgürsün ama benim evden tarafa geçmeyeceksin, benim sınırlarımı ve özgürlüğümü çiğnemeyeceksin.. ben sana saygı göstereceğim sende bana saygı göstereceksin..

Hastalık  sebebi ile insan oruç tutmaya bilir ama ulu orta yemek yemesi de gerekmez, gider evinde, iş yerinde insanların görmediği yerde yemek yer..!

20 yıl kadar önce : Gazeteci Sırrıberk Arslan ile yine böyle bir Ramazan günü bir alevi köyüne haber için  gitmiştik.. et haşlama yapmışlar.. bulgur pilavının üzerine dökmüş yiyorlar..Bizi de davet ettiler.. bizde oruç olduğumuzu söyleyince : bir mahcup oldular.. sonra ev sahibi hanıma bir işaret verdi.. Bakır bir tepsi üzerine pilav ve et koymuşlar.. üzerine ince ekmek, azık yapmışlar.. biz çıkarken ev sahibi verdi.. bende teşekkür ettim, bir daha buraya gelimiyim gelemez miyim bilemem bu sebeple tepsinizi geri getiremem bunu kabul etmem ,” dedim..

Adam o tepsi size hediyem bakınca bizi hatırlasınız diyerek iftarı bununla yapın, size iftar yemeği vermiş olalım, bize de dua edin, diyerek verdi. Bizim insanımız böyle saygılı idi.. ya bugün ya bugün !.. bugün bugün.. yorum sizin ..

İyi günler..





Bu yazı için bir yorum yazın

“Elin Gavuru !..” için bir cevap

  1. hs diyor ki:

    Cok güzel anlatmisdiniz Bekir Bey dilinize sağlık, önce saygılı olmayı öğrenmek lazım :)

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co