ÇANAKKALE RUHUNU YAŞAMAK…

ÇANAKKALE RUHUNU YAŞAMAK…

Dünya ve insanlık tarihinin en büyük savaşlarından biri olan Çanakkale savaşlarının 100. Yıldönümü etkinlikleri 24.25 Nisan’da doksan ülkenin üst düzey temsilcilerinin katılımı ve barış mesajları ile bir araya geldiler 100 yıl önce kıyasıya çarpışan ülkelerin liderleri savaşsız bir dünya insanlığın barış içinde yaşamalarını savunan mesajlar verdiler…

Ecdadımızın tarih yazdığı bu şanlı zaferi ne kadar anlıyoruz. “Çanakkale ruhunu” ne kadar yaşıyoruz.

250 bin şehit verdiğimiz Çanakkale’yi evlatlarımıza iyi anlatmak zorundayız. Öncelikle şehitlik makamını dini, vatanı, milleti için mücadele etmenin mana ve ehemmiyetini anlatmak bizim asli görevimiz olmalıdır. Şehitlerimizin kabirlerine dahi tam manasıyla bakamadık Anzak askerlerinin mezarları dahi bizim şehitliklerimizden daha bakımlı idi Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın gayretiyle bakım ve düzenlemelerle şehitliğimiz bir şekle girdi her geçen günde o vatan evlatlarının şanına yakışır bir şekle giriyor…

“Çanakkale zaferi” 100. Yıl etkinlikleri, şehitlerimize,  gazilerimize yakışır bir şekilde kutlandı. Katılan ülke temsilcileri de barış mesajları ile ayrıldılar. Gelecek neslimize ”Çanakkale ruhunu” aşılamak, bunun “manevi dinamiğimiz” olduğu anlatılmalıdır. Çanakkale zaferi Allah-ü Teâlâ’nın bu necip millete bahşettiği çok önemli ve büyük zaferdir…

“Çanakkale ruhu” sadece dilde kalan bir telaffuz olarak yerini aldı. Bu zafer bir başka ülkenin olsa en küçük ayrıntısına kadar ilkokul talebelerine dahi verilir her adımlarında bunun gururunu yaşarlardı.

Ama maalesef bir takım iç çekişmeler ve ideolojik zihniyet bu zaferi gölgeledi. Hâlbuki dünya tarihine altın harflerle yazılacak bir zaferdir. Çanakkale de savaşan askerlerimiz merhametiyle de dünyaya örnek olmuştur. Kendine kurşun atan yaralı askerlere nasıl yardım yaptığını dünya biliyor. Tarihimiz bunun örnekleri ile doludur.

İngiltere Prensi Charles konuşmasında; bir günlük ateşkeste bir askerinin “Türk askerini gördüğünde ona konservesini verdiğini Türk askerinin de kendisine yiyeceğini verdiğini,  onlara saygımız çok büyüktü” diye yazmış. Bir başka olay,  elinde annesinin resmi bulunan yaralı bir Fransız askerine yardım eden Türk askerine bunun sebebi sorulduğunda verdiği cevap benim annem yok belli ki onun yolunu gözleyen bir annesi var cevabını vermiştir. Üstelik kendide yaralı olduğu halde yardım ediyor. Tarihte bunun yüzlerce örnekleri vardır. Cumhurbaşkanı Erdoğan da törende “Gelibolu savaşı birinci dünya savaşının en önemli cephelerinden biriydi. 100 yıl önce bu cephede vatanlarını ve şereflerini savunan yüz binlerce askerimiz gözlerini kırpmadan, ölümün üzerine gitti. Farklı milletlerden yüz binlerce asker de kendi hayalleri için cesaretle savaştı. Hepsini saygıyla yâd ediyorum.” Diyen Erdoğan ayrıca  “Çanakkale hem zafer sembolü hem hüzün” güzel bir ifade; zaferle gurur duyduğumuz kadar şehitlerimize hüzünlenmemek mümkün değil “Çanakkale Ruhu”nu gönüllerde yaşayıp, yaşatmak gerekmez mi?  O vatan sevdalısı yiğitlerimizi, şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. O kahraman askerlerimiz vatan müdafaasına giderken hiç tereddüt etmeden aşkla gitmişlerdir.

Türkülerle gitmişler…

“Çanakkale içinde aynalı çarşı, Anne ben gidiyom düşmana karşı”

Muhabbetle…





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co