BOYNUMUZDAKİ ZİNCİRLER

Bu haber 12 Temmuz 2018 - 10:59 'de eklendi ve 88 kez görüntülendi.

Cenab-ı Hak; “Biz insanların boyunlarına birer ip bağladık.” (Yasin; 8)
O ip onların ahlâkından, huylarından meydana gelmiştir.” (Mesnevi)

Bu ayet ve Hz. Mevlana’nın sözlerini yan yana getirdiğimizde, boynumuzdaki iplerin, aslında huylarımız ve sorumluluklarımız olduğunu görürüz. Yani imtihanımız…
İmtihanımız eşler ve çocuklar, dünya nimetleri ve hemsinden önemlisi kendimiz yani huylarımız diyebilirmiyiz?
Biraz tefekkür edelim.
Yazar D.Ali Taşçı der ki; “Herkes ahlâkınca, yeteneğince bir yere doğru sürüklenir gider.
Ahlâk, bizi şekillendiren davranışlarımızdır. Boynumuzdaki zincirleri bu davranışlarımızla oluştururuz. Bu zincirler bizi sonu çıkmaz sokaklara da sürükleyebilir, geniş ovalara da.
İnsanın içinde bulunduğu konum, yetişme tarzı, sahip olduğu bilgi onun zincirleri hükmündedir…”
Şöhret. Mal mülk hırsı. Kadın…Özetli dünyadır imtihanımız.

HAKİKATE ERMEK
Aslında dünya gerçek değil, gerçek olan ölümsüz ahiret hayatıdır. Çünkü hakikat, mutlak olandır. Biz kader yanında, öldükten sonra ya iman etmiş insanlarız.
Ancak, dil ile söylesek de davranışlarımız ahiretin gerçek hayat olduğunu kabul etmemiş olsa gerek ki, nefsimizin aşırı istekleri bizi dönüp dönüp, sırtımızı yere getirir.
İşte işin sırrı da buradadır.
Acizliğimizi kabul etmek gerekiyor.
Kibirimiz, ah şu kibirimiz!
Şeytanın huyu, bize de geçmiş olsa gerek nefsimizin damarlarından. Ölüm aklımaza gelsede, nasıl olsa bahanelerinin arkasına sığınıp, yine bildiklerimizle daha doğrusu esiri olduğumuzun dünyanın peşinden koşup gideriz.
Sonra son zil çaldığında, pişmanlıklar pişmanlıklar….

HAKİKAT NEDİR DİYE SORSAK
Taşçı kardeşimiz der ki: “Hakikat, mutlak bilgi olurken, gerçek ise değişken (rölatif) dir. Örneğin, dünya bilgisi dahilinde yerçekimi vardır ve bu doğru bir bilgidir. Ne var ki uzaya gidildiğinde bu bilgi hükmünü kaybeder; çünkü orada yerçekimi yoktur. Bu nedenle Hakikat’ten gelen ilimle, yerel denilebilecek ilim arasında fark vardır; fakat bunlar birbirleriyle de çelişmezler, her biri diğerine yol açar. Ne var ki bu yolların trafik kurallarını bilmezsek, uçurumdan aşağı yuvarlanırız.
İnsan dünyada yaşarken dünya bilgisine muhtaçtır. Dünyayı aştığındaysa, onu dünyadaki bilgiler kuşatamaz ve daha deruni bilgilere ihtiyaç duyar. Bu bilgiye nasıl ulaşacaktır? İşte bu bilgiye ulaşmanın yolu nakildir, yani vahiy. Vahiy, aynı zamanda dünya bilgisini de doğru bir biçimde kullanmanın yoludur. Vahiysiz dünya bilgisi karmaşadır ve insanı bataklığa sürükler. Vahiysiz dünya bilgisinin en bariz örneği, “BEN”i öne çıkarması, paylaşımı reddetmesidir. Çünkü vahiysiz bir zihin, kendini ilah edinmekten çekinmez. İşte zincirler burada şakırdar. Bunun adı savaştır.”

GERİ DÖNÜŞ YOKTUR
Diyeceğim şu ki, “ Ey nefsim, ey gönlüm neden uslanmazsın? Bilmez misin cehennem vardır! Bilmez misin, dünya bir handır ki o handa göz kapayıp açılıncaya kadar kalacaksın. Hakikat ahiret hayatıdır, ölümün olmadığı hayat.
Bilmez misin, masiva seni o hakikatten uzaklaştıracak, dünya kendini sana gerçek gibi gösterecek. Oysa ortada ne ninen kaldı, ne annen. Sevdiklerin birbir gitmiyor mu? O halde kötü huylarından ve boynundaki zincirlerden kurtulma zamanı gelmedi mi?
Bak sana söylüyorum; “ Tekrar beni dünyaya gönder bak ben sana nasıl ibadet edeceğim diyeceksin ama O(cc) sana: “ Hayır imtihan süren burada bitti, böyle bir şey mümkün değil! Tekrar dünyaya dönemezsin” diyecek. O zaman başın önünde gerçek hakikat ile karşılaşacaksın.
Yarab, kusurlarımızı affet! Bizi hakikatlerle bu dünya da yüzleştir..
Kalın sağlıcakla.

Mehmet Doboğlu
Mehmet Doboğludoboglu@kahramanmarasgazetesi.com.tr

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.