Darbe gibi darbe bu !..

Anasayfa Genel 09 Nisan 2014
Darbe gibi darbe bu !..

Akşam Gazetesi köşe yazarı Mehmet Ocaktan’ın çok hoşuma giden yazısını sizlerle paylaşmak istiyorum..

Aynen köşe yazısı bu :

Hiç lafı dolaştırmadan söyleyelim, çok açık ve karanlık bir darbeyle karşı karşıyayız. 17 Aralık’ta başlatılan vesayet operasyonunun kapsamı, hedefi önceki gün itibarıyla 28 Şubat’tan da daha tehlikeli bir görünüm arz etmeye başladı. Çok dramatik bir durum ama bu saldırı doğrudan halkın seçtiklerini yok etmeyi hedeflemektedir.

Önceki gün başlatılan yeni operasyon hamlesi, öncelikle millet iradesine karşı açık bir darbe girişimidir ama aynı zamanda Türkiye’nin en prestijli projelerini itibarsızlaştırarak ekonomiyi çökertmeyi amaçlayan bir saldırıdır. Eğer bu darbe girişimi hayata geçirilebilseydi, ülkeye prestij kazandıran milyarlarca dolarlık yatırımlara imza atan işadamlarının ve bürokratların da aralarında olduğu çok sayıda kişi gözaltına alınacaktı.

Bu darbe girişimi öylesine pervasız bir üslupla sürdürülmektedir ki, doğrudan 46 milyar dolarlık üçüncü havalimanı ihalesi hedef alınmıştır, Japonlarla yapılan 22 milyar liralık nükleer anlaşma hedef alınmıştır, üçüncü köprü hedef alınmıştır, asrın projesi Marmaray hedef alınmıştır.

Bu operasyonun arkasındaki akıl, kesinlikle sıradan bir akıl değildir. Adım adım geliştirilen operasyona daha yakından baktığımızda, nihai olarak Erdoğan’sız bir siyaset dizaynını hedefleyen bir tabloyla karşı karşıya olduğumuzu görürüz.

Çünkü millet iradesinin devre dışı bırakılarak Erdoğan’ın tasfiye edildiği bir Türkiye, uzun zamandır Neo-Con’ların ve İsrail lobisinin kontrolünde yürütülen kirli hazırlıklar devreye sokularak siyaset dışı projelere açık hale gelecektir.

Tayyip Erdoğan’sız bir siyaset için bu darbe girişimini planlayan uluslararası yıkım çetesi de biliyor ki, sadece Türkiye değil, Mısır’dan Suriye’ye, Filistin’den Afrika’ya kadar bütün İslam coğrafyalarında tek direnme noktası Tayyip Erdoğan’dır. Bu yüzden de Türkiye’nin siyasi istikrarını, ekonomisini yakıp yıkma pahasına ve de ölümüne bir operasyon yürütülüyor.

Ve bu kesinlikle bir yolsuzluk operasyonu değildir. Eğer mesele gerçekten yolsuzluk olsaydı, katrilyonlarca liralık soygunun yapıldığı 28 Şubat’la ilgili soyguncuların yakasına çoktan yapışılırdı.

İşte tam da bu yüzden 17 Aralık darbesinin özellikle Halk Bankası’na dönük boyutu kelimenin tam anlamıyla bir Neo-Con operasyonudur. Bu yapılanlar, Türkiye’nin istikrarını bozmayı, ekonomideki pırıltılı yüzünü karartmayı ve bölgesel gücünü zaafa uğratmayı hedefleyen açık bir karanlıklar prensi oyunudur.

Nitekim Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın 17 Aralık darbesinin ekonomik faturasıyla ilgili yaptığı açıklamalar, bu ülkeyi seven herkes için bir ibret tablosudur. Bakan Babacan, istikrarı hedef alan derin operasyonun Türkiye’ye faturasının 20 milyar dolar olduğunu söylüyor.

Bu karanlık bir tablodur ve en vahim olanı da Tayyip Erdoğan’ı yıkmak üzere yola çıkan kirli ittifakın bu ülkeye her türlü kötülüğü yapmaktan çekinmeyeceği gerçeğidir.

Aynı zamanda hayırseverleri ve dindarları da hedef alan bu operasyonun özünde maalesef bir İmam-Hatip düşmanlığı yer almaktadır. Özellikle Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın evindeki İmam Hatip okulu yaptırma paraları ve Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’in İmam Hatipliler tarafından kurulan TÜRGEV’e yurt sağlamakla suçlanması gösteriyor ki, birileri, İmam-Hatiplerden ve dindarlardan intikam almaya çalışıyor. Kuşkusuz bu konuda da en büyük hedef, bütün kesimler için özgürlüklerin önünü açan Tayyip Erdoğan’dır.

Son günlerde arkadan dolaşarak Ergenekoncularla işbirliğinin keyfini sürenlere önemli bir hatırlatma; bugün gazetelerinde dindar avına çıkan bu Ergenekoncular eğer bir gün ellerine fırsat geçerse önce sizin defterinizi dürerler, sakın bunu unutmayın…

Öylesine ibret verici bir süreçten geçiyoruz ki, neredeyse bütün kesimlerin kıblesi şaştı. Demokratlar, liberaller, milliyetçiler, ulusalcılar hemen hepsi pay kapmak için ‘Milli irade’ye karşı başlatılan bu operasyonun bir tarafına tutunmaya çalışıyor.

Mesela milliyetçiler… ‘Hükümeti uyardık, bizi dinlemediler. Bugünden sonra imparatorluğun çöküşünü izleyeceksiniz’ diyerek Türkiye’yi tehdit eden ABD Büyükelçisi Ricciardone’yi çok sevdiler.

Yıllardır ‘askeri vesayet’e karşı olduklarını söyleyerek demokratlık gösterisi yapan liberaller, hükümete yönelen bürokratik vesayet karşısında dillerini yuttular. Oysa sadece üniformalı vesayete karşı olmakla demokrat olunmuyor, üniformasız bürokratik vesayete de karşı olmak gerekiyor.

Hemen söyleyelim, yolsuzluğun vebalini yolsuzluğu yapana değil, demokrasiye ve siyasetçiye yüklemek, kelimenin tam anlamıyla bürokratik vesayeti savunmaktır.

İşte, bir dönemin mağdurlarıyla zalimlerinin aynı safta buluştuğu bir Türkiye’de inadına Tayyip Erdoğan’ın yanındayız.

Şunu herkes bilsin ki, Türkiye’yi askeri vesayetten kurtaran, otuz yıllık kanlı sorunun çözümü için elini taşın altına koyan, ülkeyi başörtüsü yasağından kurtaran, kapitalizmin efendilerine rağmen Türk ekonomisini dünyada saygın bir konuma getiren, azınlık hakları konusunda cesur adımlar atan, Balkanlar’dan Afrika’ya, Ortadoğu’dan Latin Amerika’ya kadar dünyanın hemen bütün coğrafyalarına “Büyük Türkiye rüyası”nı taşıyan bu Tayyip Erdoğan’ı üç beş çapulcuya yedirtmeyizessential blog





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co