BİR HATIRA YAZISI

BİR HATIRA YAZISI

ŞEKER İKRAMI (Şeker Dağıtma) KÜLTÜRÜ

NURİ ALTIPARMAK , isminde bir ağabeyimiz var.İlerlemiş yaşına rağmen  çok okuyan,araştıran bir insan. Diyebilirim ki şu anda onun kadar okuyan birisi yok. Hatıraları var. GÜNLÜKLERİ VAR.ZAMAN ZAMAN BİR ARAYA GELİR SOHBETLER EDERİZ. Bir defasında elime bir yazı tutuşturdu.”Bak  Cevdet HOCA” dedi,  bizim bir de şeker dağıtma kültürümüz var.Bende o yazıyı kendi anlatımı ile aynen köşemde yayınlıyorum.

“Yıl 1952 – günlerden Cumartesi Mayıs ayı ortaları, ilkokul 3. üncü sınıftayım, okullar tatil olacak.

Babam Çeltik Ekicisi ustası olduğu için Endel’e / KADİRLİ’ye gitmişti…

Annem beni yanına aldı. Çarşıbaşı camiinde “GÜLLÜ HOCA’ya” götürdü.

Okul tatil oluncaya kadar, sabah bir saat — ikindi namazından sonra akşam namazına kadar. Okuyup – okutulmak kaydı şartı ile okumaya başladım.

Bu günkü cami batı giriş kapısı sol tarafında iki katlı bahçede şadırvan havuzlu – etrafı divanlı (Kanepe) bir bölüm vardı.

Okumaya (Ohuma’ya) tahsile başladım. 2 yıl derse devam yarım hafız ayrıldım.

Hayat üniversitesine devam…

Müftümüz EL Hafız Ali Efendi (K.S.) GÖRGEL Aynı zamanda Camiimiz imami, zaman zaman ikindi namazını kılmaya Ulu Camii’ye giderdi.

Gideceği zaman 40 – 45 dakika önce şadırvanda abdest tazeler yerine müsevvit (Kâtip) merhum KANADIKIRIK Mahmut Efendi bakardı, kısa boylu vücut özürlü, fötr giyer asıl ve bilgili bir insandı. Müftümüz Hafız Ali Efendi (K.S) her ne kadar camiimizin imamı ise de o görevi “GÜLLÜ”

HOCA” Efendiye bırakır, Namazdan yarım saat önce çıkar, inişte, karşıda Tuz Hanı dış dükkanları vardı (Şimdiki Döngel Sitesi) köşe dükkanı kardeşinindi, orada leblebi kırmızı beyaz köylü şekeri (denirdi).

Leblebi şeker, lokum – fındık— fıstık çekirdek “Bademli Şeker” imal ederlerdi. Onun üçin ailece lakap olarak “Leblebiciler” derlerdi.

Oradan; miktarını bilemiyorum Bademli şeker alır, “Pantolon giyerdi” ceplerine doldurur, esnafa yolda gördüklerine, kişiye özel kimisene bir, kimisene üç beş tane v.b. dağıtarak tatlı sohbet ve şakalarla Ulu Cami’ye giderdi.

Şayet bu tatil sohbetleri uzarda camii’ye varmadan ezan okunursa, duyduğu yerde Esas Duruş’a        geçer, Ezan’ı Muhammedi’ye yi dinler, duasını hafif sesle okur, camiye giderdi.

Çıkışta tekrar şeker isteyenlere 1 er tane, hiç veremediklerine de istihkakı ne ise onu verirdi, makamına gelirdi.

Allah Hepsini Rahmet ve Nur’larde tutacaktır. İnsallah. Amin.

O zamanlar bademli şeker çokça yapılamazdı ve herkeste alamazdı. Alanlar ve alamayıp kırmızı beyaz şeker ve leblebi şeker alanlarda kendi çapında birer ikişer dağıtırdı.

Zamanla bu gibi şekerler jelatin kağıdına sarılarak değişik tat renk cins Ve- lazzetle satılmaya başladı.

H. Hafız Ali Efendi’de (K.S.) güncelleşip bu şekerlerden dağıtmaya başladı.

Bazı esnaf – Hocam bademli şeker isterim diyenlere – Oğlum bak – bu da aynı onun gibi -“Zikirli şeker”, sen ye, zihnin açılır, rızkın bollaşır, (şaka Yollu) senin gibi akılsızlara da Akıl verir. şekillerinde ikna ve ikramlarına devam ederdi.

Halkımız ve bizler, zaman içerisinde, Merhum Hocamız, — Müftümüz H. Hafız Ali Efendi’den (K.S.) görüp – görülüp öğrendiğimiz ve öğrenilen bu kültür’ü devam ettirmeye çalışıyoruz. Çalışıyorlar; ilimizde.

ŞEKER – İKRAM ve DAĞITIM KÜLTÜRÜ budur. Bu Aşı Merhum H. Hafız Ali Efendinin (K.S.) aşılarından birtanesidir.

ALLAH        HEPSİNE      RAHMET     EYLESlN. AMİN.”

Nuri ağabeyimize  bu hatırsını yazdığı için teşekkür ederim. Geçmiş de  uygulanan bir kültürü bize hatırlattı.Allah uzun ömürler versin.





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co