Bekir DOĞAN Almanya Notları

Bekir DOĞAN Almanya Notları

BEKİR DOĞAN’ın

ALMANYA  Notları :

 

 

 

Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası  KOSGEB iş birliği ile Almanya çıkarması..

 

Hanover Messe 2015 deyiz

 

ALMANYA- Bremen/ Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası KOSGEB ortaklığı ile organize edilen Hanover Messe 2015 Teknoloji ve genel fuarı ziyarette giden Kahramanmaraş ekibi yurda döndü.

KMTSO yönetim kurulu üyesi : Serdar Zabun başkanlığında  ve 18 Sanayicinin katıldığı Almanya Hanover Messe 2015 Fuarı tekip edenler arasında, Bugün Gazetesi Sahibi, KMTSO Meclis üyesi Mehmet Yüzbaşıoğlu, Gazeteci Bekir Doğan, Gazeteci Niyazi Kara da ekiple birlikte yurda döndü.

SONY DSC

Bugün Gazetesine Özel:

Bekir Doğan’ın kaleminden Almanya notları : Pazar günü Almanya / Bremen ‘e gitmek üzere Kahramanmaraş’tan çıktık yola ,5 günlük Almanya ziyaretimizden sonra önceki gün  Cuma günü gece geldiğimiz Memleketimizde ayrı kaldığımız süre içinde gezip gördüğümüz yerleri olabildiğince sizlere anlatmaya çalışacağım..

Mehmet Yüzbaşıoğlu : yanımızda olunca neşeli geçen yolculuk sonunda gördüklerim..

SONY DSC

Masal Kenti Bremen

Pazar günü : Kahramanmaraş hava alanında saat 22 30 Zeytur yönetim kurulu başkanı Aydın  Yıkan”ın : etrafından toplanarak , bağajlarımız , direk Almanya Breman’a verdik.. uçağımız 45 dakika rotarlı geldi önemli değil vaktimiz çok diyerek tasa etmedik, uçağın dolu gelmesine bizleri sevindirdi…

Kahramanmaraş İstanbul seferi de ful dolu olması bizleri mutlu etti..bu sebeple keyifli bir yolculuk başladı..

İstanbul da :6 saat bekledik ama önemli değil, önemli olan Kahramanmaraş uçağını doluluk oranını yakalamasıydı.. herkes bu gözle olaya baktı.. herkes güzel görünce yolculuk güzel başladı..

Karamanmaraş – İstanbul – İstanbul Bremen seferini yapan THY uçağı ile Bremen’e geldiğimizde bizi hava alanında rehberimiz Osman Akdan bizleri karşıladı..

Mehmet Fındık arkadaşımızla tanıştık.. sohbetimiz oldu, yeni makine üretimi konusunda uzun uzun konuştuk..

Eskiler anlatırdı: Almanya’ya girişte şöyle zorluk çektik, böyle zorluk çektik diye, hiçbir zorluk çekmediğimiz gibi, gümrükten geçtik, anında bir iki dakika sürdü.. direk sokağa çıktık.. Hava alanı kapısı sokakğa çıkıyor..

SONY DSC

Hava alanı şehrin merkezinde : ve de Aplon binasının kapısı sokakğa açılıyor.. inanılır gibi değil, bizde ki gibi öyle polis , asker ve diğer ilgiler yok.. uçaktan indik, 5 dakika sonra sokaktayız..

Otobüse bindik, Otelimize doğru yol alıyoruz, Rehberimiz : Osman Akdan: Bremen, Almanya Federal Cumhuriyeti’nde büyük, işlek bir liman, Ters haneleri olan ve sanayi eyaletidir.. diyerek bize Bremen tanıtmaya başladı.

Kulak vererek not alıyorum:  Kuzey Denizi’nden 16 km içeride, Weser Irmağı kıyısındaki kent Bremen eyâletinin başkentidir. Batı Berlin’den bile küçük olan eyâlet 404 km² lik bir alanı kaplar.

Bremen ve Kuzey Denizi’nden yalnızca 16 km içeride olan Bremerhaven, ülkenin Hamburg’dan sonraki önde gelen limanlarıdır. Bremerhaven limanı, Bremen’e ulaşmak için Weser Irmağı’ndan geçemeyecek kadar büyük gemiler için 1827’den sonra yapıldı. Her ay bu limana yüzlerce gemi yanaşır ve bu gemilerdeki yükler mavnalarla Bremen’e taşınır. Tersane, atölye ve doklar kilometrelerce yer tutar. Demiryolları kenti Federal Almanya’nın belli başli sanayi kentlerine bağlar, diye anlata dursun, bu demde alana 10 dakika mesafedeki otelimize geldik bile..

Otel’e geldik ve yerleştik, sonra hemen aşağı inerek: Bremen gezmeye devam edeceğiz.. Çünkü Rehberimiz Osman Akdan akşama kadar bizi gezdirecek..

SONY DSC

Bremen Mızıkacısı !

