BİR KİŞİ OKUSA BİLE

Bu haber 10 Ekim 2018 - 9:28 'de eklendi ve 84 kez görüntülendi.

Okumak zikirdir, zira öğrendiğin her doğru bilgi seni Rab’be götürür. Yunusumuz ne buyurur bilirsiniz.”Okumanın manası haddini ve Hak’kı bilmekti!” Öyle ya insan haddini ve Hak’kını bilmez ise okumuş da sayılmaz…”
Bunun için okumak kutsaldır, hem Rab’bimiz ilk emridir ve farzdır; tıpkı namaz kılmak, oruç tutup, hacca gitmek gibi…
Okumak dedimse sadece kitapları okumaktan bahsetmiyorum. Kitab-ı Kübra denilen kainat kitabını okumak da gerekir.
Risaley-i Nurlarda bu tabiri ilk defa duymuştum.
Diğer İslam alimleri de bu konudan bahsederken şöyle derler. “ Rabbimiz kendi tanımamız için bir takım kaynaklar göndermiştir. O’nu anlatmak için muallim ve muarriflerin(tarif edici, anlatıcı) en camii ve küllisi üç tanedir: Kainat kitabı. Hz. Muhammed ( a.s.m ) Kur’an-ı Kerim’dir.

KAİNAT KİTABI NASIL OKUNUR?
“Bu saydığımız tanıtıcıların her birisi Allah’ı bize (okuyabilenlere) tanıttırmakta ve tarif etmektedir. Bu külli kaideden hareketle diyebiliriz ki, madem Allah kainat ile bize tüm esma ve sıfatlarını tanıttıracak, elbette onda her türlü kemal ve cemalini içeren esma ve sıfatlarını tecelli ettirecektir. Dolayısıyla “kainatta her türlü esma ve sıfat-ı ilahi tecelli etmiştir” diyebiliriz.(Açacağım)
Kainattan maksat, sadece gördüğümüz bu maddi alemi anlamamak gerektir. Kainat bütün halk yani yaratılmış alem demektir. Böylece alem-i misal, Levh-i Mahfuz, cennet ve cehennem ve tüm mahlukatın tamamını kainat olarak anlamak yerinde bir tarif olacaktır.(Kay. Sorularla İslam)
Bu kısa bilgiden sonra Bediüzzaman’ın Kainat kitabını nasıl okumak gerektiği ile ilgili değerlendirmeden bir örnek vermek isterim. Bediüzzaman Said Nursi kainattan bahsederken birçok benzetmeler kullanır, “bir sergi,” “bir tarla,” “bir misafirhane” ve “bir saray” gibi, fakat “bir kitap” yani okunacak bir şeye benzetmesi Risale-i Nur metodunu özellikle tanımlayıcıdır ve hatta onu sembolize eder.
Bediüzzaman. kainatı bir kitap olarak tasvir eder, diğer alimler gibi. Kur’an ile karşılıklı ilişkisini vurgular. Çünkü, kainatta geçerli olan kanunları şerh ettiği için Kur’an, hakiki terakkinin(ilerlemenin) yegane kaynağıdır. O, bilimin ilerlemelerini ve kainatın buna eşlik eden açıklayıcılığını Kur’an’a bağladı ve fennî verileri kullanarak Kur’an’ın hakikatlerini anlamağı, anlatmağı ve mucizeviliğini ispatlamağı kendine vazife bildi…

SIKINTIMIZ KUR’ANI ANLAYAMAMAKTAR GELİYOR
Bir insan veya toplum neyin doğru, neyin eğri olduğunu bilmez ise yolunu şaşırır. Yolumuza nur olacak, bizi doğru yola iletecek tek kaynak Kur’andır. Efendimizdir, Kainat Kitabını doğru okumaktır…
Şöyle bir örnek vereyim, bir dostunuz sıkıntılarınızdan kurtulmanız için size bir mektup gönderse, sizde o mektubu okusanız bir şey anlamasanız, mektup size çare olur mu? Elbette olmaz.
Diyeceğim şu ki değerli dostlar, Kur’anı anlayarak okumalı, anlamıyla yaşamalıyız. Ekonomiden tutun da, yönetime varana kadar yüce kitabımız bize nerede nasıl davranmamız gerektiğini örnekleri ile anlatıyor.
Kur’an da, Kainat kitabı da, sünnetler de bize doğruya götürür, Ama ne kainat kitabını okuyoruz biz, ne de Kur’anı …
Okuduğumuzu zannediyoruz? Anlamadan okumak gerek. Hz. Ali, anlaşılmayan kıraat okunmuş sayılmaz der.
Veya elinize İngilizce bir dergi geçse, kelimelerin ve cümlelerin ne dediğini bilmediğiniz için, içeriğinden haberiniz olmaz.
Yanlaş anlaşılmasın Kur’an başımın tacı anlaşılmadan da okunsa sevabı büyüktür. Ancak anlaşılarak okunur ve anlamına uygun bir yaşantı sürersek daha büyük sevap, dertlerimizin ilacı olur…
Bunun için bir kişi bile bu makeleyi okusa ve doğruluğa yönelse bizim için kardır diyerek yazıyoruz…
Hadi kalın sağlıcakla.

Mehmet Doboğlu
Mehmet Doboğludoboglu@kahramanmarasgazetesi.com.tr

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.