Debgici; “Post Modern Darbe’nin yıl dönümünde demokrasiye yönelik tüm müdahalelerin bir insanlık suçu olduğunu haykırmak için bugün bir aradayız” dedi

Bu haber 28 Şubat 2019 - 16:17 'de eklendi ve 302 kez görüntülendi.

Debgici; “Post Modern Darbe’nin yıl dönümünde demokrasiye yönelik tüm müdahalelerin bir insanlık suçu olduğunu haykırmak için bugün bir aradayız” dedi.

AK Parti il Başkanı Ömer Oruç Bilal Debgici, “Post Modern Darbe’nin Yıl Dönümünde, müdahalenin insanlık suçu olduğunu haykırmak için buradayız” diyerek şöyle konuştu; “Türkiye Cumhuriyeti, 28 Şubat 1997 tarihinde ‘Demokrasiye Balans Ayarı’ bahanesiyle karanlık bir sürecin içerisine itilmiştir. ‘Post Modern Darbe’nin yıl dönümünde demokrasiye yönelik tüm müdahalelerin bir insanlık suçu olduğunu haykırmak için bugün bir aradayız” dedi

AK Parti Kahramanmaraş Milletvekilleri, Celalettin Güvenç, Ahmet Özdemir, Mehmet Cihat Sezal, Ak Parti İl Başkanı Ömer Oruç Bilal Debgici, Onikişubat İlçe Belediye Başkanı Hanefi Mahçiçek, Dulkadiroğlu Belediye Başkanı Necati Okay, Onikişubat İlçe Başkanı Mücahit Kara ve Partilerin katıldığı basın açıklamasında konuşan İl başkanı Ömer Oruç Bilal Debgici şöyle konuştu; “ Yıllar önce bugün, demokrasiyi bir türlü hazmedemeyen vesayet odakları,
yetkilerinin dışında devlet gücünü kullanarak, millet iradesiyle seçilen siyasi iradeye
müdahale etme girişiminde bulunmuşlardır. Tanklardan aldıkları güçle devirlerinin
1000 yıl süreceği rüyasını görenler, birliğimizi ve bütünlüğümüzü gasp etmeye teşebbüs
etmiş; ancak bu devletin gerçek sahibi olan milletimizin iradesine vurulmaya çalışılan
pranga Allah’ın izniyle 10 yıl sürmeden tarihin derinliklerinde kaybolup gitmiştir.
İrtica kılıfıyla vatandaşların düşünce ve inanç özgürlüğünü zapturapt altına
almaya yönelik gerçekleştirilen post modern darbe sonrası; siyasi, idari, hukuki,
ekonomik ve toplumsal alanlarda yaşanan dönüşümler onarılması güç değişimlere
neden olmuştur.

Darbeciler 28 Şubat’ta meşru bir iktidara karşı tıpkı 12 Eylül’de olduğu gibi
gayrimeşru bir müdahalede bulundular. Bürokraside yer alan üst düzey yöneticilere
haksız ve hukuksuz operasyonlar yapılarak sindirme politikası izlediler. Siyaseti bir
araç olarak kullanarak toplumsal düzeni, özgürlükler ve demokrasi üzerine değil korku
ve dayatmalar üzerine kurdular. Ülkemizi hukuk devleti olmaktan çıkarıp ideolojik
zulümleriyle insanları değerlerine, inançlarına, kültürüne göre bölerek kategorize ettiler.
Demokrasi faciası yaşanan Türkiye’de dini inançları gerekçesiyle eğitim ve
çalışma hakları başta olmak üzere sosyal ve ekonomik haklarından yoksun bırakılan bir
nesil toplumsal hayatın dışına çıkartıldı. İnançlarının yükümlülüğünü yerine getiren
başörtülü kadınlarımız bu nedenle bedel ödedi, çok acılar çekti. Bugün gözyaşları dindi
yaralar kapandı ancak izleri asla silinmedi. O gün hakları zorla elinden alınanlar, siyaset yapması engellenenler, başörtüsü nedeniyle eğitim hakkından edilenler bugün TBMM’de milletimize hakkıyla hizmet etmektedir.

Siyaset sahnesinden silinmesi için okuduğu şiir gerekçe gösterilerek ‘muhtar’
olmasına dahi tahammül edilemeyen Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın
Recep Tayyip Erdoğan, bugün milli iradeden aldığı güç ve inançla, vesayetçilerden,
zulmedenlerden ve darbecilerden hukuk yoluyla hesap sormaktadır.
Aziz milletimiz 15 Temmuz alçak darbe girişiminde demokrasi destanı yazarak
Anadolu topraklarında darbeler tarihine nokta koymuştur. AK Parti iktidarıyla birlikte kırılan vesayet sistemi sonucunda böyle meş’um günlerin yaşanmaması için millet olarak hep birlikte omuz omuza mücadele etmeye devam edeceğiz. Darbeci zihniyeti tarihin karanlık sayfalarına gömen hükümetimiz ve milletimiz sayesinde artık hiç kimse devletin gücünü kullanarak milli iradeye kast
etmeyi aklının ucundan bile geçiremez.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde vesayet odaklarına ve darbeci zihniyete karşı AK Parti olarak kararlı tavrımızdan ödün vermedik, vermeyeceğiz.
AK Parti Ana Kademe, Kadın ve Gençlik Kolları olarak bizler üzerimize düşen görevin farkındayız. 28 Şubat’ta ikna olmadık! O dönem yaşananları unutmadık, unutturmayacağız. 28 Şubat’taki mağduriyetlerin, çektirilen acıların, yaşatılan ayrılıkların acısı yüreklerde sonsuza dek kalacak. Demokrasinin kazanımlarını hepimiz sonuna kadar koruyacağız. Kinle ya da nefretle değil adaletle hareket edeceğiz.
Devletimizi, bayrağımızı, istiklalimizi ve demokrasimizi koruyacağız. 28 Şubat müdahalesinden 22 yıl sonra güçlü demokrasisi ve artan özgüveniyle ilham kaynağı olan bir Türkiye var artık. Güçlü Türkiye’nin güçlü yarınlarına milletimizle birlikte yürüyoruz. Kurulduğumuz ilk günden itibaren bizlere güvenip teveccühüne layık gören aziz milletimize saygılarımızı sunuyoruz.
Halkın yanında yer alarak demokrasiye ve özgür iradeye sahip çıkan siz basın mensuplarımıza da katkılarınız için teşekkür ederiz” dedi.