Çanakkale gezilmeli !

Çanakkale gezilmeli !

Çanakkale Gezilmeli

BEKİR DOĞAN

20 Mart 2015 Cuma günü gece yağan yağmur seni soğuk ve rüzgarlı bir hava ile Kahramanmaraş’tan yola çıktık..

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesinin düzenlediği Lise 4. Sınıf öğrencileri için deneme sınavında okul birincisi olan 114 öğrenci, Belediye Meclis üyeleri ve öğretmenlerle birlikte Çanakkale yolundayız..

SONY DSC

Yol yazımı köşe yazımdan okuyunuz: Çanakkale’de , Türkiye’in dört bir köşesinden gelen! Binlerce insanla beraber limana gidersin, Gelibolu’ya geçip o kutsal toprakları, bu kutsal günde ziyaret etmek için. Feribotla karşıya geçerken, Çanakkale Boğazı’nın eşsiz güzelliğine kapılırsın.

Ve de o martılar sizi selamlar, attığın simit parçasını hava da kaparak nameler söylerler.. ufuklara dalarsın  yıl 1915  birden bir ürperti duyarsın içinde. Boğaz, kapkara bir sisle örtülür ve ölüm saçan gemiler kaplar her yanı. Gözlerini acıtır, Nusret’in mayınlarına çarpan metal yığınlarının dumanı.

Bu duygularla Kahramanmaraş’tan giden 114 öğrenci, 156 kişi ile Gelibolu Yarım Adasına geçiyoruz.. Gemide hatıra resmi çektirenler, sevgilisi ile el ele tutunanlar..

SONY DSC

Büyük Kahraman Seyit Onbaşı’yı seçer gözlerin karşı kıyıda. Mecidiye Tabyası’nın ayakta kalan son topunun başında, tek başına. 170 kiloluk bir mermiyi sırtlayıp, koyar topun içine ve vurur Ocean adlı ölüm makinesini dümeninden. Ve diğer Seyit onbaşılar… Boğazı saran onlarca gemiden atılan top mermilerine aldırmaksızın ateşlerler toplarını. Batırırlar bir bir diğer “Ocean” ları. Kaçar sağlam kalan “medeniyet şaheserleri”. Boğazın benzersiz güzelliğini kirletip kaçarlar.

Ufuklara baktığımda bütün bunları görüyorum..

Lay lay lom için gelenler şöyle dursun : ben çimenler üzerinde kan kokusunu duyuyorum..

Kanla sulanmamış, metre karaye 6 bin mermi düşmüş, ki mermi düşmemiş bir karış toprağın zor bulunacağı, kahramanların ebedi diyarı Gelibolu dağında “Dur Yolcu, Bilmeden Gelip Bastığın Bu Toprak Bir Devrin Battığı Yerdir” yazısıyla karşılar seni.

SONY DSC

Beni çok etkiledi.. Başkasını bilemem: Şimdiye kadar hissedilenlerin henüz başlangıç olduğunu anlatmak istercesine. Mukaddes topraklara ayak bastığında, seni yüz yıllara meydan okuyarak duran Kilitbahir Kalesi selamlar. Tarihin bir tecellisi midir bilinmez, Fatih tarafından Fetih sırasında İstanbul’un emniyetini sağlamak için boğazın en dar yerine yaptırılan Kilitbahir Kalesi ve karşısındaki Çimenlik Kalesi hayranlıkla izliyorum..

Muharrem Erantepli : “ Bekir bey sesizsiniz bunları yazıyormusunuz ? diye soruyor aslında yüreğime yazdığımın o farkında değil !..

Sonraki ziyaret mekanın Arıburnu’dur. Aslında çıkarma yapmaya hiç uygun olmayan fakat Kabatepe’de denize bırakılan işaretin kuzeye kayması sonucu, Anzaklar’ın 25 Nisan 1915 sabahı 1500 kişiyle yanlışlıkla çıkarma yaptığı yerdir, Arıburnu. Arıburnu’nun yanında bulunan Anzak koyundaki Anzak anıtına okyanus ötesinden her yıl binlerce Avustralyalı ve Yeni Zelandalı gelir, artık bu memleketin evlatları olan Avustralya ve Yeni Zelanda Ordu Birliği’nde görev yapmış dedelerini ziyarete.

SONY DSC

Her baktığım yerde 1915 görüyorum, Toprakdan Kan ve Barut kokusunu alıyorum, Allah Allah nidalarını duyuyorum.. tüm bunları süzerken içinde Maraşlı yiğit arıyorum..