Tren İstasiyonu karşısında bulunan: Best Western Otel Zur Post den yaya olarak şehir merkezi eski Bremen gezmek üzere yola çıktık..

Yol boyu Türk lokantaları ve Türkler bizi selamladı: Eşek, köpek, kedi ve horozun müzik yapmak için gitmeye çalıştıkları şehir merkezine doğru yol alırken yol kenarında hava da duran insanları gördük..

Ne yapıyorlar diye sorduğumuzda ise : Sanat yaparak para kazandıklarını öğrendik..yani dileniyorlar.. dilencinin adı sanatçı olmuş ?..

Kentin meydanındaki “Bremen Mızıkacıları heykeli” buradadır.. önünde resim çektirdik.. Yabancılar eşeğin ayağını öpüyorlar elini yüzünü sürüyorlar.. acayip inançları var..

Kentle simgeleşmiş, masal kahramanlarının daha büyük görkemli heykelini bekliyor insan!

Ama şehir tarihsel dokusu çok iyi korunmuş, bu arada Zeytur Turizm yetkilisi Aydın Yıkan bey, akşam yemeği için bir Türk lokantası ayarlamaya çalıştı.

SONY DSC

Osman Akdan beyin anlatması ile biz geziye devam ediyoruz: İkinci Dünya savaşının o kargaşa, bombalanma olayında bile, Markt platz, Rathhaus, meydanındaki tarihi binalar bombalanma riskine karşı sökülmüş, savaş sonrası da eski orijinal haline getirilmiş, yada yeniden orijinal olarak yapılmış olduğunu öğreniyoruz..

Eski şehir –Alte Stadt- sit alanı olarak korunmuş, eski kültürel doku korunmuştur.

Turistlerin en çok gezdiği yerlerden biri de bu eski şehirdir. Altta bira imalatı, üstte birahane, yüzlerce yıl öncesinin nostaljisiyle sunuluyor müşteriye. Sunuyor.. tarih korunmuş, belediye binası, kilise, palemento binası, hepsi orjinall

Tarih boyunca bağımsız bir liman kenti olan Bremen, bugün de bu özelliğini Eyalet olarak sürdürüyor, oteller dolu, herkes çalışıyor, sokaklarda kimseyi göremezsiniz..

Weser Nehri, Bremen’in can damarı, Bremen’i açık denizlerle buluşturan nehir kanalıdır.

Yüz yıllar önce insan gücüyle nehirler genişletilmiş, Kuzey Denizi’nden gemilerle dünyaya açılmış Bremen.

IMG_1094

Hitler’in seçim kazanamadığı yerlerden birisidir, Bremen.

Ekonomik yönden Almanya’nın yoksul eyaletlerinden olan Bremen, sosyal yönden çok iyi durumdadır. Huzurlu temiz havalı, sokakları temiz bir şehir..

Almanca’nın en iyi, düzgün konuşulduğu eyalettir.

16 bin 500 Türk toplam yabancı 20 bini geçmiyor böyle olunca burası bir anlamda korunmuş Almanca dili bozulmadan en güzel konuşulan Eyalet burası olduğunu söylüyorlar..

Çay kahve yerine elma ikramı dikkatimizi çekiyor..

Yılanın yaşamadığı söylenen şehir,  Almanya’nın Kuzey’inde buzullar sonrası oluşumuyla, dağı tepesi olmayan bir düzlük. Dağ ve yükselti özlemi yer adlarında kendini bulmuş.

Şehrin merkezinde çok büyük bir park var. “Bürger Park” Rivayete göre, yüzyıllar önce şehrin  belediye başkanı, topal bir vatandaşa bir arazi gösterir, bir başlama noktası gösterir,   sabahın en erken saatından akşama kadar bu arazinin çevresini dolaşmasını ister.Vatandaş da hiç aralıksız yürüme işini yapar. Böylece bu büyük parkın sınırları çizilmiş olur.

SONY DSC

Bremen Mızıkacıları, sanki dünyanın haksızlığa uğramış tüm müzisyenlerini bu şehre  davet etmiş gibidir. Müzikli dilenenler de çok ..

Bremen şehir turu devam ediyor.., tüm köşe başlarında, elinde kemanı, davulu, gitarı çellosu, bağlaması olan kişiler, tüm dünya müziğinden örnekleri sergilediklerini görürsünüz.

Önlerine açtıkları para kutusuna vatandaşlar gönüllerinden geçen bahşişleri mutlulukla atarlar. Kahramanmaraşlılar da bunu yapıyor.. ağalarımız eli deli biraz !..

Almanya da dilenmenin adı : Sanat olmuş, hava da duran adam dikkatimizi çekti..

Bremen’in nüfusu, 550 bin civarında, 16 bin’i Türk. Türklere ait bir çok iş yeri var, on dört cami ve bir çok spor kulübü var. Bunlardan en önemlisi “Vatan Spor”.

