At binenin, kılıç kuşananın

Bu haber 08 Haziran 2018 - 8:12 'de eklendi ve 305 kez görüntülendi.

At binenin, kılıç kuşananın

Atalarımızın ne kadar yerinde, isabetli sözleri var. Bunlardan birisi de yazı başlığımız. “At binenin, kılıç kuşananın.” Mevcut imkânı en iyi şekilde kullanmak esastır. Sorumluluk tevdi edilen kişinin güçlü bir yetenek ve yeti sahibi olması gerekmektedir.

Osmanlı sonrası ülke durumuna baktığımızda; Türkiye’nin kıskaca alınmış bir ülke durumuna düştüğünü görürüz. Askerin vesayeti de meclisin üzerinden eksik olmamış.  Türkiye dünya gözünde sanayisi olmayan, dışa bağımlı, istikrarsız bir ülke konumunda görülüyordu. Bu bakış açısını kırmak isteyenleri de engellediler. Menderes’in demokrasinin gelişimi için mücadelesi, ekonomik değişim, İç siyasi Gelişmeler ve dış Politika gibi ülkenin çehresini değiştirecek adımlar atması, vesayetçileri rahatsız etti. Aslı olmayan haberlerle, iftiralarla ülkenin menfaatleri için çalışan iki bakanıyla “Fatih Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan’ı” idama götürdüler. 1960 sonrası yine koalisyonlar, sancılı dönemler. ABD ve Batının ve vesayetçilerin kuklası olanların tam istediği yapılar. Ülke koalisyonlarla yönetilecek bir arpa boyu yol alınmayacak.

Bu kısır döngü içerisinde bocalayan ülke 1983’ de Turgut Özal’ın tek başına iktidara gelmesi biraz umutları yeşertti. Üst akılın vesayetçi piyonları baktılar ki; 1987’ deki seçimleri Özal kazandı. Hazmedemediler. Özal’ın adımları da demokratik bir ülke gayretinde olması ve Cumhurbaşkanı olması ile muhalefeti çileden çıkardı. Tabii askeri vesayet de bundan rahatsız oldu. Ayrıca Özal’ ada söz geçiremiyorlardı. Özal’ın şüpheli ölümü ile vesayetçiler kendi yollarındaki engelleri kaldırmış oldular. Bu iki misalden de çok net anlaşılıyor ki; işin ehli liderleri her durumda zorda bırakıyorlar, çalışma alanlarını kısıtlamaya yönelik engeller oluşturuyorlar.

Milleti yalan, iftiralarla akıllarını bulandırmaya çalıştılar. Ne zamana kadar bunu yaptılar 2002’ ye kadar AKP iktidarıyla AK Parti üzerine de vesayet kurmak istediler ama başaramadılar.  AK Parti iktidara ilk geldiğinde Türkiye ekonomisinin nasıl bir çıkmaz da olduğunu hatırlayalım!  İktidarın askeri, ekonomi, iç ve dış politikada ki; gücü artıkça bağımsızlığımız ve gücümüz aynı nisbet de artar. İşte AK Parti Hükümeti’nin de yaptığı budur. Tam bağımsızlık 24 Haziran bunun için çok önemlidir. 2023 hedefinin son virajıdır. Yatırımlardan rahatsız olanlar var. Cumhurbaşkanlığı adayı olan Muharrem İnce’nin yatırımları durduracağım demesi ne kadar abesle iştigal peki ne yapacaksın İnce aklıselim bir cevap gelmedi. Gelemez de çünkü akıl tutulması yaşıyor.

Sahi; Sayın İnce apolet sökmeniz nasıl olacak?

Merak etmeyin seçmen karneleri iyi tahlil eder. Muharrem İnce sizin karneniz yokluklarla, kuyruklarla dolu. Aslında karnelerinizi bütünüyle ele alsak köşemiz yeterli olmaz. Millet sizin karnenizi iyi biliyor. Merak etmeyin.

16 yıla yaklaşan bir iktidar dönemi olan AK Partinin yokluk, kuyruk, sanayileşmede uykuya yatmak, ekonomide sınıfta kalmak, ABD, Batı ve Siyonistlerin baskılarına boyun eğmek gibi yanlış bir tutumu yok. Erdoğan ülkeyi ele geçirmek isteyenlerin karşısında dik durmuş, boyun eğmemiştir

Türkiye çok önemli bir seçime gidiyor. Ana Vatan’a göz diktikleri gibi, yavru vatan içinde büyük hesaplar yapılıyor.

24 Haziran ABD, Batı, Siyonistlere ve ülke düşmanlarına Osmanlı tokadı vurma günüdür. Mübarek olsun.

Ülkemize ve geleceğimize sahip çıkalım.

Muhabbetlerimle…

İbrahim İnal
İbrahim İnalibrahiminal@kahramanmarasgazetesi.com.tr

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.