çankaya escort

tempobet

istanbul escort

BAYRAM ANLAYIŞIMIZ DEĞİŞİYOR

Bu haber 15 Ağustos 2019 - 10:19 'de eklendi ve 248 kez görüntülendi.

BAYRAM ANLAYIŞIMIZ DEĞİŞİYOR

Zaman değiştikçe, insanların kültürleri, değerleri, anlayışları, hadiselere yaklaşım tarzları da değişiyor. Değişenler içinde en kötüsü değerlerin değişimi diye düşünerek bu günkü yazımı yazma gereği duydum!

Ama değişmeyen şeylerde var örneğin her bayramda görmeye alıştığımız trafik kazaları, sağda solda gelişigüzel kesilen kurban görüntüleri gibi. İnanın bayramın 1. Günü Hayvan Pazarındaki manzara beni bile ürküttü. O görüntüler bizim gibi geçmişi olan bir topluma yakışmıyor. İnancımıza ters düşüyor. Oysa daha hijden bir ortamda kurbanlar kesilebilirdi. Neyse.

Evet, değişim çoğu zaman engellenemiyor, engellense idi tarihte yaşanan hadiseler de yaşanmayacaktı, bunlarında farkındayız. Bütün bunlar söylediğim gibi yaşananlardan ibret alınmayışından olsa gerek. Nitekim tarihten ders çıkartılsaydı, tekerrür etmezdi deniyor.

Değişim tabi ki en çok gençleri etkiliyor.

MADDEYE YÖNELENLER, MANAYA YÖNELEMEZ

“Günümüz gençlerinin öz değerlerinden uzaklaştığını, hatta gelenekleri hor gördüklerini biliyoruz. Yoğun bir sevgisizlik, materyalist bir yaklaşım var. Bu tablo neyin sonucunda ortaya çıktı? Efendimiz’den uzaklaşmanın sonucunda ortaya çıktı. Materyale bakanlar manayı görmezler. Biz gençliği manadan uzak yetiştirdik…”

Bu sözleri Yazar Ömer Tuğrul İnançer’e ait. En büyük materyalist şeytandır! Başlıklı söyleşisinde ailelere seslenen yazarımız şöyle diyor. “Aileler peygamberlerini öğrenirlerse ve çocuklarına da öğretirlerse, çocuklarına model olabilirlerse, tekrar hakka yönelebilirler…

Efendimiz Hazretleri öyle bir hayat yaşamışlar ki her anında bizim bir derdimizi çözecek örnek var, esas şefaat odur. İyi tetkik etmeliyiz. Basit bir misal vereyim, hanımların çalışıp çalışmaması meselesi. Efendimiz’in zevcelerinden biri, annelerimizden biri çarşıdan deri aldırıyor. Kesiyor, biçiyor, dikiyor çocuk patiği, eldivene benzer tutamaç, çanta yapıyor. Pazara gönderip sattırıyor, gelen mangırı sadaka olarak dağıtıyor. Yani? Çalışıyor. Peygamber zevcesi bu. Peygamber zevcesi çalışıyorsa her kadın çalışır. Çalışmanın şeklini sonra münakaşa ederiz ama kadın çalışır, niye çalışmasın? Veya evinde çok ciddi bir şekilde tasarruf tedbirleri alarak çalışırız. Çünkü har vurup harman savurmak biraz da bedeni rahatlığın gereğidir. Bedenini biraz daha fazla çalıştırıp tasarruf sağlamak çalışmak değil midir? İşte biz Efendimiz’i o kadar tanımıyoruz ki…”

EFENDİMİZİ TANIMAK GEREK

Evet Efendimiz gibi yaşamak için önce O’nu(sav) çok yakından tanımamız gerekiyor. Uykusundan tutun, temizliğine düşkün oluşuna. Oturup-kalkmasından tutun da, ibadet şekline varana kadar en ince detaylarına kadar tanımalıyız alemlerin Efendisini ve aynısı bir hayatı yaşamamız gerekiyor.

Efendimiz yaşasaydı şu anda yaşadığımız sorunlara nasıl çözümler ortaya koyardı diye düşünmeli ve model olmalıyız insanlığa…

Sahi O bugün yaşasaydı nasıl bir öğretmen olurdu ya da imam hatip veya esnaf, bu soruların cevabı aslında biliniyor.

Asrı saadet hayatında yaşananların farkındayız, 4 halife dönemini de biliyoruz ama onların adaletinden tutunda, devlet yönetimine varana kadar. Eğitim anlayışlarından tutunda, kadına bakış açılarına kadar model de almıyoruz.

Bunun için Müslümanlığı yeni seçenler diyor ki, “Biz İslamı Kur’andan öğrenmeseydik, ciddi sıkıntılar yaşardık. Örneğin Yusuf İslam, iyi ki diyor Kur’andan öğrendim Müslümanlığı.

Yani Müslümanlıkta, İslam’da haşa bir sorun yok. Sorun, Müslüman gibi yaşamayışımızdan kaynaklanıyor…

Başta dedim ya o da değerlerimizi gözardı etmemiz ya da hafife almamızdan kaynaklanıyor. Bizim için tek kurtuluş yolu Kur’an yoludur.

Efendimiz ne buyurdu, Hud Suresi nazil olduğunda: “ Saçlarımı ağarttı!” Neden, mi. Allah(cc) buyurdu: Emrolunduğun gibi dost doğru ol!” Bitti hadise bu dost doğru olmak. Böyle yapmaz isek, sorunlar içinde çırpınıp duracağız.  

Kalın sağlıcakla.

Mehmet Doboğlu
Mehmet Doboğludoboglu@kahramanmarasgazetesi.com.tr