Bir çok geleneksel festivallere sahne olan Bremen, Almanya’nın en güzel kentlerinden birisidir. Ancak yazın gidilmesi halinde tatilin çok ucuz olduğunu söylüyorlar..

Sakin, huzurlu ve havası temiz, Kahramanmaraş ekibi olarak gezmeye devam ediyoruz..

SONY DSC

Almanya’da dilenci var mıdır! Var. -Bremen örneğinde olduğu gibi- Köşe başına oturmuş bir dilenci , yanında köpeği, köpeği et yiyor, kendi bira içiyor. Önünde mendil, gelip geçenler para atıyor kutuya.. oda bedava yaşamaya devam ediyor..

Bremen Mızıkacılarının, verdiği sosyal anlayış, hoşgörü kültürü, Bremen’i önemli bir Dünya şehri yapıyor ki : burada huzur ve temiz hava var, temiz bir şehir..

Botanik bahçe, müzeler, gezilmesi gereken diğer önemli yerleri var, biz imkan ölçüsünde göre bildiğimiz kadar yeri gezmeye çalıştık..

Bremen’e bağlı, Bremerhaven’da önemli bir liman ve ticaret merkezidir.

SONY DSC

Gezilmesi gereken, dünya kentlerinden birisidir Bremen, bizde Kahramanmaraş gurubu olarak göre bildiğimiz kadarı ile gezdik.. tabi ben bir gün tek gezdim..

Kültür- Sanat- Eğitim

Bremen dans tiyatrosunun, Bremer Shakespeare Company’nin, Deutsche Kammerphilharmonie – Alman oda filarmonisinin ve Bremen tiyatrosunun son derece iyi birer isimleri bulunmakta olup, Bremen tiyatrosu, 2007 yılında “Yılın opera binası” unvanını almıştır. Her yılın eylül ayında ise Bremen müzik etkinlikleri tarafından, uluslar arası boyutta yeni ve eski müzik severleri buraya çekilmektedir.

Bremen şehrinin müzeler sektörü de nerede ise hiçbir isteği açıkta bırakmamaktadır. Onun yelpazesi ise sanattan dizayna ve oradan atik çağlara, denizcilik tarihinden astronomiye dek uzanmaktadır. Okyanus Müzesi Avrupa’nın en önemli etnografya müzelerinden biridir. Bremen şehrinin eski şehir merkezinde bulunan gotik yapı tarzında kiliseler mutlaka görülmeye değerdir.SONY DSC

 

Parklarda yabani ördekler, kuşlar insanlarla iç içe yaşıyorlar..

Alışveriş

Schnoor bölgesi alışveriş için gidilecek yerler arasında ilk sırada yer alıyor. Buradaki mağazalarda Bremen anısı olsun diye birşeyler almak için birçok seçenek bulunuyor. Böttcherstrasse daha çok outlet tarzı alışveriş yapmak için gidilebilecek bir yer.

Lloyd Pasajı, Sögestrasse, Fedelhören, Domshof Pasajı, Viertel, Ostertorsteinweg başlıca alışveriş adresleri olarak sayılabilir. El yapımı oyuncaklar için Martinshof’a gidilebilir.ama fiyatlar biraz pahalı..

SONY DSC

Boş zaman

Bu liman şehrinde boş zaman değerlendirme olanaklarına yönelik bir sınır bulunmamaktadır: Bremen şehrinin geniş çaplı parkları ve yeşil alanları spor ve dinlenme olanakları için çok sayıda alan sunmaktadır. Weser nehri üzerinde bir vapur gezisi sırasında, at yarışında, Werder Bremen birince lig kulübünün futbol maçlarında veya bisiklet turları sırasında Bremen şehri ile yakın çevresini en güzel tarafından keşfetmeniz mümkündür. Weser kıyısı Schlachte semtinin bulunduğu eski şehir merkezinde şu anda hareketli bir gastronomi ortamı gelişmektedir. Bu şehrin deniz aşırı ticareti gelenekleri sayesinde, burada bazı ender olan özel çay- ve kahve türlerini bulabilmeniz ile birlikte, aynı zamanda Dünyaca ünlü buruk tadında bir biranın da tadına varabilirsiniz.

Yeme İçme adına

Kunsthalle’in güneyindeki “Viertel” ve “Schlachte” kesiminde Weser Nehri boyunca yemek yenecek güzel restoranlar, güzel vakit geçirilebilecek kafeler bulunuyor. Dünyanın dört yanından gelen kahveler Bremen’de özgün biçimde sunuluyor. Hemen her yanda kahve ya da çikolata kokusu ve tadı alabileceğiniz duraklar bulunuyor.

Kohl ve Pinkel yani lahana ve baharatlı sos, Bremen lezzeti. Bremen’in ayrıca şarapları ve birası ile de ünlü olduğunu belirtelim. Tabi Müslümanlar için değil..Bremer Ratskeller dünyanın en geniş şarap kolleksiyonlarına sahip. Beck’s markasının şehri de yine Bremen.