Conkbayırı’na doğru ilerlersin. Kulaklarında Yarbay Mustafa Kemal’in “Ben size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında, yerimize başka kuvvetler ve komutanlar kaim olabilir.” sesleri çınlar. Ve bu emre harfi harfine uyan serdengeçtilerin kanları sel olur boşalır göz pınarlarından. Zamanın bütün donanımına sahip Anzak ve İngiliz askerlerine karşı sadece süngüsü kalmış askerlerini yere yatırtarak geriden gelen destek kuvvetlere zaman kazandıran ve Conkbayırı’nın ele geçmemesini sağlayan Mustafa Kemal’e bir kez daha hayran olursun.

SONY DSC

Ertuğrul Koyu’na geldiğinde bir siperde bulursun kendini. Kopan bacağını tüfeğinin kayışıyla bağlayıp savunmaya devam eden Yahya Çavuş ve binlerce top mermisine ve düşman askerine rağmen 48 saat boyunca kıyı şeridini koruyan 66 askeriyle birliktesindir. Top mermisi gelir gemilerden, tüfek mermisi gelir yüzlerce, binlerce asker gelir üzerine. 67 kahraman bir bir düşer yanında. Sen de ölürsün! Ta ki bir el, bir ses seni kendine getirene dek. Ertuğrul Koyu’ndan ayrılırken, Yahya Çavuş anıtının üzerindeki şu mısralar kalır aklında.

Kahramanmaraşlı yazarımız Vehbi Vakkasoğlu: Kitabına göz atarak Çanakkale de gezimize devam ediyoruz..

Bir kahraman takım ve de Yahya Çavuş’dular,

Tam üç alayla,burada gönülden vuruştular.

Düşman, tümen sanırdı bu şaheser erleri,

Allah’ı arzu ettiler,akşama kavuştular.

canak (6)

Rehberimiz Deniz Karatay Kılıç’in dudaklarından dökülen bu şiirle uyanıyorum..Sonra birkaç metre önündeki siperde tüm arkadaşlarının şehit olduğunu gördüğü halde korkusuzca arkadaşlarının yerini alıp düşmanı arkadan destek gelene kadar durduran ve kaderi arkadaşlarının kaderinden farklı olmayan serdengeçtilerin siperlerini görürsün. Ardından temsili mezarları ziyaret edersin bir bir. Ve “temsili” kelimesi ürpertir seni. Her karış toprağın kanla sulandığı ve toprağın altının şehit bedeniyle dolu olduğu gelir aklına. İncitmemek için bir bedeni, ayağın korka korka basar Gelibolu’nun toprağına.

Bedir’in Aslanları, Çanakkale aslanları ile burada savaştığını görüyorum..

Bekir  (10)

“Ölmeden mezara koydular beni” mısrasının gerçek olduğunu, bir top mermisiyle toprakta açılan doğal sipere yerleşen bir yiğitin yakınlara düşen başka bir top mermisinden kalkan toprağın altında kalıp diri diri şehit olduğunu öğrenmek kahreder seni. Ve divane eder, İstanbul idadilerinin 2 yıl mezun vermediğini duymak. 20-21 yaşında, gencecik 10.000 idadi öğrencisinin çoğunun bu topraklarda can verdiğini öğrenmek. Bir of, bir eyvah çekersin! Diyorum ve kendi kendime bakıp halimden utanıyorum..

Bekir Doğan: Çanakkale lay lay lomla olmaz, tevekkül gerek diyerek teveküle dalıyorum..Şükranla bakarsın cennet Gelibolu’nun kutsal kanla beslenmiş kan çiçeklerine, ağaçlarına, tabiatına. Atalarından kalan bir mirastır onlar sana. Sivas’tan, Adana’dan, Trabzon’dan, Hakkari’den, Halep’den, Kerkük’den ve dahi Pazarcıktan gelen atalarından… Çanakkale Şehitleri anısına dikilen Dünya Şehitler Anıtı en son yerdir Gelibolu’da ziyaret edilen. Ardına vatanı almış dimdik durur boğazın bir ucunda. Kem gözlere bir şey hatırlatmak istercesine…

Üzülerek beliteyim ki : Öğrencilerimizde bu heyecanı göremedim..

Gurupta bi inceliği anlayanı göremedim..

