Balsuyu, “Arabuluculuk Ahi Evran Kültürü”

Balsuyu, “Arabuluculuk Ahi Evran Kültürü”

Kahramanmaraş Ticaret Borsası Başkanı Ahmet Duran Balsuyu

“Arabuluculuk Ahi Evran Kültürü “

 

KAHRAMANMARAŞ/ Kahramanmaraş Ticaret Borsası, Arabuluculuk semineri düzenleyerek, üyelerini  bilgilendirdi.. Kahramanmaraş Ticaret Borsası Başkanı Ahmet Duran Balsuyu “Arabuluculuk Ahi Evran Kültürü “ dedi.

Kahramanmaraş Ticaret Borsası Korbey Salonunda düzenlenen “Arabuluculuk ve iletişim semineri yapıldı.

SONY DSC

Açılış konuşmasını yapan Kahramanmaraş Ticaret Borsası Başkanı Ahmet Duran Balsuyu “Türkiye geç gelen ancak bizim devlet gelenğimizde kültürümüzde var olan , Ak Sakallı dedelerin arabuluculuk yaptığını bunun sonucu olarak da esnaf da Ahi Evran Kültürünün oluştuğunu söyledi.

Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanı Hakan Özatar yaptığı sonumda :” 16 yıl hakimlik yaptım, maalesef ki ,mahkemeye düşen her dava çözümsüzlükle sonuçlanıyor.. Kanun çerçevesinde karar veriyorsun hiç memun olan olmuyor..

Oysa : arabuluculuk da karşılıklı arabulucu başkanlığında toplanan alacaklı ve verecekli sonunda helalleşerek ayrılıyorlar..” dedi.

SONY DSC

Hakan Özatar : Hz Mevlana ise “Adâlet nedir? Ağaçları sulamak. Zulüm nedir? Dikene su vermek. Adâlet, bir nimeti yerine koymaktır; su emen her kökü sulamak değil. Zulüm nedir? Bir şeyi konmaması gereken yere koymaktır” sözleri ile adaleti ve adaletin tecellisini beyan etmiştir.

Yine kılıcı ile dünyaya nizam veren Kanuni Sultan Süleyman ise “Kılıcın yapamadığını adalet yapar” sözleri ile bütün insanlığa ve bizlere yol gösterici olmuştur.

Ülkemizde yargı ile ilgili konular uzun yıllardır tartışmaların odak noktasında bulunmaktadır. Yargının vazgeçilmez ve tartışılmaz görevi ise evrenin ruhu olan ve mülkün temeli olan adaletin en doğru ve en hızlı şekilde tecelli etmesini sağlamaktır.

“Geciken adalet,adalet değildir” sözü halk arasında makes bulmuş, dillerde pelesenk olmuş bir sözdür.

Evet, geciken adalet, adalet değildir ve adaletin gecikmeden tecelli etmesi için bütün devlet kurumların yasamanın, yürütmenin ve yargının üzerine düşeni hakkıyla yerine getirmesi zorunluluktur.

Yargımızın en önemli sorunlarının başında uzayan yargılama süreçleri gelmektedir. Uzun yargılama süreçlerinden şikayet etmeyen vatandaşımız yoktur ve bu şikayetler haklıdır da.

Eğer vatandaşlarımızı makul sürede yargıdaki işlerini halledebilecek bir imkana kavuşturmazsak sonuç ne olursa olsun vatandaşımızın adil yargılanma hakkını ihlal etmiş oluruz. Türkiye’de yargıya olan güveni olumsuz etkileyen, milletimizin yargıya olan şikayetlerini en yüksek noktada olduğu konuların başında yargılanmanın uzunluğu ve makul sürede yargılanmaların sonuçlandırılamamasıdır.

SONY DSC

Türkiye de 49 adliye de arabuluculuk bürolarının açıldığını Kahramanmaraş’ta ise 40 avukat arkadaşımızın arabuluculuk sınavını kazandığını yakında arabuluculuk derneğininde kurulacağını söyleyen Özatar:” sadece 400 bin uyuşmazlık davası var bunun tamamı arabuluculuk bürolarında çözülecek davaladır..” dedi.

Yrd.Doç.Dr. Cengiz Tavukçuoğlu :Yönetsel ortamda insan ilişktileri ve iletişim üzerine nefis bir sunum yaptı..

Rahmetli Kemal Sunal’ın başrolünü oynadığı Davacı filmini izlemeyen yoktur aramızda.