SONY DSC

Gezilebilecek Yerler:

Schnoorviertel, Bremen’in merkezi olarak kabul ediliyor. Geziye buradan başlanabilir. Bu bölümdeki 17 ve 18. Yüzyıldan kalma yapılar, deniz ticaretinin en parlak dönemlerinin de tarihini veriyor bizlere. Bremenliler, Almanya genelinde nasıl yaşanacağını bilen insanlar olarak tanınıyor. Bremen ayrıca, yabancılara karşı en hoşgörülü ve sıcak davranılan Alman kenti olarak da ün salmış. Bu durum ırmak yoluyla da olsa taşınan deniz suyuna ve bölgenin görece daha zengin olmasına bağlanıyor.

Yerel yönetim binası “Rathaus” Almanya’daki örnekleri arasında hatrı sayılır güzellikte bir yapı öyleki UNESCO dünya mirası’nın bir parçası olarak kabul edilmiş. Gotik tarzdaki yapının tarihi 1405 yıllına uzanıyor.

Altstadt’ı, dilimizdeki karşılığı ile eski kenti, güneybatıda Weser Irmağı çepeçevre sarıyor. Wallgraben, yani ortaçağ kent duvarları ise kuzeydoğu sınırını belirliyor. Şehrin ilk yerleşim alanı, Marktplatz denen tarihi pazar yeri ile başlıyor ve Schnoor bölgesine kadar sürüyor. Bugünkü dış görünümüne Rönesans mimarisi ile kavuşmuş. Bremen Senatosu’nun toplandığı bu yerde ayrıca fıçılarla döşeli, çok güzel bir restoranda bulunuyor.

SONY DSC

Bremen Roland hemen batıdaki iki heykelden biri ve o da UNESCO listesine alınmış. Şehrin koruyucusu Roland burada, elinde adaletin kılıcı anlamına gelen “Durendart” ve kartal motfili kalkanı ile Katedrali seyrediyor.Gerhard Marcks tarafından yapılmış Bremen Mızıkacıları’nın bronz heykeli yine bu bölümde görülebilir.

Bu meydanda görülesi bir diğer yapılar ise 16.yüzyılda yapılmış Schütting ve Stadtwaage. İkinci Dünya Savaşı sonrası yenileme işlerine bu meydan çevresindeki binalardan başlanmış. Bremenliler bu yenileme işinde kendi elleriyle görev almış olmanın haklı gururunu taşıyor.

Aziz Petri Katedrali 13.yüzyıl eseri ve Marktplatz’ın doğusunda bulunuyor. Kennteki en eski kilise olan Liebfrauenkirche 11.yüzyıldan kalma ve yine bu komşulukta görülebilir. Markplatz’ın güney ucunda dar sokakları ve gotik tarzıyla ortaçağı yaşatan Böttcherstraße bulunuyor. Nazilerin “entartete Kunst”dilimizdeki karşılığı ile bozunmuş sanat olarak adlandırdığı bu kent bölümü Ludwig Roselius’un başkanlığını yaptığı bir grup sanatçı eliyle bu görünümüne kavuşmuş

Akşam yemeğini Tentürk lokantasında yedikten sonra otelimizde dinlenmeye geçiyoruz, bugünlük Beremen gezisi ve çok resim çekindik..

SONY DSC

BREMEN BİTTİ

HANNOVER- MESSE 2015

Bremen de kaldığımız Best Westren  otel zur post den otobüsle 120 km. uzaklıktaki Hannover şehrine Fuar’ın Batı Kapısı 1 nolu kapının önüne geliyoruz.. ki ilk gün trafiği çok yoğun ama yine iyi geldik 1.5 saat de kapıdayız..

Kahramanmaraş ekibi toplu resim çekildikten sonra : Fuar gezisine başlıyoruz.. Fuar ile alakalı şöyle kısa bir bilgi vereyim KAFUM binası gibi 41 binadan oluşan dev bir fuar alanı ve bir ucundan bir ucu 5 km. iç ulaşımda otobüs çalışıyor..

Niyazi Kara’ın Kayın biraderleri, bacanağı gelmesi bizim açımızdan iyi oldu, bize rehberlik yaptılar, fuarı çok güzel gezdik, üstelik her türlü bilgileri de sorarak alma imkanımız oldu..

Dünya burada: Türkiye burada  genel bilgi :

Hannover 2015 Sanayi Fuarı Türkiye Milli Katılım organizasyonu, 13-17 Nisan 2015 tarihleri arasında yapıldı ve Türkiye den 268 firmanın katıldığını gördük..

Çok yabancılık çekmedik:

Türkiye oraya akmıştı fuarın her yerinde Türk görmek mümkün..Her yıl ortalama 5.000 firmayı ağırlayan, 2.000.000′a yakın profesyonel ziyaretçisi ve 100′den fazla ülkenin katılımı ile Avrupa’nın en büyük sanayi fuarlarından biri olan Hannover Sanayi Fuarı’na 2015 yılında da 4. ve 6. 11.,13 salonlarda Türk firmalarını gördük gurur duyduk..

