DÜŞÜNDÜREN BENZETMELER

Bu haber 20 Şubat 2019 - 8:17 'de eklendi ve 193 kez görüntülendi.

Bizler çocukluğumuzda pek dini bilgiler edinemedik, Rab’bim sonradan nasip etti de Kur’an ile tanıştık. Tabi Kur’an insana doğru bakış açısı kazandırmak; iyi ile kötüyü ayırmak adına önemli ölçüler kazandırıyor.
Yüce kitabımız insanların daha huzurlu, barış içinde yaşaması için ölçüler koyduğu gibi, iktisat, sorumluluk gibi ölçüler veriyor, aynı zamanda bunları yaparken benzetmeler de yapıyor.
Dün bu benzetlerden birini okuyunca, sizlerin de bu benzetmeleri bilmesinde fayda olacağına inandığım için, köşeme taşıma ihtiyacı duydum. Amacım, biraz tefekkür etmek, kalbi okumalara vesile olmaktır…
Rad Suresinde(ayet 14) şöyle bir benzetme yapıyor Rab’bimiz: “Gerçek dua O´nadir. O´nun dışında yalvarıp durduklari ise onlara hiçbir şeyle cevap veremezler. Onlar olsa olsa ağzına su gelsin diye iki avucunu açana benzer ki, o, ona gelmez. Kâfirlerin duasi hep bir sapiklik içindedir”
Biraz tefekkür ettiğimizde, bir insan eline açıp suyun kendi avuçlarına akmasını ya da çıkmasını beklerse boşuna bekler. Yani Allah’tan(cc) başkasına dua edenler boşuna ediyorlar denmekte. Enazından ben böyle anlıyorum. Şunu söylemek istiyorum, bizler ise yarım imana sahip olduğumuzdan olsa gerek, başkalarından istiyoruz, yani kuldan talep ediyoruz bazen, demek ki yaptığımız boşmuş değil mi?

HEVASINA UYANLARIN DURUMU
Hevâ; Nefsânî arzu ve eğilimleri ifade eden bir ahlâk ve tasavvuf terimidir.
istanbul escort
Sözlükte “istek, heves, meyil, sevme, düşme” gibi anlamlara gelen hevâ kelimesi Kur’an bir çok yerde geçer. Mesele Araf Suresi 176’da Rabbimiz: “Eğer Biz dileseydik, onu bununla yükseltirdik. Ama o yere meyletti (veya yere saplandı), hevasına uydu. Onun durumu, üstüne varsan dilini sarkıtıp soluyan, kendi başına
bıraksan dilini sarkıtıp soluyan köpeğin durumu gibidir. İşte ayetlerimizi yalanlayan topluluğun durumu böyledir. Artık gerçek haberi onlara aktar. Ki düşünsünler. Ayet açık olduğundan, yorumsuz aktardıktan sonra bir benzetmeye daha geçiyorum.
“Allah’ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah’ın sizin üzenizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz O’nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah, size ayetlerini böyle açıklar. (Al-i İmran Suresi, 103) Demek ki ayrı gayri hareket eden topluluklar, ateş kuyusunun kıyısındaymış gibi tehlike içindedirler! Şimdi günümüz insanları bu ayetten ders çıkartmazlar ise sonlarının ne olacağını siz düşünün!

ÇÖKEN BİNA DEĞİL, AHLAK
Kuran’dan benzetlere devam edeceğim, son benzetmemiz İstanbul’da
şişli escort
çöken binanın sahibini anlatan cinsten. İsterseniz önce ayeti verip, sonra yorumumuzu yapalım. “Binasının temelini, Allah korkusu ve hoşnutluğu üzerine kuran kimse mi hayırlıdır, yoksa binasının temelini göçecek bir yarın kenarına kurup onunla birlikte kendisi de cehennem ateşi içine yuvarlanan kimse mi? Allah, zulmeden bir topluluğa hidayet vermez. (Tevbe Suresi, 109)
Benim anladığım ve sizlerinde anlayacağı bu benzetme çok açık ve net yapılmış. Binalarınızı sağlam yapın diyor. Eğer binaların temelini, demirini, kumunu, sıvasını bilimsel ölçülerde yapmaz, derelerin kenarlarına ya da sağlam zemin olmayan yere yaparsanız çöker.
Yani çöken bu binaları gördükçe, çöküşün inançsızlık ve bilinçsizlikten kaynaklandığını söylemeden edemiyorum. Aslında çöken ahlakımız değil mi? Vay halimize!
Bu gün son benzetmemiz Cuma Suresi 5. Ayet ile tamamlansın, Rabbimiz(cc) “ Tevrat’la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerle kitap taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah’ın âyetlerini inkâr eden topluluğun hâli ne kötüdür! Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.”
Bu benzetmeler gerçekten düşündürücü, bu nedenle bu konuda bir yazı daha yazmak istiyorum, yani yazımıza devam edeceğiz.
Peki kalın sağlıcakla.

Mehmet Doboğlu
Mehmet Doboğludoboglu@kahramanmarasgazetesi.com.tr