Arabuluculuk, özünde uzlaşma kültürü olan toplumumuza uzak bir müessese de değildir. Geçmişimizde uygulanan bir sistemdir. Komşularımız, esnaflarımız, işçi ve işverenlerimiz arasında uzlaşma kültürü yaygındır. Ahilik teşkilatı 800 yıl öncesinden başlamak üzere esnaflarımız arasında barışa katkı sağlamış olduğunu dile getiren Tavukçuoğlu :” iletişim her meseleyi çözer çözülemeyecek bir şey yoktur,” dedi.

22 Haziran 2012 tarihinde Hukuk İşleri Genel Müdürlüğümüz bünyesinde kurulan Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından, arabuluculuk hakkında kamuoyunda ve yargımızda farkındalığın oluşturulması ve artırılması, arabuluculuk müessesesinden etkin ve verimli bir şekilde faydalanılması için yoğun çalışmalar yürütülmektedir.

Arabuluculuk ile amaçlanan uyuşmazlıkların dava yoluyla çözümü yerine tarafların kendi iradeleri ile uyuşmazlığa son vererek toplumsal barışın korunmasını sağlamak ve buna bağlı olarak da toplumda uzlaşma kültürünün yerleşmesini ve mahkemelerin iş yükünün azalmasına imkân sağlamaktır.

Ülkemizde son 14 yılda sağlanan istikrar ortamı, artan nüfus ve gelişen teknolojinin de etkisiyle ekonomi hızla büyümekte,  yeni iş alanları ortaya çıkmakta ve iş yapma şekilleri sürekli değişmektedir.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 2016 yılı Ocak ayı istatistikleri itibariyle, ülkemiz 14.418.067 aktif sigortalı işçi sayısı ve 1.710.243 işyeri sayısı ile dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer almaktadır. Bu büyümeye bağlı olarak ekonomik yapı içinde yer alan işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlıkların çeşit ve sayısı da ciddi oranda artış göstermektedir.

2015 yılında ilk derece mahkemelerimizde işçi ve işverenler arasında yaklaşık 600.000 dava görülmüştür.  Bu sayı tüm ilk derece hukuk mahkemelerinde görülmüş olan dosya sayısının % 18’ine tekabül etmektedir. Bu oran hiç şüphesiz temyiz merci olan Yargıtay’ a da yansımaktadır.

SONY DSC

2015 yılında Yargıtay’ın tüm hukuk dairelerine gelen toplam 751.543 dosyanın %31’i, yani 230.199 dosya, sadece iş ve sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan davalara bakmakla görevli bulunan 5 hukuk dairesi tarafından görülmüştür.

Ülkemizde 293 tane iş mahkemesi faaliyette olup, bu mahkemelerde 356 hâkim görev yapmaktadır. Ayrıca ülkemizdeki asliye hukuk mahkemelerinden 767’si iş mahkemesi sıfatıyla işçi ve işveren arasındaki davalara bakmaktadır.

İş mahkemelerinde bir davanın ortalama görülme süresi 2015 yılında 431 gün olup, bu süre ülkemizde bir hukuk davasının ortalama görülme süresinin üstünde bulunmaktadır. 2015 yılında sulh hukuk mahkemesinde görülen davaların ortalama görülme süresi 90, asliye hukuk mahkemesinde görülen davaların ortalama görülme süresi 282 gün olarak belirlenmiş; tüm hukuk davalarında ortalama süresi ise 218 gün olarak tespit edilmiştir.

İş davalarının Yargıtay’da ortalama görülme süresi ise 1-1,5 yıl olarak gerçekleşmektedir. Bu cümlelerden hareketle işçi ve işverenlerin birbirlerine karşı açmış oldukları davalarda karar verilmesi ve bu kararın kesinleşebilmesi için ortalama 2-2,5 yıl gibi bir sürenin geçmesi gerekmektedir.

Gerek ilk derece mahkemelerinde gerek Yargıtay’da geçen bu süreler, bireylerin makul sürede yargılanma haklarının ihlali tehlikesini de ortaya çıkarmaktadır.

İş mahkemelerinde çözümlenen uyuşmazlıkların yapısı, tarafların konuyu müzakere ederek anlaşmaları suretiyle çözümlenmeye son derece uygundur.

Adalet Bakanlığı olarak uzun yargılama süreçlerini kısaltmak için son yıllarda önemli adımlar

Soru cevap ile devam eden KTB konferans sona erdi.

 





Bu yazı için bir yorum yazın

Bir Cevap Yazın

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Adres: Trabzon Bulvarı Borsa Caddesi Ticaret Borsası İşhanı altı no: 9/3 Merkez Kahramanmaraş Telefon: 03442212035 Faks: 0344 225 00 50 Cep Telefonu: 0542 233 89 31
Portal Teması : Wptr.Co