Giriş : 35 Euro olunca herkes fuara giremiyor..

Böyle olunca : Fuar’a ilgili olanlar girerek görüşme yapabiliyor..

Hükümetimize Teşekkür

KOSGEB yüzde 50 desteği ve fuar %50 devlet desteği kapsamında olup ve teşvik sebebi ile Türkiye’nin tüm illerinden ziyaretçi , vardı.

269 firma ve Türkler fuarı baştan sona doldurmuşlardı. Almanya daki gurbetçilerimizde bizleri yalınız bırakmadı..

HANNOVER MESSE Sanayi Fuarı 13-17 Nisan 2015 Hannover / Almanya

SONY DSCSerdar Zabun :  da dünyanın teknolojik açıdan bambaşka bir noktaya gittiğini anlatarak, “Artık konvansiyonel standartlarda üretim yapmak imkansız hale gelmiş durumda. Günümüzde üretim endüstrisinin yeni tanımı Endüstri 4.0 olarak adlandırılmakta. Bu yeni döneme paralel olarak Türkiye’nin endüstrileşmeyi ve kalkınmayı sağlamak için dünyadaki bu teknolojik gelişmeye ayak uydurması gerekiyor. Bu fuar ve benzeri platformlar sunduğu yenilikçi ürünlerle bu açıdan önemli bir katkı sağlıyor” ifadelerini kullandı.

Fuar da Güneş enerjisi sistemi, Robot Sektörü, elektriklik otomobiller baş sırayı çakdığına değindi..

Fuar katılımcılarından Makine Mühendisi, İninoya Makine Yönetim kurulu Başkanı Mehmet Fındık: ise katılımcı firmaların fuar boyunca sektördeki yenilikleri ve AR-GE çalışmalarını ziyaretçilerle paylaşacaklarını, ayrıca pazar paylarını artırmaya çalışacaklarını kaydetti.

Türkiye’de 269 firma ile katılması, KOSGEB Destekli Ziyaretçi akını ve firma katılımının çok önemli olduğuna söyledi.

Fındık: pek çok firmanın dünya pazarlarında etkin rol oynadığını ancak bunun çoğunlukla firmaların bireysel başarılarından kaynaklandığına dikkati çeken Fındık, “Başarıların sanayinin geneline yayılabilmesi için kamu, üniversite ve girişimcilerin birlikte çalışması gerekmektedir. Tek çıkış yolumuz, yüksek teknolojik katma değerli ürünler üretmekten geçiyor. Bu ortamın oluşması da bizim en büyük temennimizdir” ileri teknoloji makinası yaparak dünyaya satmalıyız,” dedi.

Fuar Yeni Pazarlar İçin Fırsat Sunuyor

Mehmet Yüzbaşıoğlu :  ise, son 13 yıldan beri gelişmesini sürdüren Türkiye yeni pazarlara yelkeni bu fuarlarla açıyor..

Hükümetin verdiği destek ve KOSGEB Desteği Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi odasının organizesi ile bizim insanımız bugün Almanya’ya fuara gele biliyorsa bu önemli bir destektir..: “Fuarların gelişimleriyle birlikte dünyadaki teknolojik gelişmeleri anında takip edebiliyoruz. Katılımcı firmaların ürünlerini sergiledikleri fuarlar, ülkemizin gelişen teknolojilerini global platforma tanıtmakta aracı olmakta hem de yeni pazarlar arayan firmalar için fırsatlar sunmaktadır. Geleceğimizi iyi noktalara taşımak adına hepimize görevler düşüyor. Türkiye dünyaya açılmalı, ekonomisi Dünya daki ilk 10 ekonomi içinde yer almalıdır..

SONY DSC

Niyazi Kara : “Sanayi mallarının 1 numaralı tedarikçisi Almanya’dır ve aynı zamanda Türk makina sanayinin de önde gelen müşterilerinden biridir. İlerleyen dönemlerde Türkiye’de sanayinin daha da gelişeceğinden eminiz. Türkiye, Ortadoğu ve Orta Asya pazarlarına erişim yolu üzerinde olması nedeniyle istikrarlı bir büyüme göstermektedir.”

Hacı Karakale : Hannover

Sakarya Mahallesi, İnci Sokak da ki benim çocukluk arkadaşım, Ahmet Ustamın oğlu Hacı Karakale: beni, Mehmet Yüzbaşıoğlu, Emrullah Ciğeri alarak Fuar dışında Hannover gezisi yaptırdı..

Tarihi mekanlar olarak çok fazla gezilebilecek bir yer olmamasına rağmen dünya fuar merkezi olarak bilinen ve burada fuarcılığın geçim kaynağı olduğu yer olan , ayrıca eşsiz yeşil alanlara ve parklara sahip olan bu huzur veren Hannover kesinlikle yurtdışı seyahat planlarınızın arasında olmalı.

