Diyanet İşleri Başkanlığı

Diyanet İşleri Başkanlığı

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINDEN YAZIMIZA CEVAP

Arılak ayı ortasında 2016 yılı Umre İle Diriliş Yılı Olsun başlıkla bir yazı kaleme almış, bu yazımı Diyanet İşleri Başkanığı Hac Dairesi Başkanlığına da göndermiştim.

Başkanlık yazımızı önemsemiş,teşekkür ediyorum, özetle diyorlar ki; “ Büyük bir emeğin ürünü olan yazınızı okuduk. Gelecek yıl yapılacak hac ve umre organizasyonlarında, teklifinizi kurulumuz değerlendirecektir”

İnşallah değerlendirmeye alınır çünkü, insanlarımızın ruhuna can veren manevi ihtiyacı olduğunu, bu ihtiyacın yani rahmenin en güçlü olduğu yerin ise Kabe olduğuna inanıyorum. Bunu ancak gidenler bilir! Bu nedenledir ki, kutsal topraklara gitmeden, ben bir defa giderim başka gitmem diyen insanlar, daha oradayken tekrar nasıl Kabe’yi görürürüm hesaplarını yapmaya başlar…

Evet, ruhun dirildiği, insanların İslam’a yani Rabbine daha fazla bağlanmasına vesile olan mekandır. Bu nedenle,hergün 120 rahmet gönderiliyor, Kabe’ye. Tabi kalbı açık olan insanlar, bu rahmetten daha fazla pay alırken, diğerleri de kısmeti kadar yararlanır, dirilir, dirilir.

HAC ORGANİZASYONUNDA DİKKAT EDİLMELİ

Gelecelim hac organizasyonu konusuna, bu konuda Ahmet Taşgetiren hemşerim Star Gazetesinde iki gündür, İran’daki izlenimlerini anlatıyor. Mağlum, Diyanet İşleri Başkanımız Sayın Görmez Hocamızda orada, islam dünyasının sorunları konuşuluyor. Hac’da geçen yıl izdiham olmuş, daha doğrusu facia olmuş, yüzlerce insan Hak’ka yürümüş ve Suudi Arabistanın organizasyonda ki eksiklikleri gündeme gelmişti.

İşte Taşgetiren yazısından kısa notlar; “Diyanet İşleri Bakanı Prof. Dr. MehmetGörmez’in İran temasları çok yoğun geçiyor. Tahran’daki ilk güne, Vahdet Konferansından sonra iki görüşme sığdı.

İlki İran Hac Bakanı Gazi Asker’le Hac Bakanlığında gerçekleşti. İkincisi ise İslami Kültür ve İlişkiler Başkanlığı’nda Ebuzer İbrahimi Türkmani ile.

Gazi Asker’le geçen sene Hac’da da bir görüşme olmuş, ben orada da bulunmuştum. Bu seneki görüşme, hem Türk – İran ilişkilerinin gerildiği bir zamanda hem de Hac esnasındaki vinç ve Mina Faciasının üzerine gerçekleşiyor.

Mina’da vefat eden Türk hacı sayısı 7, oysa İranlı hacı sayısı 400’ün üzerinde.İran çok dertli ve Suudiler’in bunun bedelini ödemesini istiyor. Bakan Gazi Asker “Diyet”i seslendiriyor. Kendilerinin hacıları sigortaladıklarını, herhangi bir kişisel kusur olmaksızın böyle bir ölüm gerçekleştiğinde İslam fıkhının neye hükmettiğine bakılması gerektiğini söylüyor.

Orada morgdan İranlı hacıları alıp memleketlerine getiren bir yetkili gözlemlerini aktardı ki, gerçekten yürekler acısı. Cesetlerin konteynırlara üst üste istif edildiğini vs. vs. gözleriyle gördüğünü anlatıyor ki, yürek dayanmaz. Bu arada Mina şehitleri için her sırada 350 ceset olmak üzere 15 sıra halinde morgun yakınında bir Makberetüşşüheda oluşturulduğunu, bir kısmının da Arafat’ın doğusunda oluşturulan bir şehitliğe defnedildiğini öğreniyoruz.

– Bundan sonra, diyor Bakan Gazi Asker, hac sıcak aylara doğru geliyor, sıcaklara karşı ve su ihtiyacını görmek için özel tedbirler almak lazım. Ayrıca ambulansların ihtiyaç halinde seyrüseferini kolaylaştıracak tedbirlere ihtiyaç var. Bütün bunların Suudilerle görüşülmesi gerekir. Mina’da ölenlerin sayısı üz erinde de konuşuldu ki, bu rakam hala çok net değil, 5500 ile 7460 rakamlarından söz ediliyor.

Söz Mehmet Görmez Hoca’ya gelince o, vinç hadisesinde insanlar orada can vermiş, yaralı, çırpınırken, tavafa devam edilmesi konusundaki sorgulamasını da sürdürüyor, karıncanın ezilmesinin yasaklandığı bir ibadet ortamında binlerce insanın havasızlıktan, susuzluktan, birbirinin üzerine düşerek can vermesine de deyim yerindeyse isyan ediyor.

Hem Görmez Hoca, hem Gazi Asker, adeta “Bu bize ders olsun” yaklaşımı içinde, önümüzdeki hacların sıcak aylara gelmesini de dikkate alarak, “Tedbir alınması”nda ısrar ediyorlar.

Görmez Hoca, önümüzdeki Hac mevsiminde Arafat’ta bütün çadırları yüksek çadırlardan yapmayı, her çadırda klima ve soğuk su bulundurmayı planladıklarını söyledikten sonra şu teklifte bulundu:

– Türkiye, İran, Pakistan, Endonezya, Malezya ve Suudi Arabistan yetkilileri bir araya gelelim ve bu faciaların bir daha yaşanmaması için neler yapılması gerektiğini konuşalım. Bunu yakında görüşeceğim Suudi Hac Bakanı’na teklif etmek istiyorum.

İranlı Bakan Gazi Asker, bu teklife aynen katıldıklarını ifade etti.

Hem Gazi Asker, hem Görmez Hoca, Mina ve vinç hadiselerinin dünya kamuoyunda İslam’a zarar verdiği düşüncesinde de birleşiyorlar.

İranlı bakan “Amacımız Suudileri eleştirmek değil, tedbir alınmasını sağlamak” derken Görmez Hoca da “Suçu bütünüyle Suudilere yüklemek doğru değil” dedikten sonra “Mekke ve Medine’de mekanları genişletmek kadar gönlümüzü de genişletmeye ihtiyaç var. Hacılara verilen eğitim sadece Hac menasikini öğretmek öğretmekle sınırlı olmamalı, aynı zamanda oraya gelen kardeşlerle ilişkiyi de öğretmek lazım” sözlerini de ekledi.”

Evet işin özetini Sayın Görmez ne güzel ifade ediyor. Müslümanların gönlünü genişletmek, yani hacıların eğitimini önemsemek gerekiyor.





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co