Dillere Düşen Müslüman’ca Yaşamı

Dillere Düşen Müslüman’ca Yaşamı

Dillere Düşen Müslüman’ca Yaşamı

Tekrar Gönüllere Yerleştirelim

Geçtiğimiz haftalarda bir trafik kazasına maruz kaldım. Arabamla, Kırmızı ışıkta hızını artırarak geçmeye çalışan genç bir sürücünün aracının altında kaldım. Şükürler olsun ki kazayı, kırıksız/çıkıksız, yarasız/beresiz atlattım. Kaza sonrası Müslüman’ca Yaşam hakkında biraz tefekkür etme fırsatım oldu…

Birilerine yakışsa da Müslüman’a eğrilik yakışmıyor. Bu yüzden ben Müslüman’ım diyen herkesin oturuşuna yürüyüşüne, yatışına kalkışına, alışına verişine kısacası; ‘eline, beline, diline sahip olması’ gerekiyor.

Müslüman’ın;  yolda yürürken, araba sürerken trafik kurallarına uyması ve uymayanları uyarması gerekiyor. Yapmış olduğu bir hatanın ne gibi acı sonuçlar doğuracağını bilmesi ve ona göre davranması gerekiyor.

Müslüman’ın yaptığı işe hile katmaması gerekiyor. Ölçüp biçerken, takarken sökerken, hata yapmaması, kılı kırk yarması gerekiyor. Bilerek veya bilmeyerek yaptığı hatanın adına kul hakkı dendiğini, kul hakkı yiyenlerin iki dünyasını da ziyan edebileceğini bilmesi gerekiyor.

Müslüman’ın Allah’ın kullarına da peygamberlerine de; ‘dosdoğru olun’ dediğini, böyle emrettiğini bilmesi gerekiyor. Müslümanlar için başka bir davranış biçiminin asla olmadığını, bu emrin bütün akait ve amel meselelerini içine aldığını anlaması gerekiyor.

Bırakın doğruluğu ‘Müslüman’ların dosdoğru olması gerektiğini bilmesi ve hayatının her halinde bu şekilde davranması gerektiğini öğrenmiş olması gerekiyor. Bu elbette kolay bir iş değildir. İslam kaynaklarında konuyla ilgili olarak Sahabeden Ibn Abbas’ın şöyle söylediğini öğreniyoruz: ‘Kuran’ın tamamında, Hz. Peygamber’e bundan daha zor ve daha meşakkatli gelen, başka bir ayet nazil olmamıştır. Bundan dolayı da Hz. Peygamber; Hûd suresi ve benzerleri beni ihtiyarlattı’ buyurmuştur.

Sanki bu hususlar günümüzde unutulmuş gibi. Hata yapmama, emrolunduğu gibi dosdoğru olma adına Peygamber efendimizi ihtiyarlatan hangi düsturlar varsa, maalesef günümüzün insanları bilerek veya bilmeyerek bunlarla zenginleşmeyi, bunlarla gençleşmeyi tercih etmiş gibi görünüyor.

Bu sebeple çarşı ve pazarlarımızda sözden, doğruluk ve dürüstlükten eser yok denilebilir. İtimat ve güven kavramları ikili ilişkilerimizi çoktan terk etmiş denilebilir.

Hoşgörü, anlayış, düşene destek olma, yetim başı okşama yaşantımızdan uçup gitmiş de denilebilir. Çocukluğumuzda var olan, hayatımıza hâkim olan ve bizim kuşak tarafından ara sırada olsa hatırlanan bu davranışların yeni kuşaklar tarafından hiç bilinmediği söylenebilir.

Peki, bu davranışları terk edenlerin uyarılması, dikkatlerinin çekilmesi, kurallara uymaları yönünde ikaz edilmeleri gerekmez mi? Eskilerin kullandığı bir kelamı kibar olan ‘haksızlık karşısında susan şeytandır’ sözüne uyarak bu yitiklerini Müslüman’lara hatırlatmak gerekmez mi? Elbette olması gereken bu. Ama birçok sıkıntıyı göze almak gerekiyor. Bu kişiler durup dururken; hakarete uğrayabilirler, tartaklanabilirler, dayak yiyebilirler hatta canlarından olabilirler.

Bu türden mağduriyetlerin binlerce yaşanmış örneği var. Müslüman’a asla yakışmayan bu tür davranış sahiplerine bırakın sokaktaki bir kişinin müdahalesini okullarda esas vazifesi öğrencilere Müslüman’ca bir yaşam öğretmek olan öğretmenlerimiz dahi hakaretlere uğramakta, dayak yemekte, soruşturma üstüne soruşturma yamamakta hatta iftiralara uğrayarak işinde olmaktadır.

İnsanımız yaygın olarak yaşanan bu haksızlıkların neticesinde bırakın büyük yanlışları; ‘kırmızı ışıkta geçmek gibi, yedikleri meyvelerin kabuklarını camdan caddelere atmak gibi, dinlediği müziğin sesini sonuna kadar açmak gibi, başındaki türbanından utanmadan parklarda erkek arkadaşıyla her haltı yapmak gibi’ çok küçük yanlışlara dahi karışmaz oldular. Biz kullar için bu şekilde davranmak yanlış ama yapabileceğimiz başka bir yol da yok denilebilir.

Yazımı okuyan kardeşlerimden; ‘Dillere Düşen Müslüman’ca Yaşamın Tekrar Gönüllere Yerleşmesi’ için dua ve gayret etmelerini istirham edeceğim. Allah’a emanet olunuz.





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co