Dünya savaşında harabeye dönen şehir, aslına uygun olarak yeniden inşa edilmiş. Nüfusu 550.000’in üstünde olan Hannover ayrıca Almanya’nın Aşağı Saksonya eyaletinin başkentidir .      35 yıldır Hannover de olan Hacı Karakale : arkadaşım, Expo, CeBit gibi herkesin bildiği dünyanın en önemli fuarları ve daha bir çoğu bu şehirde yapılmaktadır. Fuarcılığın bir sektör haline geldiğini söylesem sanırım abartmış olmam.

SONY DSC

Rehberimiz Hacı arkadaşım: Eski şehir anlamına gelen Altstadt  bölgesi , tarihi sokakları, evleri, kiliseleriyle dikkat çekiyor. Ayrıca  restoranları, kafeleri, hediyelik eşya dükkanlarıyla da Hannover’in en renkli köşelerinden. Belediye binası ve ilk asansörü kullanma heyecanı..

Hannover görülmeli..

Avrupa’da birçok şehirden bir nehir geçiyor ya da şehirler nehrin kenarına kurulmuş. Hannover da bu geleneğe uymuş ve Leine Nehri’nin kenarına kurulmuş. Bu arada şehirde bir de Maschsee adında yapay bir göl bulunmakta.

Hannover

Hannover’da  bisiklet yaygın bir ulaşım aracı. Özel yapılmış olan bisiklet yollarını birçok kişi kullanıyor. Yürümeyi tercih etmiyorsanız bir bisiklet kiralayarak kenti keşfetmek iyi bir fikir olabilir. Ayrıca kentte bisiklet taksilere de rastlıyorsunuz. İster kendiniz bisiklet kullanın isterseniz bisiklet taksinin keyfini çıkarın.

Hannover bisiklet ile güzel geziliyor..

SONY DSC

Acıktığınızda sokaklarda currywurst satanlara rastlıyorsunuz. Köri soslu sosis, Almanya’da en çok tercih edilen bir yiyeceklerden biri. Berbat kokuyor , hınsız eti olduğu için Müslümanlar yemiyor.. şehirde bir çok Türk restoranı bulabileceğinizi de hatırlatayım.

Mimari anlamında görmeniz gereken en önemli yer Hannover’in belediye binası. Kesinlikle gösterişli  bir mimariye sahip. Binada şehrin yüzyıllardır geçirmiş olduğu dönemlerin maketleri inceleyebilirsiniz. Tarihi asansörle yukarı çıka bilirsiniz.. bizde öyle yaptık..

Hannover-belediye-binasi

Görmeniz gereken bir diğer yer ise yukarıda bahsettiğim Maschsee yapay gölü. Burada güzel manzara eşliğinde sandal keyfi yapabilirsiniz. Belediye binasının suya yansıyan resmini çekebilirsiniz..

Cumartesi günleri Leine Nehri kıyılarında kurulan bit pazarına da uğramayı ihmal etmeyin . Savaştan kalma ürünler, antika eşyalar, takılar, hediyelikler ,plaklar, resimler, kitaplar,  dürbünler  ve daha birçok şeyi pazarda  bulabilirsiniz. Belki de sizin geliş amacınıza göre en keyifli anlarınız olabilir

HANNOVER NOTLARI

November bu düzeni kuran bir insan topluluğu olamaz, olsa olsa uzaylıdır demek istiyorsunuz ama bunu diyemiyorsunuz çünkü Almanya’da olduğunuzu zaten biliyorsunuz. Trenlerin saatleri 8:22,9:03 ; küsüratlı dakikliğin bu denlisi ve hayretler içindesiniz. Sokaklar malum tertemiz. Şehrin kılcal damarlarına kadar metro, raylı sistem, bilumum her türlü toplu taşıma araçları sürekli işliyor. Zamanınızı hatasız programlayabilmeniz için çok ideal bir yerken bir akdeniz insanı olarak planı programı ikinci sıraya koymuş bir hatalısınız ve kendi düzeninizi kendiniz kuruyorsunuz.

SONY DSC

Şehircilik anlayışı için de öğrenilecek çok şey var elbet. Buraya kadar anlattıklarımın gezgin insanlar için çok şey ifade etmediğinin farkındayım. Eğer yolunuz fuarlardan geçmez ise Hannoverden de kolay kolay geçmezsiniz. Oldu ya düştünüz Hannovere ya da gideceksiniz bir vesile ile; o vakit tavsiyelerimi can kulağı ile dinleyin. Ana geçim kaynağı uluslararası fuar organizasyonları olan bir kent Hannover. Nüfusu var yok iki milyon. İş kesiminin sürekli geldiği düşünülmüş ve fiyatlar biraz arttırılmış. Kıyafet, yiyecek, içecek, ıvır zıvır malesef pahalı. Ama dönercilerimiz her köşe başında hizmet etmekteler. Ucuz yollu yeme içme işlerini halletmek istiyorsanız döner ideal (bol ve lezzetsiz). Onun dışında orta halli olarak kentin içinde bir sürü memleketin lokantası mevcuttur. Braunstrase’de Alman yemekleri yapan bir Türk restaurantı var. Tavsiye edilir.