Sütçü İmam’ın torunları : Kahramanmaraş’ın yiğitleri gelmiş dedirtecek birini göremedim !.. ki Gelibolu’dan ayrılırken kan akmaz olur artık damarlarında. Kaldıramaz bunca azabı. Yüreğin kaldıramaz bunca ızdırabı. Denizle göğün muhteşem birlikteliğine dalıp da, düşünemez olursun uzun bir süre. Bu yüce topraklarda vuku bulmuş, yüce insanların, yüce hikayeleri geçer bir bir aklından. Donarsın. Ağlayasın gelir, yaş akmaz göz pınarlarından. Fakat, Gelibolu’ya ayak basarken eğik olan başın, dimdiktir ayrılırken. Gururla dolar göğsün. Ve bir şarapnel parçası saplanır göğsüne o an. Bir azap acıtır yüreğini, beynini, bedenini. Seyit Onbaşı’ya Yahya Çavuş’a layık olamamanın ızdırabı! İçimi kemirerek Kahramanmaraş’a dönüyorum..

canak (3)

Çanakkale savaşlarının yapıldığı Gelibolu yarımdadasına, iki yoldan gidebilirsiniz. Bunlardan; birincisi: Anadolu üzerinden gelinen ve Çanakkale üzerinden, feribotlar ile Eceabat’a ulaşılan yol. Diğer yol seçeneğiniz ise; İstanbul yada Edirne üzerinden, Gelibolu İlçesinden geçilerek, Eceabat’a ulaşılan yol.

Gezimize, Eceabat’dan başlayacağız.

Çanakkale’ye düzenlenen gezilerde, Sabah otel de kahvaltı ve otobüslerle feribotla Eceabat geçiyoruz.. Milli Park sınırlarından içeriye girerken, bizi Milli Parklar Alan Kılavuzu, Deniz Karatay Kılıç bizi iskelede karşıladı.. Ben Deniz, Şehitler diyarına hoş geldiniz diyerek sabah neşesi verdi.. ve uyarı  lütfen dikkatli olun. Milli Park sınırları içinde, bastığınız her yerde toprağın altında şehitlerimiz olabilir.

Muharrem Erantepli, Serdar Yakar , Tuncay Okumuş, Fetih Yanardağ gibi gönül ehli insanların da yer aldığı Çanakkale gezimiz başlıyor..

Gerçekten de, Çanakkale savaşları sırasında Gelibolu yarımadasının hemen her yerinde, kanlı çatışmalar olmuş, askerleriniz savaş hali olması nedeniyle, nerede şehit düştüler ise, oraya gömülmek/defnedilmek zorunda kalmışlardır.

Hele, büyük çatışmalar sonrası şehitlerimiz, çoğu kez, toplu gömülmek zorunda kalınmıştır. Bu nedenle; buraya gelindiğinde, yere basarken bile hassas olunmalı, o güzel insanların ruhlarını rahatsız etmeyecek şekilde buralarda dolaşılmalıdır.

Sütçü İmam’ın Selamını sunduğumuz Şehitlerimiz ziyarette başlarken, onların Allah Allah , Allah diye düşmanın üzerine gittiğini bilerek sesleri sanki kulaklarımda çınlıyor.. Çanakkale savaşlarının yapıldığı yıllardan bu yana, o topraklardan devamlı meçhul askerlerin naaşları çıkmakta, sanki ” Bizi unutmayın, bizim uğruna can verdiğimiz davayı unutmayın ” dercesine, arada bir bize görünerek, asli vazifelerimizi bizlere hatırlatmaktadırlar.

canak (10)

Şehitler ölmez: Zaten bu yüzden, buralara yeni yol veya herhangi yeni bir yapı yapılmasına karşıyım, çünkü, inanın toprağın her santimetre karesinin altında şehit naaşlarının bulunma olasılığı çok yüksek. Gelibolu’ya ilk gittiğimde bunu his ede biliyorum..

Kitap okuyarak buraya geldim..bu söylenene inanmamış ve kitabelerin bulunduğu bölgede, elime bir çomak alıp, toprağı biraz eşelemiştim ki, inanın insan kemik parçaları çıktığını görünce ürperdim. Lütfen siz böyle bir şeyi denemeyin, ama inanın ki, gerçekten böyle. Şehitleri ziyaret edin, onlara Fatiha hediye ediniz..

Yukarıda çok özet bilgi verdiğim: Duygularımı yansıttım.. Ama bunun yetmediğini ikinci defa okuyunca anladım.. olayları ve gezdiğimiz yerleri elimizdeki kitap ve Rehberimizin anlattıklarından aldığım notlarla yeniden yazmaya çalışıyorum..

Çanakkale : notlarımızı okuyun, gazeteden sayfayı keserek saklayın çünkü Çanakkale çok önemli, Bugün Gazetesinin bu bir kültür hizmeti olduğunu düşünün !..





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co