Beklenti yapmak ve Bu beklentiyi yönetmek

Beklenti yapmak ve Bu beklentiyi yönetmek

Toplum, derin güçlerin yönettiği bu inanılmaz algılar mücadelesini ibretle ve şaşkınlıkla izliyor.
Çünkü her şey algıya dayanıyor. Üretmeden tüketen, borç alarak lüks ve israf içinde yaşamaya alışan ve bunu gelişmişlik, konfor olarak algılayan insanı bu bağımlı yaşamdan kurtarmak kolay değildir. Tüketime dayalı yaşantı, sigara veya eroin bağımlılığı gibi mutlu ederken, zihinleri bu pembe esarete alıştırıyor.
Beklenti yapmak ve bu beklentiyi yöneterek istediğini yaptır.
Her şeyin iyisini biz biliyoruz, her şeyin doğrusunu biz söylüyoruz ve her zaman bizim yaptığımız doğrudur algısını oluşturmaya çalışan sosyal medya kamuoyunu ikna ededursun, başka milletlerin literatüründe var mıdır bilmiyorum ama biz bu hali, yaşam biçimi haline getirmekle kalmayıp, birileri de tavsiye ediyor.
Geçmişten beridir insan için ‘kendini bil’ denilmektedir. Nice felsefeci, din, tasavvuf ve bilim ehli bu gerçekliği her seferinde dillendirmiştir. Çünkü en büyük ve değerli bilme kendini bilmedir. Kendini bilmeden edinilecek diğer her türden bilme, insanı sapkın bir yola itmekten kurtaramayacaktır. Toplumun en küçük tabakalarına kadar inmiş, en küçük birimlere kadar canan sohbetleri götürmüş, metropollerde ve taşrada eğitim hizmeti ile gönüllerde taht kurmuş bir hizmet hareketini yıpratmak kolay değil. “Bilin ki, kendi halkınız neleri yok ettiğinize göre değil, neleri inşa edebileceğinize bakarak sizleri yargılayacaktır. Yolsuzluk, aldatma ve muhalifleri susturma yoluyla iktidara yapışıp kalanlar; Bilin ki, tarihin yanlış tarafında durulmamalıdır.”
Elinizde medya gibi bir güç varsa, karşınızda hiçbir engel duramaz. İstediğiniz her şeyi binlerce kere toplumun bilinçaltına üfleyerek, istediğiniz algıyı yaratabilirsiniz.
Bizi yanıltarak irademizi ele geçirmeye çalışan bir algı savaşı yaşıyoruz.
Görmemiz istenenleri görüyor, yapmamız istenenleri yapıyor, küresel algının figüranı oluyoruz.
Yıllar içinde oluşan bu pembe gözlük, bilgi kirliliği yüzünden ne yazık ki gerçeği göstermiyor ve bizi sürekli yanıltıyor. Uzaktan kumanda ve cep telefonu elimizde, ekran karşısında hipnotize oluyoruz. Algıyı ele geçiren, özgür iradeyi yok ederek toplumları uzaktan kumandayla yönetilen yığınlara dönüştürüyor.
Yoksulluk ve borçlanma yüzünden iradesi çözülen bireyler, algı virüsüne karşı tamamen korumasız ve çaresiz. Bağımlı yaşamla özgürlüğünü değişmeye ve her istenileni yapmaya hazır. Halkın yüzde ellisinin oy verdiği, bu oyların yüzde ellisini anayasa değişikliği vaadinden, diğer yüzde ellinin yüzde ellisini Ergenekon dalgalarıyla askeri dize getirdiği algısı oluşturmasıyla ve diğer yüzde elliyi de ekonomik sebeplerle aldı. Ne var ki askeri vesayetin “savuşturulması,’’ demokratikleşmeyi getirmedi. Darbe anayasası, darbe kurumları, darbe kanun ve kararnameleriyle sürüyor. (Bu parlamento ve mevcut AK Parti iktidarı, 2011 seçimleri öncesinde yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi.)
Belki yola çıkarken amaç başkaydı, sistem değiştirmeyenleri değiştiriyordu.