Eğer fuar biletiniz elinizde ise: Türkiye de  bayram İstanbulu’nda olduğu gibi bütün toplu taşıma araçlarını ücretsiz kullanabilirsiniz. Şehrin göbeğinde Hauptbahnof denilen tren istasyonu sayesinde tüm şehirlere hızlı trenlerle ulaşabilirsiniz  Şehirde gezilmesi, görülmesi, fotoğraf çekilmesi gereken, mimari güzellikleri ile gezenleri büyüleyen kiliseler mevcut. Ayrıca muhakkak 1 gününüzü ayırıp hayvanat bahçesini gezin. Döndüğünüzde anlatacağınız tek yer belki de orası olacaktır.

Yada benim gibi Çocukluk arkadaşınınız Hacı Karakale varsa : gezmek çok daha kolay ve keyifli.. oluyor..öğle  yemeği için:  nereye gidebilirim diyorsanız, şehrin göbeğinde bir takım Dünya Mutfakları , Türk lokantaları var.. kulüpler mevcut ama malesef haftasonundan önce hepsi kapı-duvar. Hafta içi gidilesi pek yer yok. Zaten Alman milleti sekizde uykuya dalıyor. Akşamları ölü bir şehrin içinde bar arayıp durabilirsiniz.

Fuara vesilesi ile gidenler için  uyumlu bir gurupla giderlerse güzel geziler yapabilirler..

Almanya da son günümüz

KARA TREN GELMEZMİ OLA

Hamburg’a geliyoruz, önce araçla şehir gezisi inmeden tarihi görerek geçiyoruz, sonra Belediye ve Meclis binası önünde iniyoruz, Serbest zaman herkes dilediği yere gidiyor..

Hamburg sokaklarını: Kavalla Kara Tren Gelmez mi ola , Yar gurbetten mektub yazmazmı ola , Türküsü ile inletiyor..

Hamburg, Almanya’nın 2. büyük şehri olup, bir liman kentidir. Bu şehirde pek çok zenginin yaşadığı bilinmektedir. Hamburg deniz ticareti alanında dünyada sayısız şehirlerden birisidir. Burası ayrıca Avrupa’da en çok köprüye sahip olan şehirmiş. Venedik’ten bile daha fazla köprüye sahipmiş

Hamburg’un St. Pauli semtindeki Reeperbahn caddesi Almanya’nın gece hayatının attığı yer olup, Amsterdam’daki Red Light Discrict’tekine benzer bir sokakta bulunmaktadır. Bizde Cumartesi gecesi burda olduğumuz için hareketliliği görme şansımız oldu.

Rehberimiz : Osman Akdan ile : eski balık pazarı, Hamburg sokaklarını gezdik, kiliselerini gördük, Kara Tren çalan Türk hemşerimizin kavalını dinledik..

Burada pek çok bar ve gece kulübü bulunmaktadır. Yalnız buradaki düzene hayran kaldım. Burası Almanya’da silah taşınmasının tek yasak olduğu yermiş ve herhangi bir olay çıkmaması için her yerde polisler var. Caddede gezerken cam şişeyle gezmekte yasak, alkollü ve alkolsüz içeceklerinizi plastik bardaktan içmek durumundasınız.

Sokakta barlarda pek çok erotik dans kulüpleri bulunmakta.  Bizden uzak dursun, Bu caddeye insanlar gece 11den sonra gelmeye başlıyor. Biz gittiğimizde de oldukça sakindi çünkü herkes uyuyordu… Caddenin sol tarafında ise kızların  beklediğini söylemeden geçemeyeceğim.

Hamburg’ta Pazar sabahları Fischmarkt yani Balık Pazarında başlamaktadır. Balık Pazar sabah 5’te açılmakta olup 10’da kapanmaktadır. Burası Almanya’nın turistik en önemli yerlerinden biri olup, her Pazar günü yaklaşık olarak 70.000 turisti ağırlamaktadır. Açıkçası gitmeden önce bu kadar güzel bir yer olduğunu tahmin etmemiştim ve bu kadar kalabalık olacağını da beklemiyordum. Herkes taze balık alıyor..

SONY DSC

Genelde bir gün önce Reeperbahn’dan kalan gececiler sabah 5’te buraya gelip balıklarını yedikten sonra evlerine dönmektedir.

Kızarmış balık ekmek bizde yedik: ama çiğ balığı nasıl yediklerini halen anlamış değilim..Burada Kuzey Denizinden gelen, birbirinden lezzetli balıklar açık arttırma usulüyle satılmaktadır.

Balık Pazarı nasıl olduğuna aldanmamak gerekir çünkü burada taze meyve-sebze bulmakta mümkündür.

Fishauktionshalle’de ise sabah 5’ten itibaren yaklaşık olarak 11-12’ye kadar değişik gruplar canlı müzik söylemektedir. Bizde balık pazarını kaçırmak istemediğimizden dolayı Pazar sabahı oldukça erken uyanıp, Balık Pazarında geldik. Hava buz gibi ve sabahın körü olmasına rağmen Balık Pazarında adım atılacak yer bulunmuyordu. Herkes kahvaltısını balık ekmek yapıyordu. Bizde balık pazarında gezdikten sonra saat sabahın 8’inde canlı müzik dinleyerek, dans edenleri seyrederek, balık-ekmek eşliğinde kahvaltımızı ettik.

Balık Pazarında kahvaltımızı yaptıktan sonra yürüyerek güneşli ama buz gibi havada Hamburg Limanında yürüyüş yaptık. İnsan gerçekten burada yürüyüş yaparken kendisini farklı hissediyor.

Burada Hamburg’ta eskiden yaya ve araç tüneli olarak kullanılan Elbtunnel (Elbe Tüneli)nden bahsetmeden geçmek olmaz. Anılan tünelde asansörler vasıtasıyla eskiden araçlar tünele inmekte imiş. Bu tünel  Hamburg’ta yükleme alanlarını Elbe nehrinin kuzeyiyle birleştirmektedir. Bizde tabiki bu meşhur tünele inip yürüyemedik selamlayarak geçmek zorunda kaldık..

Hamburg Limanında ve Balık pazarında gerekli gezimizi tamamladıktan sonra şehrin merkezinde bulunan Alster Gölü’ne geldik. Anılan gölün kenarı ormanlık alan olup, insanlar yürüyüş yapmakta, bisiklete binmekte, yelkenli yapmaktadırlar. Gölün dış ve iç kısmının birleştiği yerden Hamburg manzarası gerçekten de görülmeye değer. Gölün kenarında zenginlerin yaşadığı pek çok lüks villalar bulunmaktadır.

Buharlı gemiyle gölde gezinti yapmanızda mümkün:

Teknenin kaptanı: Sunum ve tanıtımı Almanca yapıyoruz ! demiş, bizim Emrullah Ciğer ise : Sadece tekneye Almanları bindiriyoruz anlamış, az kalsın, Almanya Türkiye savaşı çıkacaktı.. bizi nasıl bindirmesiniz diye, Neyse Osman ağabey devreye girdi mesele anlaşıldı..

Göl kenarında yaklaşık olarak iki saat yürüyüşümüzü yaptıktan sonra Hamburg’un simgesi sayılan Rathaus’u (Belediye Binası) gezdik. Mimarisi gerçekten de muhteşem. Toplanma yerimizde burasıydı aracımız geldi yeniden Bremer’e doğru yola çıkıyoruz..

Toplu Resim : Bu arada gölün kenarında “Nivea” mağazası var. Nivea bir Hamburg markası, buraya girip alışveriş yapmanızı öneririm burada Türkiye’de bulunmayan kremleri de bulmanız mümkün olduğu gibi fiyatları da Türkiye’ye göre oldukça pahalı, biz toplu resim çektirerek işi bitiriyoruz..

Bir iki not: Şehir merkezinde de gezdikten sonra artık hava iyice soğuduğundan ve acıktığımızdan dolayı “bir markette Mısır, elma yedik..” Her yerde o hınsız hayvanın eti var Müslümanların yemek yemesi çok zor..

Bu arada Hamburg’u Almanya’nın Broadway’i olarakta nitelendirmek mümkün. Pek çok dünyaca ünlü müzikal burada sergilenmektedir. Ama Hamburg’ta sergilenen en ünlü müzikal “Aslan Kral” müzikalı. Müzikalin kendisine özgü sabit bir müzikal alanı var. Anılan müzikal Hamburg’ta senelerdir her gece kapalı gişe oynamaktadır.

Her yerde olduğu gibi köpekli dilenciler burada da boş gösteriyor..

Bugün Türkiye’ye dönüş zamanı. Güne Hamburg’un en güzel manzaralarından birine sahip olan göl manzarasının izleyerek veda etmek istiyorum..

Mısır Elman ile yediğimiz o yemek unutulmaz:  sonra Hamburg’un alışveriş caddesi olan Mönckeberg Strasse’de alışveriş yaptık. Burada çok güzel mağazalar var yine Rathaus’un diğer tarafında kalan Alte Post tarafındaki mağazalara da gözatmanızı tavsiye ederim. Abercrombie&Fitch ise yine canlı müzikleriyle ve mankenleriyle en dikkat çeken mağazalardan biri olarak göze çarpmaktadır.

Hamburg’taki gezimiz bittikten sonra Bremer ‘e otelimize dönüp, Türk lokantasına çorba içmeye gittik..

Cuma günü sabah otel de kahvaltı öğle üzeri ise THY uçağı ile İstanbul, akşam ise Kahramanmaraş’a gelerek evimizi bulduk..

Almanya yazın ucuz tatil yeri imiş yazın bir Almanya gezisi yapmak gerkir ki çok ucuza bu geziyi çakırmak mümkün..





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co