Oluşturulan algı neticesinde halk kendisi gibi düşündüğünü ve hmettiği AK Parti iktidarlarını, hep halkın lehine güzel şeyler yapacak da gücü henüz yetmiyor noktasında iktidardan umut ederek bekledi. Bu sebeple halk iktidarın yaptığı yanlışları görmezden geldi. Bizim adamlar inancı halkın gözünü kör edercesine boyadı.
Ekonomik sıkıntıların acısını; sadece seçimler öncesi yalan yanlış beyanlara kanıp inananlar çekmeyecek.
Çevrenizdeki sorunlarınıza, yapılacak ve yapılması gereken işlere, yurttaş olarak sizlere verilecek hizmetlere, vaatlerin doğruluk derecesi ile önsezinizle oy verme zamanında doğruya oy vermeniz, çaresizliğinizi sandıktan çıkaracaktır. Çaresizliğinize kendi oylarınızla çare bulunuz. Sonuçta da verdiğiniz oylarınızla layık olduğunuz şekilde hizmet görüp, yönetileceksiniz.
İnsanların huzur ve refahı yerine, birilerinin asude bir yaşam düzeyi sürdürmeleri uğruna, para-çıkar ilişkisine dayalı bir mekanizma yönetimlerin en büyük kamburu haline gelmiştir.
Başta kentsel dönüşüm alanlarında olmak üzere, yerel yönetimlerde kara bulut gibi şehirlerimizin üzerine çöken yanlış algılamalı ve uygulamalı imar anlayışı, şehirleri yaşam açısından birer çıkmaza, orada yaşayan bireyleri de birer cendereye sıkıştırmış durumdadır.
Yaşam alanlarını, insan, kültür, eğitim ve inanç ekseninde şehirleştirmek yerine, dikey yükselen beton bina yığınları ile yaşamsal döngüde, şehirleri içinden çıkılmaz sorunlar yumağına dönüştüren anlayışın yumuşak karnını oluşturan ‘rüşvet ve iltimas’ mekanizması, maalesef hâlâ gündemin ana maddesini işgal etmeye devam etmektedir. Böylesine çürümüşlük anlayışını insan havsalasına sığdırmak pek mümkün olmasa gerek.
Kendi farklılıklarına daha fazla tahammül edebilmeli ve Milli Görüş anlayışının nişanesi niteliğindeki “rüşvet alan da, veren de melundur” levhasının yeniden yüksek sesle dillendirilmesi kamuoyuna önemli bir mesaj niteliğindedir.
Yaşam pahalılığında ve her gün işsizler ordusuna katılan yüzlerce aileyi düşünecek olursak, çeşitli vesilelerle verilen sadaka türü yardımların kısa bir süre için yaraya merhem olduğu düşünülebilir. Yardımların muhtaç kişilere verilmesi takdire şayan bir davranış şekli olarak kabul edilebilir. Ama milletin mağduriyetini bir “oy” uğruna istismar edenler de bir gün “Elim kırılsaydı, biz ne yaptık ne ettikde ne bulduk” diyeceklerdir.
Zira seçimler; yerel seçimler olsa da vatandaş seçimden seçime elinde olan seçme hakkını, oylarını işini doğru ve dürüst yapana, vatandaş için çalışana kullanmadıklarında son pişmanlık fayda vermez.
Geçmişi geri getiremezsiniz ama geleceğiniz ve geleceğimiz hepimizin elindedir.
Sağlıklı ve temiz bir toplum için milli ve manevi değerlerimizi korumak zorundayız.
Kahramanmaraş Gazetemiz yerel ve çapı küçük ama düşünce ve görüşlerimizin büyüklüğünü söylerken tevazu göstermiyorum. Zira; önümüzü kimsenin tesirinde ve yanında olmadan görebilme melekesini daha yitirmedik.
Maksadım kimseye akıl vermek değil sadece kendimi bağlayan düşüncelerimi aktardım.
Saygılarımla…





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co